Ejderha dövmeli kız romanının ikincisi. Birincisi kadar iyi olmaz diyorduma ama birincisini de geçmiş ikinci kitap. Bu kitap da en az Ejderha dövmeli kız kadar sürükleyici. serinin üçüncü kitabı daha türkçeye çevrilmemiş. Bu kitabı okuduktan sonra şimdi merakla onu beklemeye başladım. çünkü öyle bir bitiyor ki roman üçüncüyü okumak şart oluyor artık.
Siteg Larsson'un ölümüne kitaplarını okuyunca daha fazla üzülmeye başladım. Keşke niyetlendiği 10 kitabı bitirseydi de öyle ölseydi.
Kitapta bir cinayet masası komiseri var. Bu komiser dindar bir yahudi. Yahudiliğin kutsal günlerinde başında takkeyle emniyet müdürlüğünde dolaşıyor filan. Sonra emniyet müdürü bu davranışın türbanla dolaşmak kadar abes olduğunu söylüyor. Ancak bu olay gazetelere sızınca emniyet müdürü istifa etmek zorunda kalıyor.
Kitapta geçen kahramanlardan birisi de diyarbakırlı bir kürt. gerçi sadece bir cümle geçiyor hakkında ama olsun.
Kitapta bir gazeteci bir kitap yazmaya karar veriyor. Bu kitapla bir suç şebekesi ortaya çıkacak. ama adam öldürülüyor. Romanın kahramanı blomkvist de; bu gazeteci için yazdığı kitabın etkilerini göremeden öldüğü için üzülüyor.
Stieg larsson romanında resmen böyle bir şey yazmış ama kendisi de yazdığı kitapları -en azından etkilerini- göremeden öldü. ilginç geldi bana.