Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

ttardutigin Tarafından Yapılan Yorumlar

05.10.2010

ilk iki cilte nispeten daha sakindi. başta uzun bir süre ince memed yoktu zaten ortalarda. meğer yaralıymış ve yörükler bakmış kendisine.

ince memed ortada yokken o'ndan ağalar it gibi tırsıyorlar. hele bir murtaza ağar var ki ince memed korkusuna yapmadığı rezillik kalmıyor. bütün ağalar sıranın kendisine geldiğini düşünüyor.böyle devam edip gidiyor.okumalısınız.

04.10.2010

600 küsür sayfalık romanı üç günde bitirerek bu dalda kendi çapımda rekor kırmamı sağlayacak kadar sürükleyici bir roman. romanın yazarı 10 tane seri yapacakmış fakat üçüncü romanı yayınevine verdikten sonra kalp krizinden vefat etmiş. keşke ölmeseydi de 10 tane seriyi de tamamlasaydı da okusaydık.

kadınlara uygulanan şiddet ve taciz olaylarını anlatıyor roman aslında.
23.09.2010

usta bir tarihçi rehber eşliğinde istanbul'u geziyormuş hissine kapılabiliyorsunuz bu romanı okurken. ahmet ümit döktürmüş yine.
18.09.2010

kitap iki bölümden oluşuyor; birinci bölüm devlet, ikinci bölüm cemaat.

devlet bölümünde hanefi avcı yaptığı görevlerde başından geçen maceraları anlatmış. devletin aksak yönlerini, devlet görevlilerinin ahmaklıklarını bir bir sermiş ortaya. bu yönüyle hakikaten çok güzel ve yararlı olmuş.

hanefi avcı bazen kendisini sorgulamış. devlet görevlilerinin teröristlerden daha donanımsız, bilgisiz olduklarını söylüyor. onun zamanında bir terör elemanı siyasi raporlar hazırlayacak kapasitedeyken bir güvenlik elemanı daha cahil bir görüntü çiziyormuş. pkk'lılara militan diyor. davalarına çok sadık filan diyor.

hanefi avcı devlet bölümünde gayet mantıklı şeyler söylüyor. toplumun huzuru ve refahın sağlanması için ortaya attığı tezlerin hepsini örneklendiyriyor, altını dolduruyor. mantık ve bilim diyor başka da bir şey demiyor. her şey tartışılmalı diyor. tartışmaktan, farklı fikirlerden korkmamalıyız filan. bunlar güzel şeyler tabi.

devlet bölümünü okuyunca bu kitaba gelen tepkilere şaşırdım açıkçası. adamın pkk ile ilgili yazdıkları, mafyayla ilgili yazdıkları hiç gündeme gelmedi ama 200 sayfa bile olmayan cemaat bölümü sayesinde gündeme geldi.

neyse kitabın birinci bölümü olan devlet bölümünde hanefi avcı çok mantıklı şeyler söylüyor demiştik ya, cemaat bölümüne geçince biraz çelişkiye düşüyor.

bence kitabın en temel çelişkisi şu; devlet bölümünde hanefi avcı türkiye'de yaşanan her olayı dış güçlere bağlayan bir güruh olduğunu, bu güruhun her boka komplo teorileri ürettiğini söylüyor. doğru da söylüyor.

mesela pkk'yı sıf dış güçlere bağlayan ahmakları eleştiriyor. diyor ki; dış güçler teröre destek veriyor olabilir ama senin ülken kürt sorunu çıkarmasaydı dış güçler de terör sorunu çıkaramazdı. senin ülkende bir sorun var ki dış güçler bundan yararlanıyor. sen sorun çıkarmazsan dış güçler de terör sorunu çıkaramaz diyor. üstelik salt dış güçlerin bir ülkede terör estiremeyeceğini örnek vererek açıklıyor. boş konuşmuyor yani. ne kadar da mantıklı konuşuyor.

ama gelgelelim devlet bölümünde bu kadar mantıklı konuşan hanefi avcı, cemaat bölümüne gelince ülkenin başına gelen her şeyi cemaatten biliyor. öyle zannediyorum ki biraz da abartıyor.

cemaat hakkında yazdığı her şey yalandır demiyorum, ancak tamamının da anlattığı gibi olduğunu düşünmüyorum kesinlikle. hanefi avcı yalan yazmıştır da demiyorum ama belki de olayları yanlış yorumluyor olabilir.

mesela hrant dink'in katilleri belli diyor hanefi avcı. o'na göre hrant dink davası aydınlatılmış ve karanlıkta kalan hiçbir yönü kalmamış bir olay. yani trabzon'da üç beş tane seseri bir araya gelmiş hrant dink'i öldürme kararı almışlar istanbul'a gelip öldürmüşler. o kadar. bazı emniyet mensuplarının da ihmali varmış. bu bitti. neden böyleymiş? çünkü ogün samast yakalandığında cebinde para yokmuş. eğer organize bir olay olsaymış cebinde biraz para olurmuş.

sabancı center saldırısı. o da aynı şekilde karanlıkta kalan hiçbir yönü yokmuş.

tabi ki danıştay saldırısı; hanefi avcı'ya göre bir avukat danıştay 2. dairesi başörtü aleyhine karar verdi diye gitmiş almış silahını ve hakimlere ateş etmiş. daha da kurcalanması gerekmiyormuş. bununla ilgili yargıtay karar vermiş, ergenekonla birleştirmiş filan fasa fisoymuş. olay aydınlanmışmış. failler belliymiş.

ilhan cihaner ile ilgili yazdıkları da kafayı iyice karıştırıyor; hem diyor ki ilhan cihaner'i cemaat gözaltına aldırdı hem de şunları diyor; "ben ilhan cihaner'in dini cemaatler ve tarikatler üzerine özel olarak yönelmesini yanlış buluyorum. eğer bu konuda görevini kötüye kullanmış ise, aşırıya kaçmış ise bunu karşılığında bir ceza almalı. ayrıca polis mıntıkasında jandarmayı kullanması doğru bir davranış değildi. soruşturmayı doğrudan kendisinin yapması da doğru değildli."

yani tamam ilhan cihaner bir şeyler yapmış yanlışları var ama onu yine de cemaat linç etmek istiyor. ilhan cihaner yanlış yapmışsa yargılamadan nasıl bilinecek yanlış yaptığı?

böyle ufak tefek çelişkiler var; mesela arkadaşlarına soruşturma açılmasına karşı çıkıyor ve kitapta onların suçsuz olduğunu şöyle kanıtlıyor; ben onu uzun yıllardır tanırım yapmaz öyle şeyler.

aslında kitaptan çok yazacak malzeme çıkar da bu kadar yeter.

bu kitapta yazılanların bazıları doğru da olabilir, belki çoğu doğrudur bilemiyorum ama ortada bazı yanlışların olduğu da bir gerçek. (bakın yalan demiyorum yanlışlar diyorum ki yukarıda da yazdım.) en basitinden hanefi avcı habervaktim.com'u fethullah gülen cemaati propagandası yapan bir site zannediyor.

bir de kitapta kendisini çok övüyor, ikide bir dürüst olduğunu söylüyor, şerefim için onurum için yaşadım yaşarım filan diyor.

bir de bir de her anlattığı olayı aslında bir kitap yazacak kadar diyor.

hele baykal'ın kasetini de cemaatin üzerine atması var ki bu komik hakikaten. meğer baykal'ın başbakan olma ihtimali varmış da cemaat o yüzden kasetini çekip elinde tutmuş
26.07.2010

yaşar kemal'in ince memed serisinden sonra okuduğum kemal tahir romanı. engin ardıç'ın tavsiyesiyle okumuştum. iki kitapları da. ikisi de bir şaheser bence

cumhuriyetin kuruluşundan sonra köylünün hayatını kemal tahir'den daha iyi anlatan yoktur diye düşünüyorum. bu kitabı da son derece gerçekçi bir dille eşkıyalık olayını anlatmış. yaşar kemal'den daha gerçekçi yaklaştığı açık.