Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

ttardutigin Tarafından Yapılan Yorumlar

05.01.2010

esir şehir üçlemesinin son kitabı.

bu romanda da cumhuryiet kurulduktan sonra başarısız ilk demokrasi denemesi anlatılıyor. serbest fırka'nın kurulması kurulma amacı ve kapatılması, dönemin şartlarını, insanlarını kemal tahir çok net bir şekilde resmediyor bu romanda.

bu arada ilk iki romanın baş kahramanı kamil bey kızına kavuşuyor.

kemal tahir'in esir şehir üçlemesi cumhuriyetin kuruluş dönemine, demokrasi denemelerine çok net bir şekilde ışık tutuyor. çok okunaklı bir dille dönemin insanlarını, yaşayışlarını verilen mücadeleleri bu mücadelelere halkın verdiği değişik tepkiileri resmediyor.

05.01.2010

esir şehrin insanları romanının devamı niteliğinde esir şehir üçlemesinin ikinci romanı.

burada kamil bey'in eşinden boşandığnı öğreniyoruz.. kamil bey'in hapishane hayatı anlatılıyor. hapse girmeden ve dahi bu olaylara bulaşmadan önce kendi halinde kokmaz bulaşmaz bir insan olan kamil bey milli mücadele söz konusu olunca tam bir anadolu çocuğu oluveriyor. buna kendisi bile şaşırıyor.

hapishanedeyken milli mücadele ilgili haberleri de alıyor.

bu roman da bizi yol ayrımı romanına davet ediyor.
05.01.2010

milli mücadele yıllarında istanbul'un aydın kesimlerin içinde bulunduğu ruh halini anlatıyor. romanın baş rolünde kamil bey var. kamil bey okumuş yazmış yurt dışı görmüş yabancı dil bilen bir osmanlı aydını. normalde korkağın teki olan kamil bey'in işin içine mill mücadele girince kendisinin dahi şaşırdığı bir cesaretle olaylara dalıyor. yakalanıp hapse düşüyor...aslında birilerini satışa getirse hapisten kurtulma şansı varken o yine kendinin bile şaşırıdğı cesaret örneği gösteriyor ve onurlu bir şekilde hapiste kalmayı onursuz bir şekilde serbest kalmaya tercih ediyor. bu arada eşinden de hiç ummadığı bir darbe alıyor.

tam burada roman bitiyor ve esir şehrin mahpusu romanına bizi davet ediyor.
18.12.2009

kitap hakkında çok eleştiri okudum. genelde da vinci şifresi kadar başarılı bulmuyor millet.
aynen ben de öyle diyorum; da vinci şifresi kadar başarılı olamamış. dan brown, da vinci şifresiyle bir çıkış yaptı. ama yeni romanlarının hiç birinde aynı başarıyı yakalayacağını düşünmüyorum. bundan kelli dan brown da vinci şifresinin yazarı olarak pazarlayacak bütün kitaplarını. zaten kayıp sembol'ün kapağında da yazmış da vinci şifresinin yazarı diyerekten. kendi de farkında yani.

çok konuşup hiç bir şey söylemeyen bir kitap olmuş. tabi bir romandan ne bekliyorsunuz diyebilrsiniz ama dan brown'u sanki bir dinler tarihi uzmanı ve kitaplarını da bir dinler tarihi kitabı gibi okuyanlar ve hatta kaynak gösterenler gördüm ben.

onlar açısından bu kitapta o kadar da insanı hayretler içine düşürücek bilgi bulamadım.

kitapta gördüğüm; çeşitli amerkan başkanlarının, cia başkanının mason olduğu, masonların da en yüksek derecesinin 33 sayısıyla birlikte çiftbaşlı bir zümrüdüanka kuşu olduğu (yüzüklerinde varmış bu sembol), (bir parantez daha açayım bu bu 33 sayısı da şuradan geliyormuş; hristiyanlar isa'nın 33 yaşında çarmıha gerildiğine inanıyorlarmış, isa 33 mucize gerçekleştirmiş, yaratılışta tanrı'nın adı 33 defa geçiyormuş, ve islam'da cennette 33 yaşında olunacağı inancı varmış ve bu yüzden 33 sayısı masonlukta en yüksek mertebe olarak kabul ediliyormuş) falan filan bir sürü mason propagandası şeyler işte.

hiç bir sırrı filan ifşa etmiyor. sır diye ilerliyorsun, sürükleyici bir şeyler dönüyor etrafta. ondan sonra final dap dandik bir cevap oluyor. bu muydu lan diyorsun.

bir yerde robert langdon'ı biz öldü sanıyoruz ama aslında ölmemiş olduğunu görüyoruz ki bu da kitabı kolpa yapıyor biraz. mesela bir laptoptan bir şey çıkacak diye acayip bir gerilim yapılıyor, herkes şaşırıyor ve bir mason ayininin videosu çıkıyor. ve bu video basına yansırsa masonlar mahvolacak bitecek filan denilip ayrıca bir gerilim daha yapılıyor.

bir de kartal soğanlık'ta fena bir ceza evi olduğunu bu kitaptan öğrendik.rüşvet filan da varmş bu cezaevinde işkence filan da varmış tabi.

vel hasıl kelam kitap her ne kadar kolpalar filan barındırsa da idare eder diyorum.
12.12.2009

kemal tahir'in okuduğum üçüncü kitabı. bir solukta okunuyor. izmir suikastı çerçevesinde yaşanan olayları ve bu suikast bahane edilerek yapılanları çok güzel anlatmış.