Toplam yorum: 3.285.374
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
Mustafa Coşkun Tarafından Yapılan Yorumlar
Hiçbir inanç konusuna girmiyor.Sadece sen kitaptan yaptığın çıkarımları mantıklı bulur ve bunu hayat felsefesi edinirsen ucu istenmeyen yerlere gidebilir.Kitaptan yola çıkarak Anarşistliğide sempatik bulabilirsin , ateistliği de...Ama kitap bunu aşılamıyor sana.Senin elinde bunları yaşam biçimi haline getirip getirmemek.Varolan düzene alternatif bakış açıları getiriyor.
Reşat Nuri Güntekin’in önemli eserlerinden biridir. Roman sade bir dilde, akici ve gerçege uygun bir şekilde yazilmiş. Yazar iyi bir konuya temas etmiştir. İnsanların öngörüşlü olanlarının nasıl sonu olmayan hatalar yaptıklarını güzel bir örnekle göstermiştir. Ayrıca romandaki kişileri gerçeğe yakın olarak seçmiştir.
Hun Yahudilerinin özelliği sarışın, beyaz tenli ve renkli gözlü olmaları. Normal yahudi kavmi esmer tenli, kahverengi göz rengine sahip ve siyah saçlı.
Hitler döneminde katledilen yahudilerin bu Hun Yahudileri olduğuna dair çok iddialar atıldı son yıllarda ortaya.
Hitler'in en büyük destekçilerinin de gene yahudi para babaları olduğu iddiaları dolaşıyor... Bazı kitaplar bu konuya ciddi el atmaya başladı...
Gençlik yıllarında, babası ona asla unutmayacağı bir şey söylemişti: 'Oğlum, doğduğunda bütün dünya sevinirken sen ağlıyordun. Öyle bir yaşam sür ki, öldüğünde sen sevinirken bütün dünya ağlasın.'
Hayatın anlamını unuttuğumuz bir çağda yaşıyoruz. Bir insanı kolaylıkla Ay'a gönderebiliyoruz, ancak karşı dairemize yeni taşınan komşumuzu ziyaret etmekte güçlük çekiyoruz.
Bu kitap Türkiye Yazarlar Birliği’nce GEZİ dalında 2006 yılı en iyi kitap ödülüne layık görülmüştür. Yediğin içtiğin senin olsun gördüğün güzel(lik)lerden haber ver, sözü gurbete gidip gelen insanların gezdikleri yerlerle ilgili izlenimleri merak etmekten kaynaklanan bir dilek ifadesidir. Gezip gördüğümüz yerleri pekalâ da anlatırız; ancak bizde yazma işi galiba biraz ihmal ediliyor. Kitabı okurken zaman zaman heyecanlanıyor, yabancılar üzerindeki Türk haşmetini görüyor, biraz da gururlanıyorsunuz. Ve yazarın “Ah zavallı memleketim! Sen içerden bakınca ne kadar küçük ve dışarıdan bakınca ne kadar büyüksün.(s.90)” hükmüne iştirak ediyorsunuz.. Tavsiye ederim... belki okuyunca yazma işi ihmal edilmez...