Toplam yorum: 3.285.218
Bu ayki yorum: 6.744

E-Dergi

aerolaconic Tarafından Yapılan Yorumlar

21.11.2016

İki ayrı hikaye birbirinden bağımsız olarak ilerlerken, o dönemin Edirne'sine ait ne varsa en ince ayrıntısına kadar anlatılmış. Gerek düzenlenen şenlikler, gerekse külliye ve sarayın bölümleri, mimarileri, kullanım şekilleri, aklınıza gelen, gelmeyen hiçbir şey atlanmamış. Bu durum kitabı zaman zaman edebi bir eser olmaktan çıkarıp Edirne Tanıtım Rehberi'ne döndürse de benim gibi Edirne tarihine merak salanlar için eşsiz bir kaynak. Edirne, daha doğrusu kuruluş adıyla 'Orestia ' adının nereden geldiği bunlardan sadece biri. http://www.umutcalisan.com/2016/11/darussifa-delilik-mevsimi-enver-sengul.html
06.08.2016

Kitabın ilk birkaç bölümü, klasik bilim kurgu romanlarından klişelerle dolu. Hayal gücünüzün sınırlarını zorlayan uzay gemileri, galaktik savaşlar, ucubik yabancı gezegen yaşam formları ve elbette aklımızın almayacağı kadar ileri teknoloji ürünü ıvır zıvır aletler… Hepsi ve daha fazlası bu kitabın ilk satırlarında. Ancak kısa bir süre sonra ciddi bir ilerleme kaydederek benzerlerinden ayrılıyor ve sanatseverlerin “4. duvarı yıkmak” dediği türden bir hikâyeye bürünüyor. Ancak tüm bu başarısı, zekice kurgusu, bir ara iyice artan temposuna rağmen, kitap vasatın üzerine çıkmakta zorlanıyor. http://ucalisan.blogspot.com.tr/2016/08/krmz-uniformallar-john-scalzi.html
14.05.2016

Yazarın anlatım tarzında, iyi bir çizgi roman okuru olduğunun tüm işaretlerini gördüm. Bana öyle gelmiyorsa tabi. Çoğu sahne anlatımı, betimlemelere, tasvirlere başvurulmadan geçilmiş. Örneğin bir sahnede, masanın üzerinde çay bardağı varsa, orada bir bardağın olduğunu, karakter bardağı eline aldığında öğreniyoruz. Yine sahne geçişleri arasındaki boşluklar, biz çizgi roman okurlarının alışık olduğu şekilde, arada olanları kendi hayal gücümüzle tamamlamamız için bırakılmış gibi.
14.05.2016

Ne yapmalısınız sorusu, rüya tabirleri ya da kahve falı gibi cevaplanmış. Her şey yuvarlak yorumlarla ve havadan kalan cevaplarla geçilmiş. Net ve “evet, işte bu” dedirten bir fikir ya da tavsiye yok. Her şey her şekilde anlatılmış. Örneğin arka plan yaratmakla ilgili şu tavsiyeye bir bakın; “ Hikayenize uyan ve romanınızdaki kişilerin amaçlarına ulaşmaları için en uygun arka planı yaratan her şey iyidir.” Birden bir aydınlanma geldi di mi? Aydınlanmadınız mı? Öyleyse sizi şöyle alalım;

Soru: Bir romanda kaç bölüm olmalı?
Cevap: Size bağlı.

Soru: Bir bölümün uzunluğu ne olmalı?
Cevap: Size bağlı.

Soru: Hangisi doğru?
Cevap: Bu konunun kesin bir cevabı yoktur, v.b.
14.05.2016

Espri yeteneğine, enerjisine, dürüstlüğüne, açık sözlülüğüne her zaman hayran kalsam da yazarlığını sevmedim. Zaten kendisi de kitabın sonuna not düşmüş; "Yaşadığı günlere ve olaylar ahala çocuk gözlerle bakmaya, kendince dalgasını geçmeye çalışan bir adamın zırvalarına sonuna kadar dayanabildiğiniz için, sabrınız, hoşgörünüz için cümleten geçmiş olsun" diye. Egosu sıfır, harika, 1961 doğumlu olduğu halde İrfan Değirmenci'den daha genç duran bir adam.