Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

aerolaconic Tarafından Yapılan Yorumlar

21.04.2014

Aytmatov'u tarife zaten gerek yok. Abartısız söylüyorum yol ortasına düşmüş bir ağaç dalı hakkında 100 sayfa yazı yazsa tek satır atlamadan okurum. Bir insanın doğa, insan tasvirlerini bu kadar güzel yapabilmesi, karakterlerin iç dünyasını bu kadar net aktarabilmesi akıl alacak gibi değil.
Kaldı ki "Cemile" ilk bakışta bir çoğumuza itici, ahlak dışı gelebilecek bir aşk hikayesi... (Zaten olayı anlatan karakter de bu ikilemin içindedir)

Sovyet-Alman savaşı sürerken, asker karısı Cemile ile savaşta yaralandıktan sonra ıskartaya çıkıp ata topraklarına geri gönderilen Danyar'ın aşkını yıllar sonra ressam olmuş Cemile'nin kıçıne-bala'sının (Cemile'nin kaynı) gözünden anlatılıyor. Ancak bu imkansız aşkın ayrıntılarında Kırgız köylerinin yapısı, savaşın Sovyetler üstüneki kültürel, toplumsal, ekonomik etkileri ustaca serpiştirilmiş.

Gönül isterdi ki; kitabın kapağında, bizi bu aşktan haberdar eden ressamın çizdiği ve hikaye içinde tüm ayrıntılarıyla bahsettiği resim birine çizdirilip kullanılsaydı. İçimde kalan tek uhte de budur.
06.04.2014

Robin Cook'un şimdilik Türkiye'de yayınlanan son romanı. Bildiğim kadarı ile Türkçe'ye çevrilmeyi bekleyen iki kitabı daha var.
Kitap bugün kadar ki tüm Robin Cook kitapları içinde en güzel, en cafcaflı, en değişik kapak ve sırt tasarımına sahip. İçerik olarak ise başlangıç kısımlarında iç bayıltan neredeyse akademik seviyedeki moleküler genetik derslerini geçmeniz şartı ile güzel ve heyecanlı bir macera sizleri bekliyor;
01.04.2014

İnsanlığın en büyük hayali düşünce gücü ile ışınlamayı anlatan kitap bence vasatın biraz üzerinde. Bilim kurgudan ziyade edebi bir anlatım öne çıkmış. İlk dört bölüm aşırı sıkıcıyken tempo birden yükseliyor. Ancak son bölümde Rus edebiyatını andıran aşırı mesaj kaygılı final insanı hayattan soğutan cinsten. Bu tip kitaplarda çeviri nadiren çok iyi olmakta ve bu kitap iyi çevirilerden biri değil. Ama hiç değilse uzunluk ölçüleri bizim değerlerimizie çevrilseydi. Mesela kahramanın 4 yarda uzunluğunda, 5 ft. genişliğinde bir odada tıkılı kalması bana hiç bir anlam ifade etmiyor. Bir de kapak tasarımını yapan arkadaş, hadi kitabı okumadın, hiç olmazsa google görsellerden orjinal kapağa bir bakaydın. Allah aşkına hiç olmuş mu?
21.03.2014

İlk baskısını Payel yayınevinden 1969 yılında yapan ve elimde 1972 tarihli üçüncü baskısını tuttuğum kitabın bence en ilginç özelliği, hali hazırda, aynı yayınevi, aynı çevirmen ve hatta aynı kapak ile sekizinci baskısını yapması. İnsan gerçekten hayret ediyor.
Kitap feminist kuramın öncülerinden Simone de Beauvoir tarafından yazılmış ve sunum itibari ile doktora tezini andırıyor. Baştan sona kadının toplumdaki yeri, toplumsal, siyasal, cinsel, ahlaki yaşamında erkeklerin etkileri, bundan kurtulmak için yapılması gereken düşünsel eylemler, bir sürü yabancı referanslar verilerek detaylı olarak, benim anlama kabiliyetimin çok çok üstünde anlatılmış.
17.03.2014

İlk kitaba kıyasla daha derin karakter kurgusu, kainat boyutunda politik entriklarla sağlamlaştırılmış alt yapı kitabın artıları. Kitabın evreni her ne kadar kusursuz düşünülmüşse de; bahsi geçen ırkları (rrayler, elhesalar, obinler) dış özellikleri peki iyi tarif edilmemeiş, hatta zaman zaman duruma göre yeni özellikler eklenmiş, eksiltilmiş gibi geldi. İlk kitaptan beri hayran kaldığım akıllı kan, beyin dostu (ki bu çeviriler de harika olmuş) gibi teknolojik kurgular süper. Bence Scalzi'nin hayattaki en büyük şansızlığı Lucas'tan sonra dünyaya gelmek. Zira bu seri filme dahi çekilse ana temada Yıldız Savaşları'ndan araklanmış hissi verecek.