Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
FIGCEL Tarafından Yapılan Yorumlar
Bu kitapta diğer okuduğum N.R. kitaplarından farklı olarak cinayetler, yakalanacak katiller filan yoktu, dolayısı ile kitap heyecanlı bir tempoda ilerlemiyordu ama konu yine de çok çok güzeldi.
Seth ,10 yaşında dedesi tarafından acımasız annesinin elinden kurtarılarak hayatı değişmiş bir insan. Bu andan itibaren evlat edinilmiş diğer 3 ağabey ve onların ailelerinin kurduğu mükemmel bir mutluluk çemberinin içinde büyümüş. Bu mutluluk çemberini tamamlayan ise kasabadaki yeni çiçekçi Dru... Herşey güzel gibi gözüksede yıllarca aslında Seth’in annesi bu mutluluğun kara gölgesi ve Seth artık onu nasıl ailesinden ve Dru’dan uzak tutacağını bilemiyor.
Tamam bu sefer sizi heyecanlı bir tempo beklemiyor ama Seth ve Dru’nun gelişen birlikteliği, Cam-Ethan ve Philip’in sevgiyle ördüğü güçlü aile bağları -klasik bir Nora başarısı olarak- o kadar akıcı bir şekilde işleniyor ki bu satırlar kesinlikle sizi yine esir alıcak ve kendinizi yine severek okuyacağınız bir N.R. kitabının içinde bulacaksınız...
Yazarın diğer kitabı ‘Bir Yaz Gülüşü’ ne bayılmıştım. Kısacık olmasına rağmen tüm duyguları olduğu gibi yansıtan sizi konuya bağlayan ve hiçbir geçiştirmenin olmadığı bir kitaptı. ‘Ufka Dokunmak’ ise doğrusu beni şaşırttı. Bu resmen diğer kitabın bir tekrarı gibiydi. Olayın geçtiği ülke-şehir, ortam ,karakterler ve üstlendikleri roller ‘Bir Yaz Gülüşü’ ile o kadar örtüşüyordu ki sanki onun tekrarını okuyor gibiydim. İlk görüşte aşk hadi bi ihtimal olabilir ama David Bradford nerdeyse ilk gördüğünde hatta çölün ortasında daha Billie bir nokta boyutundayken onun hayatının aşkı olduğuna emindi işte bu imkansız bir yaklaşım. Birde David’in Billie yi sürekli bitkilerle özdeşleştirme dozajıda fazla kaçmıştı. Bu, çok kolay ilerliyor, zaman zaman aşkı anlatımdaki kelime seçimleri ile sizi etkiliyor ama bunun yanında, kısa, basit, çok bir şey beklememeniz gereken bir kitap…
Mükemmel…
Ryan Boldari’nin bir sürü sanat galerisi var ama esas uzmanlık alanı biraz sıra dışı; tam bir profosyenel hırsız… Miranda ise kardeşi Andrew ile beraber bir sanat enstitüsünü yönetiyor ve aynı zamanda tarihi eserlerin analizini yapıyor. Gerçek sanılan sanat eserlerinin sahte çıkması ile birlikte Ryan ve Miranda kendilerini orjinal eserlerin izini sürerken ve ortada intikam hırsından gözü dönmüş bir katilin sonraki hamlesini beklerken buluyorlar. Bu sefer katili son sayfalara kadar merak ediyor olacaksınız çünkü aslında herkes kafanızda bu role bürünmeye uygun…Bu arada alkolikliğin sınırından Andrew’ u çekip çıkaran ve ortak bir geçmişleride olan Andrew ve Annie cephesindeki gelişmelerde zevkle takip ediliyor…Klasik bir N.R kitabı; konu mükemmel, kurgu çok sağlam,heyecan dozu hep yüksek.Kaçırmayın derim ben…
Leydi George’ un mal ve unvan sahibi olmanın getirdiği o alışılagelen tavırları sergilemek yerine içinden geldiği gibi davranarak topraklarının kahyası olan Harry’ in peşinde bir kuyruk misali dolanması ve bu arada her ikisininde her an birbirlerine daha çok bağlanmaları çok güzel, eğlenceli bir dille anlatılmıştı. Bu sırada, komşu toprakların kötü sahibinin yanında çalışan fakir köylülerin koyunlarını katleden kişiyi bulma sürecide kitaba heyecanlı bir tat katmıştı.Ben gerçekten çok severek okudum bu kitabı, tavsiye ederim...
‘Aspasya’ nın bir döneme ışık tutan tarihi kitaplardan olduğunu sanmıştım, yanılmışım... Sanırım bu okuduğum en basit anlatımlı kitaptı o yüzden de çok zevk alamadım. Olaylar Fatih Sultan Mehmet ve Bizans İmparatoru Konstantin zamanında geçiyor gibi gözüksede , kitapta size bunu hissettiren hiçbir tarihi olay yok. Bunun dışında dönemi gözümüzde canlandıracak en ufak bir çevre tasvirine , karakterleri ete kemiğe büründüren betimlemelere ya da detaylı duygu aktarımlarına hiç rastlamıyorsunuz. Bir de bu kitabın adı aslında ‘Togo’ olmalıymış çünkü sürekli, istese bir kol hareketiyle 20 askeri yere serebilecek Togo’nun gözüpek davranışlarını okuyup duruyoruz. Aspasya için söyleyebileceğiniz tek şey ise onun güzel olduğu çünkü koca kitapta onu bize anlatabilecek başka tek bir kelime dahi kullanılmamış bile…