Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
FIGCEL Tarafından Yapılan Yorumlar
Tek kelimeyle “harika” ...
Ben bu kitabı kafamda iki bölüm gibi düşündüm, ilk bölüm diğer yorumcuların söylediği gibi Julıe Garwood’un tarzında ilerliyor. Bu bölüm İskoç topraklarında geçiyor. Buralara gerçekten bayıldım. Sabrina‘ nın Morgan’a küçüklüğünden beri olan hayranlığı, Morgan’ın o kaba saba halinin arkasındaki Sabrina’ya duyduğu hayranlık-arzu-koruma güdüsü eski İskoç topraklarının vahşi yaşam biçimiyle o kadar güzel kelimlere dökülmüş ki okurken içinizdeki güzel bir satırı okurkenki heyecan ve yüzünüzdeki tebessüm hiç eksik olmuyor. Ama nedense benim ikinci bölüm gibi düşündüğüm Londra’da geçen zaman beni hayal kırıklığına uğrattı. Sürekli “Ya Morgan’ıma ne yapıyorlar, ay onun o kıyafetin, o ortamın içinde işi ne? Sabrina ne yapıyor? Ay ne gereksiz eziyet...” diyen iç sesimin eşliğinde satırlar ilerledi. Sanki İskoç yaşamının büyüsünü zedeledi bu kısım. Ama genel olarak bakarsanız kitap mükemmel, okuduğunuz bir çok tarihi aşk romanından kat kat güzel. Bunu okuyarak kaçırılmaması gereken bir kitap ve takip edilesi bir yazarla tanıştım.
Kontes Sealey ın yanında konuk olan vaftiz oğlu Sir Olıver ve yakın dostunun üvey kardeşi Julıana, Olıver’ın işi gereği maymunları ve leoparları kovalarken kendilerini engelleyemedikleri bir çekime kaptırırlar. Her ne kadar deneyimsiz gibi görünen Juliana olsa da aslında inanılmaz utangaç olan ve zincirlerini kıran kişinin Juliana değil erkek karakterimiz Olıver’ın olduğunu söylemek yanlış olmaz. Biraz monoton diyebileceğim ama yine de fena sayılmayacak bir tarihi dönem kitabı bu.
Ben konu olarak bu kitabı gerçekten sevdim. İngiltere- Amerika arasındaki savaş sürecinde İngiltere’de ölüme mahkum bir suçlu olan Nicholas’ın hayatına Aurora birden bire girer. Bir gün için evlendiği Aurora ya ummadığı bir şekilde aşık olmuş bulur kendini Nicholas ve bu noktadan sonra tüm tehlikeleri göze alarak Aurora’yı bu evliliğin devamı için ikna etmeye çalışır. Bu çokda sık rastladığımız bir konu olmadığından sanırım, bu sefer aşkın kabulünde nazlananın kadın olması hoşuma gitti...Sizinde seveceğinize inanıyorum
Oldukça güzel kurgulanmış dönem kitaplarından biri daha. Yazarın bu kitabında da kadın, erkeğin tükenmiş hayatında, tam bir kurtarıcı rolünde. Bir aşk romanları yazarından erkeğin başına gelen felaketleri sıralarken daha basit bir anlatımla, aslında incir çekirdeğini doldurmayacak bir geçmişin abartılarak anlatımını beklerdim ama Gideon’un başına gelen işkence detayları o kadar size de ‘’ıyyy’ dedirtecek cinsten ki Gideon’un şimdiki tepkilerine az bile diyorsunuz. Onun bu çaresiz haline inatçı tavırlarıyla derman olan Charis ise başka bir güçlü karakter. Bazı yerlerde cümlelerde hatalı isim yazımlarını göz ardı ederseniz nerdeyse sıfır hatalı, oldukça hoş ve sürükleyici bir kitap olduğunu söyleyebilirim
Malesef serinin elimdeki son kitabı da bitti, Ocak’a kadar 8.kitabın çıkışını beklemek sabır taşını bile çatlatır. Artık konuya da o kadar bağlandım ki sanki bir sonraki satır kitabın en güzel satırı olacaktı ve elimde 8.kitap olmadığından bundan mahrum kalmış gibiyim. Bu kitapta olayların Zoey, Stark, Steve Rea, Afrodit , Heath ve Rephaim’in dilinden ayrı ayrı bölümlerde anlatılması kitaba ayrı bir heyecan ve güzellik katmıştı. Bir de artık sadece Zoey değil Steve Rea tarafında olan gelişmelerde sizi soluksuz bırakıyor. Her kitabında sizi daha da çok kendine bağlayan harika bir seri bence…