Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

FIGCEL Tarafından Yapılan Yorumlar

11.09.2010

Bu seriye özellikle “Alacakaranlık” büyüsünü bozmasını istemediğim için çok çok geç başladım, ama bu ikiside vampirlerle ilgili olduğunu bir kenara koyarsak tümüyle farklı ve etkileri çok farklı 2 seri-ymiş-. Gece Evi kurgu, yazarın ortamları gözümüzde canlandırışı, tempo ya da daha bir çok bakımdan -sadece ilk 2 kitapta- sizde Harry Potter ' ın zayıf bir kopyasını okuyormuş gibi bir his bırakıyor ama takip kitapları sizi şoka sokacak kadar bir değişime uğrayarak soluksuz okunacak bir tempoda ilerliyor . Unutmayın konu bu kitapta daha yeni başlıyor

19.08.2010

Bu yazar gerçekten övgüye değer... Olaylar 1200 lerin başında İskoç topraklarında geçiyor.Bence Garwood’un o dönemdeki İskoçlar’ın yaşam tarzını, ortamını, geleneklerini ve insanlarını anlatımı çok başarılı.
Aslında ‘Sır’ da Gelin ve Düğün’deki benzer kalıplara sık sık rastlıyoruz. Bunda da güzeller güzeli bir İngiliz kız (Judith), heybetli-yakışıklı-korumacı bir İskoç Beyi (Iain) , bu İngiliz kızı önce yadırgayıp dışlayan ama sonra yandaşı olan bir İskoç halkı, zorlu geçmesine rağmen güçlü bir aşkın başladığı at üstünde geçen günlerle Beyliğe ulaşma süreci hep tanıdık... Judith’in 4 yaşından beri katıldığı sınır şenliklerinde tanışıp yıllar içinde hiç ayrılmadığı İskoç kızı Frances Catherine ile olan arkadaşlığı bu olaylar dizisini başlatıyor ve bütüne baktığınızda bu kitapta bambaşka , farklı bir tat, eşsiz bir konuyla karşılaşıyorsunuz. ‘Sır’ bence Garwood’un en güzel kitabı, ayrıca basım hatasız ve güzel çevrilmiş bir örnek... Tek kelimeyle mükemmel....

15.08.2010

Immm… Tek kelimeyle mükemmel…
Lauren masum, akıllı ve insanları afallatan bir güzel ve bir işe ihtiyacı var. Zengin ve sinsi bir akrabası Lauren’ı bir şekilde düşman bildiği bir şirketler grubunda casus olarak çalışmaya ikna eder. Ama malesef bu şirketlerin başı olan kişi, Lauren’ın daha ilk bakışta yakışıklılığına vurulduğu Nick’tir. Nick te Onu ilk gördüğü an affalamıştır ve daha o an Onu elde etmeyi kafasına koymuştur. Tabi bu Nick için oldukça doğal, çünkü O tek gecelik ilişkilerin adamı ama bu Lauren’a göre değil, çünkü O, bir ilişkiye tüm yüreğini koyan bir insan…
Nick’in baştan çıkarmaya yönelik başladığı her cümlenin Lauren’ın verdiği akıllıca, espirili, inatçı bir cevapla bozguna uğraması ya da Nick’in Lauren’ın güzelliğini ilk gördüğü anki tepkisi yüzünüzde koca bir gülümseme garantili… Konu süper, diyologlar çok eğlenceli, anlatım çok akıcı…Judith sevenler, bu tam bize göre bir kitap..
13.08.2010

Ben bu yazarın kitaplarını acayip severim. Anlatımı, kurgusu , karakterleri müthiştir. Bu kitaba önce önyargılı yaklaşmıştım; baş erkek karakter nasıl bir “katil” olur ve ben onu nasıl benimserim diye, imkansız gibi gelmişti ... Ama daha 3-5 sayfa ilerlemeden Simon’un tarafına geçmiştim bile :) ... Sadece şu Drea (Andie) ‘ nın mahkeme ve 2. şans olayı biraz uçuktu, bu kısım olmasada kitap etkisinden çok şey kaybetmezdi. Ama Linda Howard kitaplarında parapsikolojik yaklaşımlar alışık olduğumuz (ve sevdiğimiz) bir tat...Bu yüzden çok da yadırgamadım... Bu kitabı ya da yazarın herhangi bir kitabını tereddütsüz alın okuyun derim, kesinlikle pişman olmazsınız....
10.08.2010

Daha Marchmount dükü olmadan Lucien' in çocukluk döneminden hatırladığı en güzel anlar ,Onun tatlı belası ve tam bir neşe kaynağı olan Zoe ile geçirdiği zamanlardır. Ama Zoe 12 yaşına geldiğinde Mısır da kaçırılır ve bir haremin gözdesi olur. Bundan ancak seneler seneler sonra Zoe ordan kaçmayı başarır ve evine döner,

Lucien'in 'ufaklık' ı tam anlamıyla Onu ilk gördüğü anda sersemletmiştir.,Lucien'in hayatına tekrar eskisi gibi heyecan, neşe ve ışık gelir. Zoe' nin o inatçı, söz dinlemez ve artık karakterinin bir parçası olan sürekli baştan çıkaran ruh hali Marchmount dükü Lucien'i tam anlamıyla esir alırken sizde o sürükleyici diyologlarla satırlar arasında resmen kayboluyorsunuz....Bu bence daha ilk sayfadan sizi içine çeken, kesinlikle çok severek okuyacağınız bir kitap olacak...