Toplam yorum: 3.285.374
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
FIGCEL Tarafından Yapılan Yorumlar
Lakşmi'nin daha çocuk denecek bir yaşta , 1930 larda Ayah'la evlenip Kuantan'a (Malezya) yerleşmesiyle olaylar başlıyor. Lakşmi'nin güçlü, kendinden emin, zorluklardan yılmayıp bunların üstüne giden karakterine rağmen çocuklarını ve onlarında torunlarını kapsayan kötü, olumsuzluklarla dolu kaderlerini, yazar tek tek herbirinin gözünden bizlere sunuyor. Özellikle Japon' yanın Malezya'yı işgali sırasında yaşananlar tüm bu kaybedilmiş hayatların ve olayların başlamasına neden oluyor. Yazar tüm bunları çok akıcı bir dille anlatmış, sanki tüm olaylar gözünüzün önünde gelişiyor, tek bir sayfasında bile sıkılmıyorsunuz , ayrıca bu uzun süreçte tüm bu insanların yaşam tarzını , inançlarını , kültürünü de çok güzel yansıtmış... Gerçekten okunmaya değer , çok güzel bir kitap...
Konu o kadar akıcı anlatılmış ki bu kitabın ne ara bittiğini ben anlamadım... Lexi nin yaşadıklarını okuduktan sonra “ya ben amnezi geçirseydim ne olurdu” diye düşünmeden yapamıyor insan. Hayatınızla ilgili sadece sizin içini dolduramayacağınız koca bir boşlukla yaşamak kabus gibi olmalı... Çok güzel, sizi hiç sıkmayan, sürükleyici, eğlenceli, keyif alarak okuyacağınız bir kitap.
Gelin, gerçekten güzel bir kitaptı... Güçlü bir İskoç toprak sahibi olan Alec, akıllı ,becerikli ,yardımsever ve çok güzel bir İngiliz olan Jamie ile evlenir. Sadece Alec’in değil ona bağlı tüm askerlerinin ve halkının önyargıları da Jamie’nin hayatlarına girmesi ile olumlu yönde değişmeye başlar... Yazar o dönemin İskoçya’ sındaki yaşam tarzı ile aile yapısını gözümüzde canlandırırken Alec ve Jamie’nin her an daha da güçlenen aşkları size kitabı keyifle okutturuyor.
Sadece romandaki basım hataları beni rahatsız etti. Bir çok yerde cümle tam orta satırda bitiyor ve devamı takip eden satırdan başlıyor ya da cümle bitiyor takibindeki cümle sanki bir ortam/olay değişikliği varmış gibi yeni bir paragrafda başlıyor. Bir süre sonra buna (mecburen) alışıyorsunuz ama hani bir kitabı okurken o karakterlerin arasındaymış gibi hissedersiniz ya ,bu basım hataları sizi o güzel duygudan mahrum bırakıyor. Ne olursa olsun bence yine de bu durumu göz ardı edin ve bu güzel kitabı keyifle okuyun....
Truva Savaşı ve o dönemin mitolojik olayları, kahramanları, savaşçıları , bu insanların yaşam biçimi sanırım ancak bu kadar detaylı ve güzel anlatılabilirdi. Kitabı bitirdiğinizde Helen’ le, Paris’ le , Achiles’ le ya da Truva Savaşına yön veren onlarca kişi ile ilgili kafanızda hiç soru işareti kalmıyor. Bir roman havasında tarihsel olayların aktarımı açısından sizi tam anlamıyla doyuran bir kitap... Bazen sadece “acaba biraz daha kısa tutulabilir miydi, bazı gelişmeler ve günler aktarılmadan da olamaz mıydı” diye düşünüyordum (çünkü bu minicik yazılarınıda dikkate alırsak oldukça uzuuuun bir kitap) ama daha sonra merakımdan internetde Truva ile ilgili araştırma yaptığımda aslında herşeyi bu kitapla sindire sindire bildiğimi görünce kitaptaki her satırın olaylar ilerledikçe yerine oturmuş olduğunu da farkettim.... Tarihi roman sevenlere tavsiye ederim...
Miranda ve Olivia her zaman en yakın arkadaştan çok bir kardeş gibi büyümüşlerdir ve Miranda Olivia'nın ailesi tarafından her zaman saygı ve sevgi görmüştür. İşleri karıştıran şey ise Miranda'nın 10 yaşından beri Olivia'nın ondan 9 yaş büyük ağabeyi Turner' a deli gibi aşık olmasıdır... Seneler sonra Turner ,her zaman sohbetinden hoşlandığı Miranda'yı kardeş/arkadaş gibi görmeyi bırakır ve Miranda'nın hayalleri artık gerçek olmaya başlar....
"Yüreğe Söz Geçmiyor" tadında yazılmış, okurken kendinizi gelişmelere kaptırdığınız , çok sürükleyici ve güzel bir kitap...