Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570
E-Dergi
MERT ERGENE Tarafından Yapılan Yorumlar
Koku romanı, tüylerimi diken diken eden, duygudan duyguya gecçiriyor, en sonunda ise büyük saskinlik, cok güzel bir deneyim yaşatıyor. Zihininizi uzun süre mesgul edecegi gibi olay örgüsünün sürükleyiciliğindeki akip giden zaman icinde, hayatin bize sunduğu kitaba benzer gercek sahnelerde de sogukkanliliginizi korumanıza yardimci olur umarim...
Roman, Fransa’da geciyor kah sehirde hayat mücadelesi kah kirsalda yasanan keyif ve caliskanliktan duyulan mutluluk, ögrenim, gelisim, insanin neyden hoslandigini bilmesi, istediginin pesinde kosmasi gibi temalarla basliyor fakat kitap salt düsünsel, nesnel bir mesaj aktarmaya yönelik degil, duygulara, hazlara daha cok odaklaniyor adindan da anlasilacagi gibi... Herkese tavsiye ederim bu kült romanı.
Oscar Wilde, yaşadığı dönemde yazdıkları nedeniyle yargılanan, kitapları yasaklanan, sanatın özünde insanın duygu ve düşüncelerinden oluşan ahlakdışı yaşanmışlıkların yansımasının yattığını savunan bir düşünür.1891'de söylenmiş düşünceleri halen bize hitap etmesi yönünden değerli. Yazarın, romandaki kişilerin zihinsel ve davranışsal çözümlemelerini ele alması bakımından kitabın "psikolojik roman"a da göz kırpan tarafı var. O dönemde Wilde psikolojideki gelişmeleri takip etmiş olmalı. Romanın, yazarın tek romanı olduğunu da belirtelim. Diyaloglar, keskin ve muzip hazırcevaplıklarla romanın son bölümüne kadar fikirlerin ince ince işlendiği, kahramanımızın etrafında onun kadar önemli yardımcı karakterlerin engin vizyonunu barındıran heyecan dolu bir olay örgüsü bulunuyor. Gray'in konuk olduğu çay partileri, kulüp toplantıları üzerinden Wilde'ın yaşadığı Victoria döneminin yozlaşmış kültürünü gözler önüne seriyor. Dönem romanı okumak ve Oscar Wilde'ı tanımak istiyorsanız tavsiye ediyorum.
Tarihçi Cemal Kafadar Türk tarihçiliği için neden önemli? Sadece tarihçi Emrah Safa Gürkan'ın bahsedişinden de anlayabiliriz bunu. Gürkan, bir söyleşide Kafadar'ın çok kaliteli bir bilim insanı olduğu fakat az makale yazdığını söylemişti. Ben de diyorum ki hocanın makaleleri az ama iyi ki bize ulaştırdığı kitapları var. Metis Yayınları'na değerli hocamızın kitaplarını yayınladığı için çok teşekkürler. Gelelim kitabın yorumuna: Osmanlı Devleti içindeki sosyal yapı içinden 4 farklı kişinin iç dünyasını ve dışarı ile kurduğu siyasal, toplumsal, ticari, hukuki ilişkileri Topkapı Sarayı Kütüphanesi'nde yer alan somut belgeler ile birlikte harmanlayarak bize anlatıyor. Kitap, Kafadar'ın yeni tarih yazımının tekniklerini bizimle birlikte düşünmesi, tarih bilimine getirilmesi gereken yeni bakış açılarını içermesi, Osmanlı'da bireylerin dünyaları hakkında düşündüklerimizin hatta varsaydıklarımızın çoğunun aslında doğru olmadığını anlamak bakımından değerli. Sadece önsözü için bile okunabilir.
Hukuk kurallarının soyut idealler dünyasının ürünü olmadığı, zaman, mekandan ve insandan bağımsız oluşmadığı gözetilerek yazılmış bir kitap. Osmanlı'daki sorunlar ve mücadelelerle hukuk kurallarının yapılışı sonucuna giden etkileşimlerin 1789 sonrası ve II.Abdülhamit döneminde ivme kazanışıyla bu dönemi, bir zemin olarak alırsak (1908-1920) Cumhuriyetin bunun üstüne kurulan bir yapı olduğu görülür. Mebusan Meclisi üyelerinin I. meclis ve II.mecliste görev aldığını okuyoruz. Sermaye sınıfındakilerin kötü yönetimde servetine servet kattığı, düveli muazzamanın 93 Harbi sonrası Düyun-u Umumiye İdaresi eliyle yönetime dolaylı müdahelesi artıyor, vergi toplamadaki sıkıntılar, mali sorunların sebep olduğu askeri sorunlar ve büyüyen iç isyanların, siyasi cinayetlerin, basın sansürü, milliyetçi ayrılıkların sonucu çıkan savaşlarla bir dönemin panoraması sunuluyor. Gündelik hafızadan silinmiş bir hukuk düzeni canlandırılarak o düzenin hangi koşullar altında hangi duygularla yapıldığı anlatılıyor
Japon yazar Murakami kendini 33 yaşında (İsa'nın öldüğü yaş) koşmaya vermiş, vücudunun atletik olduğunu keşfetmiş. Koşmaya başlamasına asıl sebep olan nokta ise çevresinde koşan insanların oluşu ve evinin yakınındaki bûyük parkların oluşu. Kim sabah sıcacık yatağından kalkmak ister ki? :) Ancak etrafiniz parklarla çevrili ve koşan insanlarla doluysa belki. Murakami 160 sf'lık incecik kitabındaki yazılarını 10 yılda derleyip toplamış Yazılar '06 ve '07 yıllarında dağınık olarak yazılmış bu yazılar 57 yaşındaki bir insanın hayat hakkındaki deneyimleri. 33'ünden o güne arka arkaya 25 maraton koşmuş atletten bahsediyoruz. Yazar, yazılarını deneme olarak nitelendirmiyor. Kesin konuşmayan, dolaylı olarak dokundurma yaparak mesajını ileten bir dili, yaptığı işi böbürlenmeden anlatan, utangaç, inatçı, sabırlı bir mizacı var Murakami'nin. Koşarken hangi şarkıları dinlediğini de okuyorsunuz. Bu açıdan tanımak güzel.Tokyo, Boston, New York, Berlin hattında gezinmek istiyorsanız güzel bir kitap.