Toplam yorum: 3.284.424
Bu ayki yorum: 5.930
E-Dergi
MERT ERGENE Tarafından Yapılan Yorumlar
Kitabin dili cok akici ve anlasilmasi zor bilgiler basitlestirilerek anlatilmis. İnsanlik ve tip tarihi boyunca biliminsanlarinin beyin üzerinde ne kadar ve nasil yol katettigi yasanmis olaylara, gercek tibbi vakalara dayali bir sekilde somutlastırılmış. Gözünden girip basinin arkasindan cikan demir cubuga ragmen 13 yil daha yasayan Pheneas Gage’a, uykusuzluk sendromu yasayan, görevi esnasinda yere yigilip uyumaya baslayan hemsire Tracy Williams’a, aynada kendi yüzünü de dahil insanlarin yüzlerini tam olarak göremeyen Oliver Sacks’a, beyninin iyi calismadigini bilip kendi sorununu tespit eden ama buna ragmen kendini “kontrol edemeyip” babasini öldüren Dr. Vince Gilmer’a, sürekli okuyan biri oldugu halde bir gün uyandiginda yazilari hic okuyamayan ama sonrasinda kendi hastaligini kendisi yenerek tekrar okumaya baslayan ve bu hikayesini kitaplastiran Howard Engel’a iliskin bircok seyi bulabileceginiz bu kitap, cocukluktan bu yana bilim okuyarak buyumus insanlar icin yabancı gelmeyecektir
Bu kitap beni ilkgençlik yıllarıma, ortaokuldayken İstanbul’daki liselerin hayalini kurduğumuz yıllara götürdü.Aşk küçükken gerçekten de daha saf ve daha güzel yaşanıyor.“Kendini tanımadan, ne istediğini bilmeden ciddi ilişkilere girmek, bir insanın hem kendine, hem de karşısındakine yapabileceği en büyük haksızlıktır! Çünkü ne istemediğini bilmek kolay, ne istediğini bilmek güçtür!” “Birbirlerine hiç bakmadan ve dokunmadan kalabalık ortamlarda büyük bir aşkı baş başa, inanılmaz bir iletişimle paylaşan âşıkların varlığından habersizdim o sıralar.”
“Birinin iyi niyetini istismar etmek, o iyi niyetin başkalarına sunulmasını da engeller.”Yaşayan edebiyatçılarımızdan, aynı zamanda bir biyolog olan Buket Uzuner '78-'90 yılları arasındaki Türkiye’yi, genç bir kızın; kardeşi, annesi, babası, kedisi, sevgilileri, anne ve babasının sonradan evlendikleri kişiler çevresinde geçen hayatını anlatıyor.Kalınlığı gözünüzü korkutmasın.Akıcılığı muhteşem.
Bir çocuğun dünyasının nasıl oluştuğu, geliştiği, değiştiği, anne ve baba ne kadar okumuş olursa olsun, ne kadar zengin olunursa olunsun çocukla doğru ilgilenilmediğinde onun dünyasının kendi benliğince bilinçli ve ondan bilinçsiz olarak nasıl örselenebileceği üzerine bir kitap. Bir psikoloğun derin gözlemlerini içeren bu kitap bana başta sıkıcı gelse de, kahramanımız Dibs’in zaman içindeki değişimi okuru heyecanlandıracak ve okurun kendi çocukluğundan izler bulmasını da sağlayacak. Çocuklarla nasıl iletişim kuracağımızı çok kolay açıklayan ama pratikte özümsenmesi zaman alacak davranış ve kelime kalıplarının olduğu bu kitabı herkese tavsiye ediyorum. Aldığım notlar paylaştıklarım kadar değildi, çok çok fazla yerin altını çizip not aldığımı söyleyebilirim. Psikoloji ve sosyoloji bölümü öğrencileri için akademik anlamda gözlem ve raporlama için tavsiye ederim. Hukuk, çocuk gelişimi okuyan kişiler için de mutlaka okunması gereken bir kitap.
Türkiye’den pek bahsedilmemiş ama gelecek yıllarda Irak ve Suriye'yle su sorunumuz olacağı bir gerçek. Çok ciddi su sorunu bizi bekliyor. Rusya’nın Suriye planları ne? Amerika önümüzdeki yıllarda neden Ortadoğu’dan çekilecek? Yeni rota Pasifik mi? Rusya’nın K.Kutbundaki rakipsizliği neden kaynaklanıyor? Keşmir sorunu nedir? Rusya Kırım’dan neden vazgeçmiyor? İngiltere neden AB’den ayrıldı? Kuzey Kore hâlâ bir tehdit mi? Latin Amerika ne zaman hakettiği değeri görecek? Afrika’nın parlayan yıldızı Kenya nasıl bu kadar önemli hâle geldi? G.Afrika neden rakipsiz? İran Ortadoğu’daki konumunu güçlendiriyor mu? ABD, Afganistan’dan neden bu kadar geç çıktı? Trump’un başarısız olduğu politikalar ne? Putin için Gürcistan neden önemli? Batı Avrupa’daki enerji sorununu ABD çözer mi? Baltık Ülkeleri Rusya için neden önemli? Fransa Doğu Akdeniz’de neden bu kadar ısrarlı? gibi birçok sorunun cevabı burada. Sosyal bilimlerle ilgilenen herkese tavsiye ediyorum. 10/10
Kitap okurken duygu yoğunluğuyla beni zaman zaman bunaltan ama aynı zamanda da günlük sıkıntılarımda birinin benimle konuşuyormuş geldiği bir kitaptı. Muriel ile çok derin bir arkadaşlık kurdum, kendimi çok da şanslı hissediyorum, bana 25 yaşımın yaz mevsiminde eşlik etti kendisi... Uzun zamandır bir “bestseller” okumamıştım. Amerikanvari, vıcık vıcık reklam, bati empozesi kokan bir kitap değil. Hayatın her anına dair keyif almanızı sağlayacak, dünyaya bir kapıcının ve kapıcının olduğu apartmanda yaşayan bir ortaokul öğrencisinin gözünden hayata bir bakış... Ayrıca sonbaharda veya kışın okuyamayacağımı düşünüyorum bu kitabı. Altını çizdiğim yerler o kadar güzel ki bütün cümleleri kitaptan tek tek bulup bilgisayarıma da kaydettim. Toplam 75 cümle yazmışım. Ayrıca çevirmene de çok büyük bir teşekkür borçluyum. Dilimizin güzelliğini Fransızca ile çok güzel harmanlamış, kol kola geçirmiş... Enfes. Hayatın güzel güneşli günlerinde mutlaka okunması gereken bir kitap...