Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570
E-Dergi
Meryem Kınık Tarafından Yapılan Yorumlar
Çocuklar istismara maruz kaldığında çocukluk zamanları parmaklıklar ardında kalıyor.
Ensest nedir? Ensest, ;evlenmeleri, ahlakça ve hukukça, dince yasaklanmış (nikah düşmeyen) yakın akraba (anne, baba, amca, dayı, teyze, hala, dede, nine) olan kadın ile erkeğin cinsel ilişkide bulunmaları anlamına gelmektedir. Büşra Sanay kitabında Türkiye'de olan ensest olaylarını günyüzüne çıkarmıştır. Bir çok olay aile ne der korkusuyla gizleniyor. Kabullenilmek istenmiyor. Kitabı okurken çok ağladım. Gerçekler çok ağır geldi. Özellikle babası tarafından istismara uğrayan çocuklara annenin bakış açısı (cilveli davranmıştır, kocamı elimden alacak) insanı şok edecek cinsten. Bir zamanlar kırgın çiçekler dizisindeki kadın (Kemalim yapmaz) geldi aklıma.
Kitapta dikkat çeken noktalardan biri de erkek kadın tarafından istismara maruz kalma konusuydu. Baba tarafından biriyse olay kapatılır; anne tarafından olursa anne dayak yer ve kapatılır.
Jean-Paul Sartre varoluşçuluğa gerçek ününü kazandıran kişidir. incelemeye başlamadan önce varoluşçuluk nedir diye sorayım. Bu kitapta bol bol karşılaşacaksınız bu kelime ile. Varoluşçuluk, bireyselliğin ön plana çıktığı ve insan varlığının tüm yönleriyle incelendiği felsefi bir sistemdir.
Bulantı romanının kahramanı Antoine Roquentin'dir. Kitapta Antoine'nin kendinde ve çevresine karşı varoluşu sorgulaması kaleme alınmış. Kitap günce şeklindedir. Bir an önce bitsin de başka okuyayım diyorsanız yanılıyorsunuz. Zor okudum kitabı açık konuşmak gerekirse. Antoine varoluşun saçmalığına karşı bir bulantı duymaya başlar, varlıkların varoluşuna, doluluğuna karşı duyulan bir bulantı. Bu dünyanın özündeki kendinde anlamsız varlığı karşısında duyulan bir bulantı'dır. Jean-Paul Sartre'a göre bu bulantı anlamsızlıktan sıyrılmasına neden olur.
Keyifli okumalar.
Lyon’da Düğün 3 kısa öyküden oluşan Stefan Zweig’in öykü kitabıdır. Bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine başladım. .Kitaba adını veren öyküsü haricindeki diğer iki öyküsünü anlayamadım sanki öylesine yazılmış gibiydi. Siz de benim gibi Stefan Zweig seviyorsanız bu öykü kitabını okuyabilirsiniz.
"Şu kısa zamanı değerlendirin, bize tek nefeslik hayat bile geri verilmeyecek. Size lütfedilen aşkın keyfini çıkarın."
PDR öğrencisi olarak tavsiyemdir.