Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

Ayşe Güçlü Tarafından Yapılan Yorumlar

25.01.2010

İnanılmaz bir hikaye ve konuyu işleme biçimi çok ilginç.
Anlatanlar farklı kişiler olsa da nihayetinde ben Athena hakkında benzer şeyler okudum:İnançları güçlü, kararlı, etkileyici, inandıkları uğrunda savaşçı bir genç kadın; müthiş özverili bir anne.
Konu çok güncel. İnanç insanı güçlendiren ve hayata bağlayan, amaç kazandıran bir şey. Ama inandığımız şeye varmak uğruna izlediğimiz yol hep amacın önüne geçiyor. Ve hikaye de bu gerçeği bir tokat gibi yüzümüze vuruyor.
Mutlaka okuyun ve kendinizi bir tartın.
13.01.2010

Kitap ve konusu özünde çok güzel. Okurken sıkılmadım, sonrasını hep merak ettim, sürükledi beni. Ama eksik birşeyler var. Kurtuluş Savaşı sırasında halkın çektiği zorluklar mı, yoksa Feraye ve Yüzbaşı' nın aşkı mı esas konu anlayamadım.
Başta herşey çok detaylı iken, sona geldiğinde birden kestirme bir sonuca bağlanıyor olaylar. Sanki çok aceleye gelmiş gibi. Hikayenin tek amacı sanki Feraye ile Yüzbaşı' yı bir yatağa koyup gerçek bir karı koca yapmakmış gibi. Oysa kanımca böyle olmamalıydı. Feraye' nin köyüne dönüşü, ailesiyle karşılaşması, karşılıklı aradaki zamanı paylaşmaları, köy halkı ve Murat ile yüzleşmesi daha bir başka olmalıydı sanırım. Hele de yıllar sonra Niko ile karşılaşma sahnesi çok yavan kalmış.
Bir de bazı yazım hataları çok barizdi. Özellikle ayrı ve bitişik yazılması gereken "-de" ekleri hakkında yoğun bir karmaşa yaşanmıştı. (.) kullanılması gereken yerlerde anlamadığım bir nedenle sık sık (?) kullanılmıştı. Sonraki baskılarda bunlara dikkat edilirse daha iyi olur.
Okunması gereken bir kitap. Ama yazar (haddim olmadan söylüyorum; ki dost acı söyler) kendini biraz daha geliştirmeli.
29.12.2009

8 yaşındaki oğlumla birlikte okuyup yorumladık. Anlatımı müthiş, örneklemeler harika. Anne babaları birçok zor sorudan kurtaran büyük bir kurtuluş kapısı. Ben bile bildiğimi sandığım birçok konu hakkında farklı görüş açıları kazandım. Oğlum da ben de kitabı zevkle okuduk. Şimdi ikincisini de aynı hevesle okuyoruz.
29.12.2009

Yazarın okuduğum ilk kitabı. Öyle hoşlandım ki. Diğerlerini de hemen alıp okumak istiyorum.
Yazarın dili çok sade. Olaylar tümüyle hayatın içinden. Çok dingin, huzurlu bir anlatım. Ama olaylar sizi öylesine alıp sürüklüyor ki, bir an önce bir sonraki sayfaya geçmek istiyorsunuz.
"Dünya çok küçük" sözünü tam olarak anlatan bir hikaye; birbiri ile ilgisiz karakterler, kopuk hayatlar, ama hepsini bir noktada buluşturan müthiş bir senaryo.
Yorgun, bezmiş, vazgeçilmiş hayatların bile tutunup yeşerebilecekleri bir nedenlerinin mutlaka olduğunu anlatır bir hikaye.
05.11.2009

Muhteşem demek bile yetmiyor. Yazar öyle başarılı ki o insanları, hayatlarını, sıkıntılarını, hislerini... tanımlarken. Sanki onları yaşayan, yaşamak zorunda olan bizzat sizsiniz. İnsanın içi acıyor, ağlamaktan alamıyor kendini çoğu zaman. Karakterler, olaylar, mekanlar, kurgular... inanılmaz.
Ne tesadüftür bilemiyorum, ama o bölgelerden (Afganistan, Pakistan, İran...) çok dostum oldu. Hatta 2007 yazında bölgeye bir seyahatim bile oldu. O zaman bile, kadının ezilmişliği, sindirilmişliği, çektiği eziyet derecesindeki sıkıntıları sürüyordu. Kadınlar bunu anlatamıyordu; kendilerini ifade edebilme çabasından çoktan vazgeçtikleri belliydi. Ama mimikleri, vücut dilleri bunu apaçık gösteriyordu.
Rabbim, tüm evrenin yaratıcısıdır. Her kuluna, bir annenin evladına duyduğu sevginin, şevkatin, hoşgörünün, affediciliğin, lütufların... milyon mislini duyar. Hiçbir kuluna da, her ne sebeple olursa olsun, başka bir kuluna bu derece eza ve ceza verme hakkı tanımaz. ŞERİAT denen bu saçmalık, tamamen güçlülerin güçsüzleri ezebilme ve sömürebilme maşasından başka bir şey değil. ALLAH HEPİMİZİ AFFETSİN.
Bu kitabı herkes okumalı. Özellikle de bu devirde. Okumalı ki; ATATÜRK sayesinde ulaştığımız refah ve ileri toplum seviyemizin farkına, önemine, değerine vakıf olabilsin.