Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
Belgin Çetinkaya Tarafından Yapılan Yorumlar
Çözüm Bakanlığı'nın yeniden kurulmasının heyecanını yaşayan Nina, Alfa, Ruben ve Bayan Vis işe koyulmak için sabırsızlanırlar. Uluslararası Topluluk, çözülemeyen son vaka açıklığa kavuşturulunca işe başlayabileceklerini haber verir.
Çözülemeyen bir vaka mı? Çocuklar Bayan Vis'le beraber arşivlere dalınca önceki Çözüm Bakanlığı'nın asla çözemediği, 1953 tarihli bir vaka olduğunu keşfederler: Öldürülen Ev Sahibi ve Kaybolan Van Gogh Resmi Vakası.
Hemen işe koyulurlar fakat eski zamanlardan bilgi toplamak pek kolay değildir. Ayrıca Gümüş Adamlar hâlâ peşlerindedir. Çocuklar fark edilmeden vakayı çözebilecekler midir?
Bu perişan ergen bedeninde, utanç verici Lester Papadopoulos ismiyle geçirdiğim altı ayın ardından yolun sonuna geldim.
Meg’le birlikte ülkenin öbür ucuna savrulduktan sonra geri dönüyoruz. Kadim kâhinleri kurtardık, lejyonlar dolusu canavarı alt ettik ve büyük kayıplar yaşadık. Triumvirate’nin kötü kalpli iki imparatorunun, Commodus ve Caligula’nın hakkından geldik. Ancak en zoru şimdi başlıyor. Her şeyin başladığı yere, Manhattan’a geri dönüyoruz.
Nero Claudius Caesar’ın, yani Meg’in zalim üvey babasının merkez üssüne. Onu bir şekilde yensek de daha güçlü bir başka tehlike beni bekliyor: Kutsal mekânım Delfi’ye deniz kenarında ucuz pansiyon bulmuş gibi çöken ezeli düşmanım Piton. Önümüzdeki birkaç gün içinde bu düşmanları yenip yeniden tanrı Apollon olmam gerekiyor (tabii babam Zeus kabul ederse). Yoksa bu yolda ölüp gideceğim. Ancak her iki koşulda da Lester Papadopoulos olarak süremi doldurmuş bulunuyorum.
Apollon eski muhteşem günlerini çok özlüyor. Hak ettiğieski mükemmelliğine ve Olimpos Dağı’ndaki diğer tanrıların yanına dönmesinin tek yolu ise, babası Zeus’un kendisine verdiği tüm görevleri yerine getirmekten, yani karanlığa teslim olmuş tüm Kâhinleri eski haline döndürmekten geçiyor. Peki Kâhinleri karanlığa iten şey nedir ve Apollon güçleri olmadan onları nasıl eski haline döndürebilir?
Yeni görevi için, bol tehlikeli –ve açıkçası utanç verici– maceralar yaşadığı Melez Kampı’ndan ayrılması ve Amerika’yı boydan boya seyahat ederek bir sonraki Kâhin’i bulması gerekiyor. Neyse ki, tanrısal ihtişamı olmasa da Percy Jackson ve Olimposlular serisinin hayranlarının yakından tanıdığı birçok kahraman var yanında. Onun bu tüyleri diken diken eden ama yine de çok komik ve haiku dolu macerasına eşlik etmeye hazır mısınız?
Bir ölümsüzü nasıl cezalandırırsınız?
Tabii ki onu insana dönüştürerek.
Babası Zeus’un gazabını üzerine çeken Apollon Olimpos’tan kovulur. Güçsüz ve aklı bir hayli karışık bir halde New York’ta uyandığında başına gelenleri anlar: On altı yaşında, sivilceli bir erkek çocuğuna dönüştürülmüştür! Şimdi, ilahi güçleri olmadan modern dünyada ayakta kalmanın ve Zeus’un sevgisini tekrar kazanmanın bir yolunu bulmak zorundadır, ama nasıl?
Apollon’un onu ölü görmekten çok keyif alacak bir sürü tanrı, yaratık ve ölümlü düşmanı vardır. Olimposlu’nun kesinlikle, acilen yardıma ihtiyacı var ve de gidebileceği tek bir yer: Modern yarı tanrıların eğitim gördükleri Melez Kampı.
Bir gün yaşadığınız yerde her şeyin tepetaklak olduğunu görseydiniz ne yapardınız? Hemen her yere dikilen ve insanların ne yapmaları gerektiğini söyleyen “Buraya Bakarlar” levhaları, karanlık çöktüğünde ortaya çıkan gölge adamlar, ürkütücü ormanlar ve düşlerini kaybetmiş insanlar düşünün…. Tüm bunların sebebini öğrenmek ve yeniden doğuşun büyülü öyküsünü yazmak istemez miydiniz? İsterdiniz değil mi?
Kahramanlarımız da istiyor ve Kayıp Hayaller Hapishanesi’ne doğru zorlu bir yolculuğa çıkıyorlar. Ama umut hep var.
Balkabağı ile Dünya Seyahati, hayalden sıyrılan bir hayatın nasıl yaprak gibi boşlukta savrulup kuruduğunu çarpıcı bir şekilde anlatırken bir yandan da düşlerin peşinden gitmenin, umuda ve hayale sarılmanın önemini fısıldıyor.
Hayat da zaten gizemle, düşle ve umutla harmanlanmış bir armağan değil mi?