Çok satanlar listesinde üst sırada durduğu için aldığım ve okuduğumda aldandığımı anladığım bir kitap... Yorumcuların da özellikle belirttiği gibi "oldukça basit bir dili" var kitabın. Evet gerçekten basit bir dili var, toplasak 200 kelime ancak çıkar heralde. Peki bu basit dil dediğimiz şey nasıl olurda bir kitap için övgü vesilesi olabilir? Okuyucunun anlayış seviyesini okşayan kitaplar; zahirde hoş görünsede, özü itibariyle kelime dağarcığımızı 200-300 kelimeye hapsettiği için zihnimizi köleleştiren sinsi düşmanlar değilmidir?...
Bu kitap ancak ilköğretim seviyesindeki çocuklara okuma alışkanlığı kazandırmak için tavsiye edilecek türdendir, lise öğrencileri için bile kitap zayıf kalmaktadır.
Kitabın konusu ise dilinden daha basit desem yeridir, 24 tane insanı belli bir bölgeye atıyorlar ve şöyle bir kural koyuyorlar: Yaşamak için hepsini öldüreceksin... İşte bu hayatta kalma macerası içersine biraz heyecan biraz da aşk katarak 400 küsür sayfayı doldurmuş Suzanne hanım.
Böylesine boş beleş bir kitabı okuduğum için geçen zamana ve bu kitaba verdiğim paraya acıyorum.
Ama kitap şunları anlamamda faydalı oldu onuda belirteyim, "çok satanlar" listesindeki kitapların her zaman iyi olmayacağına ve belkide bu listede oldukları için çok satıldıklarına...