Toplam yorum: 3.284.714
Bu ayki yorum: 6.220
E-Dergi
cormoran Tarafından Yapılan Yorumlar
"Bazen bir hikayeyi, baktın yanlış kurmuşsun, dönüp baştan yazmazsın, bırakır, kapağını kapatır, çeker gidersin." Kitaptaki bu cümle adeta yazarın itirafı gibi, ama yine de kendi tavsiyesine uymamış. Kitap çok etkileyici bir ölüm anı tasviriyle başlıyor, fakat sonrası, kurgusu bir türlü yerine oturmayan, rüya olsa bir derece daha akla yatkın olabilecek, bir arafta kalma hikayesi. Son bölüm biraz daha akıcı ama hikaye, cevapsız sorularla, tam bir sonuca ulaşamadan bitiyor. Önceki kitaplarını beğenmiştim fakat bunu ben de sırf bitsin diye okudum.
"...İnsanların en zayıf tarafları, sormadan, araştırmadan, düşünmeden, kafalarını patlatmadan inanmak hususundaki hayret verici temayülleridir. Dünyadaki yalancı peygamberleri yetiştirmek ve beslemek için en iyi gübre, işte bu bilmeden inanmak için çırpınan kalabalıktır."
Kitaptan, 76 yıl öncesinden bugünümüzü anlatan bir cümle. Böyle gelmiş, umarım böyle gitmez
Yazarın diğer kitaplarında da olduğu gibi romanın akışı içine yerleştirilmiş ve 'bu açıdan hiç düşünmemiştim' dedirten çok özel psikolojik tahlilleri var. Buradaki yorumlardan da anlaşıldığı üzere herkes farklı şeyler almış kitaptan. Fakat çeviride kullanılan zorlama yeni kelimeler okuma zevkini biraz baltalıyor. Örneğin 'sarhoşluk hali' demek yerine 'esrime' kelimesini kullanmanın çeviriye katkısı bence olumsuz yönde. Kundera'yı okumaya devam edeceğim ama başka çevirmenlerden.
Aslında yorum olarak açıklama kısmında yazılanlara eklenecek bir şey yok, sadece okumak isteyenlerin ne ile karşılaşacaklarını bilmelerinde fayda var diye düşünüyorum. Bir kitapçıda sayfaları karıştırıp, okuduğum sayfadaki kısmıyla ilgi çekici bulup aldım. Meğer tesadüfen naif bölümlerden birine denk gelmişim. Kitabın geri kalanı açıklama kısmında da yazdığı gibi rahatsız edici, yer yer mide bulandırıcı 'BDSM' ve 'humiliation' (aşağılama) fantezileri içeriyor. Okumadan atladığım sayfalar oldu.
Yazar, kahramanının iç dünyasıyla ilgili düşüncelerinde oldukça bireysel kalmayı tercih etmiş zira ikili ilişkilerindeki duygusal yönü yüzeysel bırakıyor. Belki de erkeklerin duygularıyla hareket etmedikleri vurgusu yapmak istiyordur. Kahramanını yönlendiren esas dürtü tutkuları. (Bu dürtü orta yaşa erişmiş erkekler için baskın olabilir; kendimden biliyorum.) Ayrıca satır aralarına gizlenmiş bir kaç müzik vurgusu var, Led Zeppelin'e saygı duruşu niteliğinde ki bu müziği sevenler gerçekten kendilerini ayrıcalıklı hissederler.