Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

Selin Arslanoğulları Tarafından Yapılan Yorumlar

Meggie'nin, babasının sahip olduğu olağanüstü yetenekten ötürü yaşadıklarını okurken keyif duydum diyebilirim. Rahatlatıcı, oldukça basit ama aynı zamanda da hayalgücü açısından zengin bir kitap Mürekkep Yürek. Ağır bir kitabın ardından, eğlenceli bir macera. Büyük küçük herkesin zevk alacağına inanıyorum
Marie Antoinette'in gizli günlüğü; tarihi bilinenler çevresinde kurgulanmış olmasına rağmen, haksız bir şekilde eleştirildiğini düşündüğüm Marie Antoinette'i oldukça kişiselleştirerek, bu çok genç yaşta kraliçe olan, kral Louie'ye olan bağlılığı, İsveçli kont axel fersen'e duyduğu aşkı ile çocuklarına duyduğu sevgi ile şekillenen zor bir hayatta, trajik bir sona eren hayatına daha farklı bir açıdan bakmamıza neden olacak bir kitap.
Engizisyondan kaçan bir yahudi olan Hannah'ın, önce Kraliçe Mary, yani Kanlı Mary'nin, sonra da Kraliçe Elizabeth, yani bakire Elizabeth'in soytarısı ve sırdaşı olarak çalışmaya başlamasıyla, bir yandan bu iki güçlü kadına büyük bir sevgiyle bağlanırken bir yandan da en başta bu göreve atanmasına neden olan, platonik aşkı ve sahibi Sir Robert Dudley'e casusluk yaparken yaşadıklarına odaklanıyor kitap. Tarihte önemli karakterler olan Kanlı Mary, bakire Elizabeth, Sir Robert Dudley ve John Dee'nin hayatlarına, soytarı Hannah'ın gözünden bakarken, aşk ve entrikalarla dolu bir dünyaya adım atıyoruz. Yazarın diğer kitabı 'Boleyn Kızı'nı okuduktan sonra, bu kitabı da aynı keyifle okudum ve ne yazıkki Philippa Gregory gibi, birçok tarihi romana imzasını atmış olan bir yazarın yalnızca 2 kitabının Türkçeye çevrilmiş olmasını üzüntüyle fark ettim. Yazarın diğer kitaplarının da en yakın zamanda ülkemize gelmesini umuyorum.
Kız kardeşi Anne Boleyn ve kendi ailesinin yükselme hırsları ile İngiltere kralı Henry'nin şehvet düşkünlüğü arasında kalan Mary Boleyn'in gözünden, 16. yüzyıl İngiltere'sine odaklanıyor kitap. O döneme dair ayrıntıları çok iyi bir şekilde anlatan Philippa Gregory'nin anlaşılması kolay ve sürükleyici üslubuyla yazılan Boleyn Kızı'nın kalınlığına aldırmayın çünkü sizi temin ederim ki, kitap bittiğinde bile daha fazlasını ister halde olacaksınız. Bu kitabı okuyup da beğenenlere, yazarın diğer kitabı 'Kraliçe'nin soytarısı'nı da tavsiye ederim.
Bence kesinlikle okunması zaman kaybından başka bir şey değil. Zaten bildiğimiz şeyleri bize farklı şekillerde anlatan bu kitap bize hayatımızda reklamın yerini ifade etmekten başka bir şey yapmıyor bence. İnsana bir sürü boş vaatlerde bulunarak çok satanlar listesine giren ama aslında orada bulunmayı hakketmediğini düşündüğüm bir kitap. Sırf merakımdan okudum ve kitabı bitirdikten sonra tek düşünebildiğim, çok satanlar listesine giren çoğu kitabın sadece ve sadece reklam aracılığıyla belirlendiği oldu. O kadar muazzam kitapların hiç okunmaması ve bu kadar saçma vaatlerle insanları kandıran bir kitabın ise bu kadar okunması beni gerçekten üzdü.