Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

Selin Arslanoğulları Tarafından Yapılan Yorumlar

V.C. Andrews'ın çatı serisini okuduğumda ortaokuldaydım. Özellikle kitap okumaya yeni başlayanlar için sürükleyici bir seri olduğunu düşünüyorum. Benim ilk kitap kurdu olmamın nedenlerinden biri sayılır bu seri... Özellikle 20 yaş altı olup da kitap okuma alışkanlığını kazanmak isteyenler için iyi bir başlangıç serisi bence.
Rüzgar Gibi Geçti gibi bir klasik hakkında yazılacak fazla bir şey olmadığını düşünüyorum. Kesinlikle mükemmel bir kitap... İlk 10 sene kadar önce okudum. Çok uzun olmasına rağmen sizi kesinlikle sıkmıyor ve filmini izlemiş bile olsanız bence asla kitabın verdiği tadı vermiyor. Scarlett O'Hara'nın kaprisli ve şımarık bir çocuktan, kuvvetli bir kadına dönüşünü okurken etkilenmemek elde değil. Kesinlikle kütüphanizde bulunması ve defalarca okunması gereken bir klasik...
Derin bir kavrama yeteneğine sahip Prens Myshkin'in BUDALALIK derecesinde saflık ve iyilik dolu hikayesini bize anlatan Dostoyevski'nin en önemli romanlarından biridir Budala. Mükemmel bir hristiyan olan kahramanımızın, saflığından kaynaklanan davranışlarının çevresindeki hiçkimseye bir yararı dokunmaz. Romanımızın kadın kahramanı Nastasya Filippovna da prensimizin, kuvvetli zekasına rağmen aşırı saflığından kaynaklanan davranışlarının sonuçlarının bir kurbanıdır. Şu ana kadar yazılmış en önemli psikolojik romanlardan biridir budala. Hele bir de halen aşırı iyiliğin ve saflığın aptallık, budalalık olarak görüldüğü bir zamanda olduğumuzu düşünürsek Dostoyevski'nin 19. yy'ın ortalarında yazmış olduğu bu romandan, zaman ne kadar değişse de insanlar hiç değişmiyor, şeklinde bir ders de çıkarmamız mümkün olabilir belki.
Tıpkı Dostoyevski'nin kendisi gibi epilepsi hastası olan baş kahramanımızın karakterinin özünü keşfettikçe, bir yandan onu ne kadar sempatik bulsanız da, BUDALA diye adlandırmaktan siz de kendinizi alıkoyamayacaksınız.
Normal vampir kitaplarından oldukça farklı olan Tarihçi, kurgusuyla ve sürükleyiciliği ile çok etkileyici. Kitabın ürkütücü bir şekilde gerçekçi olması, özellikle geçtiği mekanları ayrıntılı bir şekilde anlatması ve kurguyla gerçeği iç içe geçirmesi nedeniyle bu kitabı okuduktan sonra vampirlere gerçek anlamda inanmaya başlayabilirsiniz. Sultanahmette gezerken, yanınızdan geçen herkesten ürkmenize neden olabilir. Kesinlikle elinizden bırakamayacaksınız ama önceden uyarayım, geceleri okunması tavsiye edilmez... Kont Dracula hiç bu kadar ürkütmemişti çünkü hiç bu kadar varlığı inkar edilemeyecek bir hale gelmemişti.
Bir arkadaş tavsiyesi üzerine okuduğum bu kitap, ilk 100 sayfada beni biraz hayalkırıklığına uğratsa da devam ettikçe her şeyin anlam kazanması üzerine 'okunması gereken kitaplar' listemde ilk sıralara yükselmeyi başarmıştır. Matthew Pearl'ün etkileyici üslubu ve zeki kurgusu, sayfalar ilerledikçe sizi daha da çok etkiliyor ve kitabı elinizden bırakmanızı imkansız kılıyor. Bu kitaptan sonra, henüz okumamışsanız, Dante'nin İlahi Komedya'sını da okuma ihtiyacı duyacağınızı düşünüyorum.