Toplam yorum: 3.285.218
Bu ayki yorum: 6.744
E-Dergi
Hüseyin Bulut Tarafından Yapılan Yorumlar
Görselleri çok güzel, her biri sanat eseri gibi. Her sayfada birkaç satırlık yazı var. Okumaya ilgisi az olan veya olmayan çocuklar için yazının az ve görselliğin ön planda olması çok güzel olmuş. Bunun etkili olduğuna bizzat şahit oldum. Etrafımızda bulunan çocuklara, bir farkındalık olsun, gündemlerinde olsun diye hediye ettik bu kitaptan. Çok beğenildi.
Kapak tasarımı daha güzel yapılabilirdi. Agatha Christie'nin daha iyi romanlarını okumuştum. Hikaye biraz havada kaldı. Hikaye sona erdiğinde taşların yerli yerine oturduğu hissine kapılmadım. Ama her şeye rağmen iyi bir kitap. Okunabilir...
Bir oturuşta bitirilecek bir kitap. Itrinin besteleri gibi hem sade hem de derin bir anlatış. Özellikle trendeki bölüm beni çok etkiledi; okurken duygulandığım anlardan biriydi. Okunmasını tavsiye ederim.
Kitap yorumlarında kitabın özetlenmesinden hoşlanmıyorum. Bu yüzden spoiler vermeden kitap hakkındaki çarpıcı, sevdiğim veya sevmediğim noktaları, tecrübelerimi paylaşmaya çalışıyorum. Sineklerin Tanrısı bir ada romanı. Çok akıcı bir kitap. Birkaç günde bitti zaten. Kitap Genel Kamu Hukuku derslerinde okutulan altmetinler barındırıyor. Hikaye akışı, giriş, gelişme ve sonuç olarak çok güzel ilerliyor. Karakterler beğendiğim noktalardan biri. Yazar karakterleri, simgelemesini istediği kavramaları çok iyi yansıtacak şekilde işlemiş. Karakterlerden aklı ve sağduyuyu temsil eden (ve gerçek ismi bilinmeyen) domuzcuk karakterini tomurcuk diye kodlayıp öyle okudum hep. Her ne kadar adadaki kabile düzeninin başını Jack temsil etse de ben daha çok Ralph'e kızdım. Çünkü Ralph elindeki egemenliği ve fırsatları doğru değerlendirerek düzeni sağlayamıyor. Tabi ki daha sonra bu fırsatı elinden kaçırıyor. Baştan sona güzel bir roman. Tavsiye ederim.
Dünyalar Savaşı, Görünmez Adam ve Dr. Moreau'nun adasından sonra en son okuduğum H.G. Wells romanı. Yarım günde bitirdim. Aralarında en sürükleyici olan Zaman Makinesi oldu. Bitmesin istedim. Daha detaylı daha uzun olsaydı kesinlikle hiç sıkılmadan aynı heyecanla okurdum. Zamanda yolcusu zamanda yolculuk yaparken bugünkü cinsiyetsizleştirme, mülkiyetsizleştirme, milliyetsizleştirme (Tek millet/ dünya vatandaşlığı) gibi projelerin sonuçlarıyla karşılaşıyor. Ben okurken bunların fiyasko ile sonuçlandığının anlatılmaya çalışıldığı sonucuna vardım. Bunun haricinde yine konforun insanı nasıl yok ettiği, amaçlarımızın, zorlukların, mücadelenin bizi insan yapan şeyler olduğu aksi takdirde nasıl yavaş yavaş çürüdüğümüzü gözler önüne sermiş yazar. Kitap hakkında spoiler vermeden ancak bu kadar anlatabildim. Kesinlikle okuyun çok güzel bir eser.