Toplam yorum: 3.284.714
Bu ayki yorum: 6.220
E-Dergi
kamenolomov Tarafından Yapılan Yorumlar
Bastırılan dürtüler veya hazlar bilinçdışına itilir fakat kaybolmaz. Günlük hayatta espriler, dil sürçmesi, rüyalar vs ile tekrardan gün yüzüne çıkar. Freud bu kitapta günlük yaşamda basit hatalar olarak nitelendirebileceğimiz bazı durumların altında yatan sebepleri psikanaliz teknikleriyle bulmaya çalışıyor.
Freud, insanın yalnızken eleştirel düşünceyle ve akılcı hareket ettiğini fakat kitle içerisinde içgüdüyle hareket edip entelektüelliğini yitirdiğini öne sürüyor. Kitle içerisindeki bağları ve lidere olan bağı libidinal bağlar üzerinden açıklıyor. Lider kitle için ben-idealine dönüşür dolayısıyla kitle kendi benliğinden vazgeçip libidinal enerjiyi lidere yönlendirir böylece lider şahısta bir "süperego" işlevi görür. Kitlelerde rasyonellik geri planda kalır ve birey "sürünün bir parçası" haline gelir...
Freud'a göre narsisizm insanın doğal bir gelişim evresidir. Kişiliğin gelişiminde faydalıdır. Bu kitapta Freud, libidinal enerjinin dış dünyaya "yatırılması" dolayısıyla aşk, sevgi, ilgi gibi kavramlara veya tam tersi kişinin tüm bu yatırımı kendisine yapmasının ne gibi sonuçlar doğuracağına alışık olmadığımız bir bakış açısıyla yaklaşıyor.
Bu kitapta Freud bilince dair teorisini sunuyor. Zihni kendi ifadesiyle topografik olarak katman katman ele alıyor. Bilinç, bilinç öncesi, bilinç dışı...
Psikanalitik çalışmaları doğrultusunda aralarındaki farkları, çalışma fonksiyonları gibi analizlerini ortaya koyuyor. Haz ilkesi, dürtüler, bastırma, kaygı, nevrozlar, histeri, narsizm, sevgi, nefret ve daha nicelerine kendi teorisiyle yorumlar yapıyor.
Bir şeyi inkar etmeye dair bakışı da gayet ilginç bir bakış açısı...
Kısacası kitabı tavsiye ediyorum...
Sisifos'u mutlu olarak tasarlamak gerekir...
Yaşamın absürtlüğü, anlamsızlığı, bilimin kısırlığı ve ruhu tatmin edememesi, din gibi meselelere değiniyor Albert Camus. İntihar kavramı üzerine odaklanıyor. İnsanın yazgısını bütün manasızlığa, absürtlüğe rağmen kucaklaması gerektiğini söylüyor. Her ne kadar katılmasam da dine yaklaşımı ilginçtir; dindarlığı metafiziksel intihar olarak tanımlıyor, anlamsızlıktan Tanrı'ya kaçış, "sıçrayış" olarak nitelendiriyor. Edebiyatçı ve varoluşçu olması hasebiyle zaman zaman metaforlarla boğabiliyor okuyucuyu, fakat kitap çok derin. Okumaya değer...