Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
Ayşe Gülümser Tarafından Yapılan Yorumlar
Momo kitabı çok ders içerikli bir kitap ve daha çok olgun kişilerin içerisinden çıkaracağı güzel dersler var. Kitapta dumanlı adamlar gelip de insanların zamanlarını kendileri için depoladikları zaman insanlarda artık iyi duygulara yönelip pek bir eser kalmiyor. Herkes asabi, sinirli ve bencil varliklara dönüşüyor. Herkes zamanım yok deyip daha iyisinin peşinde. Burda modern zamanın getirdiği Kapitalizmi görebiliyoruz. Marx'ın yabancılaşma kavramını da gördüğümüz kadar burjuva kesimini de görüyoruz. Aynı zamanda burda Weber'in de prütan ahlakını, Protestan kesimini de görebiliyoruz. Baudrilard'ın da simülasyon çağını ve tüketim toplumunu da görebiliyoruz. Bununla birlikte kitap geleceğimiz için Ritezer'in Mcdonatlaşma kitabından kesimler sunduğu kadar büyülü bir dünayinin büyüsünun nasıl bozulacağı ile ilgili bilgiler de vermektedir. Focault'un Gözetim Toplumu, Orwel'in de 1984, Huxley'in de Cesur Yeni Dünya isimli kitaplara benzer çok mesajlar da içeriyor Momo kitabı.
Rousseau'nun Toplum Sözlesmesi siyaset felsefesi dersi için çok önemli bir kaynaktır. Rousseau kitapta, toplum sözleşmesinin nasıl kurulduğunu açıklayıp insanların ilk başta eşit, özgür olduklarını ama daha sonra güvenlikleri için yaratıklari kurlara boyun eğerek özgürlüklerini bu şekil elde ettiğini anlatıyor. Yani kisaca her şeyin özeti Rousseau'nun şu sözünün özetinde yatıyor: "İnsan özgür doğar ancak her yerden zincirlere vurulmuştur." Buradaki zincirlere vurulma insanların ortaya koydukları kurallara, yasalara boyun eğerek özgürlüklerini bir siyasal otoritenin eline devretmesidir.
Franz Kafka'nın ünlü özdeyişlerinden oluşan bir kitaptır. Farnz Kafka önce sade anlaşılırdır ama sonradan okunmaya devam edildikçe karmaşıklığa doğru bir yol çıkar karşımınıza. Kafka'yı anlamak herkesin harcı değildir.
"Ne diye hep 'ilk günah'tan bahsederiz ısrarla? Cennetten kovuldum diye değil, yaşam ağacı yüzünden, meyvelerini yemeyelim diye."
Bir köpeğin başından geçen olaylarla insanoglu da kendine çok ders payı çıkarabilir. Sakin uysal bir hayvanin zorluklu bir hayata sürüklenmesi ve sonucunda da acımasız ve vahşi bir canlıya dönüşünü anlatiyor. Ve tabi ki buna sebep olan da yine insanlardır. Kitapta da görüldüğü gibi ne ekersen onu biçersin. Hayat bir savaştır. Aciz olanlar da doğada ayıklanmaya mahkumdur. Aynı zamanda bir hayvanla sevgiyi, saygıyı ve mücadeleyi öğreniyoruz. İçindeki potansiyelin keşfiyle de nelerin başarılabileceğini daha iyi kavrayabiliyoruz.
Objektif gözle bakilirsa kitap güzel mesajlar içeriyor.
Yazar, siyaset felsefesi filozoflarından John Locke'un hem görüşlerini hem de kendisiyle çeliştiği noktaları çok başarılı bir şekilde gözler önüne sermiştir. Aynı zamanda yazar, kitapta çok önemli bilgilere de yer yermistir. Kesinlikle okunması için tavsiye edilir.