Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

KY-5796 Tarafından Yapılan Yorumlar

22.05.2001

Neyle uğraştığını tam olarak bilmez; ama mutlaka adını duymuştur Freud'un, insanımız.Psikanalizmin kurucusu Yahudi Sigmund Freud, davranışlarımızı cinsel algılarımızın belirlediğini savunur öz olarak.Her şeyi cinselliğe indirgemek olarak tanımlanmakla birlikte bu, geçmiş deneyimlerimizin bilinç altından bilinçüstüne etki etmesi olarak yorumlanabilir. Bastırılmış duyguların zihinsel faaliyetlerimizi yönlendirmesidir sözü edilen.Eserin, bu tip çalışmalarda bulunan uzmanlara yasak konulmasından hareketle anlattığı temel konu, psikanalizmin amatör düzeyde ne kadar uygulanabilir olduğunun tesbiti.Psikanalizmin NE OLDUĞU/NE OLMADIĞI, yararları, psişik yapıya yaklaşımı, insan doğasına getirdiği köklü çözümler kısaca.
22.05.2001

Türk okuru şiiri de siyasi bulamaç düşüncesiyle savunur, şairleri kendi düşüncelerini bayraklaştırdıkları kadar şair bilir.Bu yanlış ve arkaplandan yoksun felsefe içinde şiirimiz sağ-sol çizgisinde nefes alıp vermeye çalışır.Necip Fazıl'ın karşısına Nazım Hikmet'i koyup rahatlarsınız.Savaş başlamıştır! Ahmet Arif, sağda sanırım, hemen her cezaevi görenin karşısına konur.Çok satan, çok okunan, şiirsellik anlamında çok tüketilen bir eser oluşunu, derin felsefi temelinde aramak yanlış olur.Siyasal savaşımın şiirle sağlanması, bir dönemin artistik, bir o kadar da popülist anlayışıydı. Her gün konuşulan konuların yüksek sesle ve mısralar halinde dile getirilmesinden fazla bir şey sayılmaz Hasretinden Prangalar Eskittim. Hapis hayatına biraz aşk bulaştırın, Ahmet Kaya'nın sarsıcı çığlığına dönen şiir yaparsınız.İşte budur Hasretinden Prangalar Eskittim.
22.05.2001

Antolojiler hazırlayanın beğenisini taşır. Seçilen şiirlerin en kaliteli şiirler olduklarını söylemek söz konusu değil.Sedat Umran, önsözde "...en güzel aşk şiirlerini kendi bakış açımıza göre seçerken..." diyerek bu gerçeği teslim ediyor. Aşk gibi ben'e yönelik ve ben dışına karanlık bir konunun şiirlerinde, yine önsözde belirtildiği gibi "ünlü şairlerin " şiirleri "kendi bakış açımıza" uygun seçilmişse, bunların nasıl olup da iyi şiirler olduğu iddia edilebilir? İyilik neresindedir şiirin? Konunun çoklarınca tercih edilmesi, satışa iyi geliyor mantığına (mı?) dayandırılıyor, bilmeyiz; ancak hazırlaması için yayıncının Sedat Umran'dan bizzat istekte bulunması, bütün iddialara soru işareti takmaktadır.
22.05.2001

Şirlerin melankolisi akşamla başlar desem, okurlarım anında bana sorarlar:Peki senin melankolin nedir? Çünki sen de kitabını akşamla adlandırmıştın. İtirafla evet derim ben melankoliğim. Bir şeye düştüm mü, ya benim olacak o şey ya da ben onun olacağım o şeyin. Sedat Umran, yaşı yetmişi aşmış ve hala evlenmemiş bir şair olduğuna göre, en çok ne'den etkilenmesi gerekir akşama takması için? Dilerseniz, bunun cevabını kitap versin. Akşamın kızıl rengini yer yer kafiye giydirilmiş mısralarda yaşarken, dalın biraz daha içine, içinizden sırılsıklam bir deniz fışkıracak:alacakaranlık...
22.05.2001

Modern dünyanın kendini gerçekleştirme adına bulduğu değerlerin sonuncusu, modernizmin ölümüyle gözler Şark'a yöneldi.Bu, postmodernizmin zaferiydi. Modernizmin bütün verilerine karşı çıkan, bu arada bazılarından yararlanmayı ihmal etmeyen postmodernizm, bana göre moden bir vitrin içinde kağnı,saman...bulundurmak demektir.Modernizmi üreterek tüketen Batı, yeni akımıyla gözleri Şark'a, dolayısıyla Din'e çevirdi.Simyacı, bu çevirmenin ilklerinden biridir.Şark'ın kendisinde olan değerlerin farkında olmadığını,arayışlara giriştiğini,sonunda aradığının kendisinde olduğunu söylüyor öz olarak.
Yeryüzü Din'i oluşturma gibi Amin Maalouf'ta da görülen bütünleştirme çabalarının bir görüntüsü olarak kahramanımız, Müslümanları da anlıyor, Yahudileri de, Budistleri de.
Çeviri kusuru demeye dilim varmıyor, çünkü bilmiyor olamaz Eray Canberk.(Onun çevirisinden okumuştum.) Bazı adamlar, günün belli saatlerinde birtakım direklerin üstüne çıkarak türkü çığırıyorlar!Safdil bir Berberi'ye de sorsanız ezandan başka bir şey değildir bu.
Tüm bilgelerin anlatımında rastlanan sadelik içinde derin söyleyiş, Simyacı'nın en belirgin özelliği.Kişisel menkıbe,bana hiç olmaz gelmedi.Herkesin bir masalı olmasını savunan İsmet Özel'de çok önce duyduğumuz bir kavram.Yaşayan, bir maceraya atılan herkesin kendince bir masalı vardır ve ömrünce bunu gerçekleştirmeye çalışır kişi.Daha doğrusu çalışmalı.Yaşadığının farkında olan insanı üretmeye davet!