Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570
E-Dergi
KY-5796 Tarafından Yapılan Yorumlar
Endülüs Müslümanları arasında yetişen en iyi düşünceye sahip İbn-i Arabi, Fransız düşünürü Verlain'in, "Müslümanlar tarih boyunca bir düşünür yetiştirdi; onu da kendilerinden saymadılar." değerlendirmesiyle ülkemizdeki kanaati en iyi yansıtan dev ismidir kültürümüzün.Tasavvuf çevrelerinin Şeyh-i Ekber (En Büyük Şeyh)i değiştirerek Şeyh-i Ekfer (En Kafir Şeyh) yaptıkları bir harika düşünür...Nedense anlaşılamamıştır.Vahdet-i Vücud felsefesini tasavvufa kazandıran odur.Tavır olarak sert olmasıyla anlaşılamama derinliğine düşmesi, tasavvufta sertliğin olmasına imkan tanımamakta gizli.Fakat Granada Müslümanlarının Kastilyalılarca evlerinden yurtlarından edildikleri, gelenlerce Hıristiyanlaştırılmaya zorlandıkları düşünülürse, onlardan olan Arabi'nin tavizsiz olmasının temeli kavranabilir.
Onu, tasavvufi görüşlerini,İslami felsefenin ne olduğunu anlatan kitabında bulmak mümkün.
Benim gibi bir Karadenizli'nin anlayabileceği yeşil ve onun peşinde harcanan bir ömür...Annem, kardeşlerim ve zavallı (dikkat,aşağılama değil!) insanlarımın çektiklerini bu kitabı okumadan eleştirenler asla ve asla anlayamaz.Okuyanlar veya insanımı duyanlarsa biraz hak verebilirler. Zihni Derin kimdir; çay,Çin'den mi gelmiştir; yılda kaç sürgün toplanır; kimler toplar ve nerelere satarlar; kontenjan denen bir belayla nasıl boğuşulur...? Evlenerek kurtulmayı uman kızlarımızın düşleri, çay tarlalarının neresinde kalmıştır? Karadeniz'de yaz mevsimini hiçbir şekil ve anlamda dinlenme mevsimi olarak anlamayan bizleri ( ama beni değil) anlamak isteyenler, bu çilekeş insanların yaşadık sandıkları hayatları kıyısından tanımak isteyenler, lütfen okuyun!
Timaş romancıları arasında sanat seviyesi yüksek birkaç romancıdan olan Şerif Benekçi, üniversite yıllarımızın heyecan verici bir eserine imza atmıştı: Bir Şafak Yürüyüşü. Fokur fokur kalplerimizle yürüyüşe çıkmıştık ve rehber kitaplar arıyorduk.Verdi bize. Doyurdu bizi. En fenası da:açmazlarımızı, sıkıntılarımızı o gösteriyordu bize.
Batı edebiyatlarında üzerinde durulan başlıca sanat yaklaşımlarındn biri olan üslup incelemesi bizim edebiyatımızda, sanırım, anlatımıyla, nerde başlayıp nerde bittiği ve ne anlattığı belli olmayan konu başlıklarıyla, kısaca çeviri izlenimi veren bu kitapla temsil edilmektedir.Telif olduğunu dair en yetersiz örnekse, yabancı örneklerin yanına sıkıştırılmış birkaç yerli örnek.
Antolojilerin kaderinde beğenilmemek vardır.Hazırlayıcısının dar anlayışını taşımasının yanında önyargıların veya tavır alışlarının da etkisi vardır antolojilerde.Fakat bu serinin bilhassa bu kitabı için başkasına hazırlatılıp kendi adını atmaktan iddia ile söz edeceğim.Sadece üslubunu buna delil gösterebilirim kendi içinden bakarak.Başka şeylerine gerek varsa(?) Şiirlere ve şairlere dair bilgilendirmede üslup sahibinin yorumlarını sağlam buluyorum.