Toplam yorum: 3.285.048
Bu ayki yorum: 6.574
E-Dergi
KY-5796 Tarafından Yapılan Yorumlar
Sosyolog Ömer Çaha'yı yakından tanıyan şahsiyet olarak diyebilirim ki, yazdıklarında, yaşadıklarında taraf tutmazken bile taraf tutucu olmamak taraflı bir düşüncesi yoktur.Realitesi kendini sağlam görmek anlamındadır.Ülkemizin dört siyasetini (bunları İslamcılık, Batıcılık, Milliyetçilik ve Solculuk olarak Tanzimat'tan bu yana ZATEN DÜŞÜNMEKTESİNİZ!Fakat lütfen sınırlamadan bakmayı deneyenlerden olun!) İçinde yaşadığınız, tanık olduğunuz onca olguya rağmen,Çaha'yı okuyunca, bunlar da var mı, şaşkınlığına düşüyorsunuz.Anlattığı görüşü okurken, eleştirisini yaptığı noktanın taraftarı olsanız da, hak vermeden edemiyorsunuz.Bir okuma yöntemi olarak kitabın tamamını okumanızı önermek düşer bana.Çünkü Çaha'yı, eleştirisini yaptığı görüşten sanmanız tehlikesi var!
31 Mart yahut Sultan Abdülhamid'in tahttan indirilmesi...Memleketi kurtarma bahanesiyle memleketin nimetlerinden fayladalanmanın nefsani hesabını yapan İttihat ve
Terakkicilerin oyunları...Hala sızlayan vicdanlar...Bu atmosferi yansıtırken, kendisini aşkı anlatmada cinsel tasvir ve aktiviteyi ihmal etmeyen Ahmet Altan,vicdanımı sızlatan satırları da ihmal etmemiş.Hem neden benim vicdanım bundan rahatsız oldu ki? Ben düzenlemedim ona o kumpası, ben girmedim romanda anlatılan "iki" kişinin arasına.Benden de çalınan bir şeyler yoktu kadının yüreğinde.Altan'dan itirafa yaklaştığı bir gerçeği daha açıkça anlatmasını beklerdim: Bu aşkı, kopuşun dilinde ağlatmayı denedi de kopuşun aşka olan oyunlarına neden yer vermedi? Bu yürek sızlatan, tarihten başka kaldırıcı güç bulunmayan bu sırrı biraz daha ele verseydi keşke!
Bana Sultan Fatih'in ölümü üzerine azgınlıklarının doruğuna ulaşan, Cem Sultan'ın zehirlenmesinde başrol oynayan Rodos şövalyelerini hatırlatır şövalye romanları. Zannedildiği gibi erdemin parıldayan kılıçları olarak gelmez bana şövalyeler."Sonunda şövalye Sparhawk, kraliçesi Ehlana'yı hayata döndürecek tek şeyi, büyülü mücevher Bhelliom'u ele geçirmeyi başarır" şeklinde bir konusu var ve bu beni sevindirmez. Bizim masallarımızda Keloğlan bile bu kadar hamasi hareket tarzı sergileyebilir.Bunun için sınavdan geçmeye, soylu ve erdemli olmaya gerek yoktur.Şövalyelerin, tarihte gördüğümüz yegane işi sevgililerini ölümden kurtarma olgusu etrafında düğümlenmiş gibi gelir size.Karakterin doruğunda gösterildiği şövalyeler, bize anlatıldığı kadar karakter sahibi gelmedi bana.Aldatıcı bir süs var karakterlerde.Uçarı ve yalancı.Arkasına takılacağınız tipler yaratılmak istenmiş; fakat sizi ne ile aldattıklarının farkına varamazsanız, numarayı yutuyorsunuz! Eseri, en iyimser gözle okursanız, bu eser fantazi süsü olarak kalır sizde.
Akıllı olduğunu söyleyemediğim, siyasetçi tarafını ise baskı altındaki kişiliğine verdiğim Hitler, kendisini anlatırken satır aralarında söylediklerimi doğruluyordu Kavgam'da.Hiçbir zaman Yahudilere yaptıklarını haklı gösteremeyen Hitler, Yahudilere,Alman milliyetçiliği adına zulm etmiş değildir.Yahudi adına bir devlet kurulmasına maşa olmuş bir zayıf, bir oyuncak karakterdir.Onu daha iyi anlatan kitap olduğunu söyleyebilirim Altındal'ın eserinin.Hitler psikolojisini ortaya koyarken araştırmacı kişiliğini kullanmaktan korkmadığını hissediyorum Altındal'ın.Yetişmesi, ailesi, çevresi bu eserde daha iyi konmuş ortaya. Ne var ki zaman zaman şunu da söyleyecek (mi?) dediğiniz yerlerde birden çark etmesi, en azından susması düşündürüyor. Biraz yayıcının etkisinde kalınmış [veya hani o şeylerin(!)]kuşkusuyla okuyorsunuz.
İsrail ve Yahudiliğin gizli silahı MOSSAD,herkesin sevebileceği olgu değildir.Siyonizmin meşru aleti...CIA,KGB,FBI gibi benzerlerinden daha acımasız gelen (neden, Yahudi oluşu mu dersiniz?) MOSSAD, sanırım tarafsız bir anlatıcı elinde söylediğimi haklı çıkarabilirdi. Gordon Thomas'ı tanımıyorum. Neden daha realist anlatmadığını anlamam da zorlaşıyor bu yüzden.Fakat gizli, gizemli ve kanlı örgütler, kendilerini araştıran meraklıların yaşama şanslarını almışlardır ellerinden her zaman.Bundan kaçınmak için olması muhtemeldir,diye düşünüyorum.