Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
KY-5796 Tarafından Yapılan Yorumlar
İnsanın sanatkar olması illa da yazı yazmasıyla mümkün bir durum değildir. Hangi meslek dalıyla ilgili olursa olsun mesleğini, incelikli alanlarına taşıyan herkes sanatkardır. Franko'nun insanlığı oyalayıp düşünen beyinler üretmesine engel olamak amacıyla uygulamaya koyduğu "üç f" formülünden birini dünya çapında sanata döndüreceğini bundan birkaç yıl önce söyleselerdi kimse inanmazdı. Fatih Terim, bir ülkeyi fethetmenin artık topla tüfekle olmadığını hepimize ispatlamıştır.Teşekkürler kendisine...
Hakkında en çok beğeni ile en çok nefret ifadesi taşıyan değerlendirmeler yapılan Özal, bir dönem Türk siyasetinde başbakan rolü oynamakla kalmamış bir siyaset adamıdır. Üstlendiği görevi, sıradan bir başbakan olarak sürdümüş olsaydı, bügün onu anan şöyle dursun, hakkında kitap yazan bulunmazdı. Mehmet Barlas, onu tarihsel gerçekliği içinde değerlendirecek bir kalemdir.Özal'a biraz taraf tutarak yaklaşsa da, sevdiği yanlarını abartmış olabilir ancak.Olmayan özelliklerini varmış gibi göstermesi aklıma gelmez. Eserin röportaj olması her ne kadar yorum imkanını elinden alsa da, bu türü iyi bilenler anlayacaklardır ki, dileseydi söylediklerini istediği gibi çarpıtabilirdi. Ama öyle yapmayacak bir kişiliktir Barlas. Özal, anlaşılması ve haklılığı bugünün psikolojisi içinde verilmesi gerekli siyaset ve devrim insanıdır.
Düşünen öldürülür, yargılayan öldürülür, yaşamak isteyen öldürülür de şairler neden öldürülür? En sıradan insanlar onlardır, desem kızılmasın! Bunu bir şairin söylediğine verilsin. Hakikaten şairin çekilmez neyi vardır? O kadar kendi halinde, o kadar aykırı ki kuralcı yaşama, bu insanın neyi tehlikeli bulunur? Derisi yüzülenler onlar; boğdurulanlar onlar; kurşuna dizilenler, peşine casus takılarak ölümden beter edilenler onlar... Bu kitapta hepsi var. Biri okusun ve bana desin ki, haklılık payı var! Hazırım öldürülmeye...
Düşünen insanlara yaşatılan ölümcül denemelerin bilinen en eskisi, sanırım, Socrates'a baldıran içirilmesi. İlerleyen çağların değişen tek yanı, bilgiyi devlet eliyle vermek isteyen anlayışların, verdikleri bilgiyle düşünen kafalar oluştuğunda, onları ortadan kaldırma çelişkileri. Buna daha güzel bir isim verilemezdi: enformatik cehalet. Şimdi okumak için kampanyalar düzenleyen, aforizmalar bulan devletin gelin de inanın samimiyetine. Üniversitede elimizden düşürmezdik bu kitabı. Hala okunuyor, yeni baskıları yapılıyor olması ne kadar vahim: Demek ki, bu tür cehalet yürürlükte hala! Yani hala kazıklanıyoruz oku diyenlerce!
En karışık ilşkiler, en yalancı anlatımlar ve en inanılmaz doğrulaştırılmışlıklar:yakın tarih. Hurafe ile bağlantısı da çok yerinde kurulabilecek inançlaştırılmışlıklar... Bu kadar güzel bir bağdaştırmayla ele alınan bir kitapta, zengin tarih-dışılıklar bulunuyor. Ali Paşa'nın cenaze namazındaki trajedi gibi, yakın tarihimizin yaklaşmakta olan ayak seslerini, bu gibi kitaplar vermektedir.