Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
Hilal ÇAKICI Tarafından Yapılan Yorumlar
Kitap boyunca Yozo’nun yaşadığı iç çatışmalar, toplum içinde kendine yer bulamaması, mutsuzluğunu gizlemek için kullandığı “neşeli maske” oldukça çarpıcı bir şekilde sunuluyor. Yazar, dramatik duyguları abartmadan, sade bir anlatımla derin bir etki yaratmayı başarıyor. Bu yönüyle eser, kısa olmasına rağmen uzun süre insanın zihninde yer ediyor.
Sabahattin Ali’nin dili yine akıcı, sade ve anlaşılır. Ancak sadeliğin altında derin bir ironi ve toplumsal bilinç yatıyor. Bu yönüyle kitap, özellikle toplum üzerine düşünmeyi seven okurlara çok şey söyler.
Kısacası, Sırça Köşk kısa sürede okunabilen ama etkisi uzun süre zihinde kalan, zamanının ötesinde bir eleştiri metni. Hem edebi hem düşünsel açıdan değerli bir eser.
Roman bittiğinde kalbimde hafif bir sızı kaldı.
Ne acıdan tamamen yıktı,
ne mutluluktan içimi ısıttı.
Sanki bir pencere aralık kalmış, hafif bir rüzgar içeri süzülmüş gibi.
İnsanın içine sessiz bir “keşke” yerleştiren bir eser.
Bu kitap, Osmanlı tarihine uzaktan bakan ve çoğu zaman kulaktan dolma bilgilerle konuşan bizlere “anlamaya çalış” diyen bir rehber gibi.
Kitap boyunca fark ettiğimiz en önemli şey şu:
Osmanlı, sadece “padişahlar ve savaşlar tarihi” değil.
Bir şehir kurma, bir devlet aklı geliştirme, bir medeniyet dokusu örme hikâyesi.
William Golding bu romanda “insan doğası iyidir” diyen bütün romantik düşüncelerin üstüne bir bardak soğuk su döker. Adada mahsur kalan çocukların hikayesi gibi görünür, ama aslında medeniyetle barbarlık arasındaki incecik çizgiyi anlatır.