Toplam yorum: 3.285.374
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
Zümrüd-ü Ankaa Tarafından Yapılan Yorumlar
Kurgusu, işlediği değerler, mizah yapısı, çizimleriyle çocuklar için hazırlanmış harika bir seri. 0-6 yaş karakterin büyük oranda şekillendiği yaş aralığı. O nedenle bu yaş grubuna kitap seçerken bir taşla birden fazla kuş vurmak isteyen ebeveyn ve öğretmenler bu seti mutlaka edinmeli :) Seride renkli kurgularla işlenen beş muhteşem kelime var. Bu kelimeler insanın ömrü boyunca kullanacağı, kullandığı takdirde hem bakış açısını hem kaderini güzelleştiren; inancını, Allah ile bağını sağlamlaştıran kelimeler. Yazar diğer kitaplarında da olduğu gibi bu kitaplarda da çocuklara tefekkür etmeyi öğretiyor. Bunu çok tatlı, çok nahif bir şekilde yapıyor. Çocuklarının ya da öğrencilerinin diline bismillah, inşaallah, maşaallah, sübhanallah, elhamdülillah kelimelerinin yerleşmesini isteyen kişilere bu seriyi öneririm. Yetişkin hâlim bile bu tatlı hikâyeler sayesinde günlük hayatta çokça kullandığımız adeta ülfet peyda eden bu kelimelere tekrar farkındalıkla bakmamı sağladı. Emeğinize sağlık :)
Kurgusu, çizimleri, söz varlığıyla çok tatlı bir çocuk kitabı. Kötü kalpli büyük kurt, iyi kalpli küçük tavşan var… Her kötü hayatı boyunca bir kez de olsa doğru bir cümle kurmuştur. Kötü kalpli kurdun o doğru cümlesi şu olabilir konudan bağımsız: “Çalışmayandan ya tavşan ezmesi olur ya da tavşan yahni!” Kitaptaki şu diyaloğa ise bayıldım: “ ‘Ama bu haksızlık!’ dedi iyi kalpli küçük tavşan. ‘Hayat böyle. Başka çare yok!’ dedi diğerleri.” Hayatın acı gerçeklerini çocuklara tatlı tatlı anlatan kitapları seviyorum. Kitapta başa gelen olumsuzluklarda umutsuzluğa kapılmadan mücadele edilirse başarılı olunacağı işlenmiş. Bu yönüyle çok güzel. Ama tavşanın kurttan intikamını kısasa kısas şeklinde değil de daha farklı ve güzel bir şekilde almasını isterdim. Hatta intikam alma olayına bile girmemeliydi. “Zarar vermeden” kurtulup kurda da güzel olanı öğretebilirdi. Elbette bu yoruma açık bir mevzu. Okuyan ebeveyn bu kısmı kendi yorumlarıyla düzenleyebilir. Hikâyeyi genel olarak beğendim :)
Çoğu çocuk kitabı gibi bu kitapta da yetişkinler kendinden birçok şey bulacaklardır. Kitabın bence en öne çıkan yönü, okuyanların hayal gücünü kesinlikle çok fazla besleyecek olması. Okurken çoğu yerde “Çocuk hâlim bu hayali çok severdi” dedim. Hoş yetişkin hâlim de çok sevdi, çoğu yerde gülümsedim :) Yazarın dili kullanma becerisi muazzam. Bu kitaptan sonra Roald Dahl’ın tüm kitaplarını okuma kararı aldım. Karakterlerin resmedilişleri, hâlleri, tavırları, tepkileri o kadar gerçekçi ki sanki gerçek hayatta Charlie ve ailesi yaşıyor gibi. Kitabın kurgusu ise bir çocuk için dünyanın en güzel yerinde geçiyor; bir çikolata fabrikasında! Koskocaman fabrikada lezzetli çeşit çeşit çikolatalar, şekerlemeler, sakızlar, soğuk günler için sıcak dondurmalar; kitabın tadına tat katmış :) Kitabın belli bölümlerine serpiştirilmiş olan dizeleri de ayrıca sevdim. Onlardan biri: “Bu dünyada kim biliyor ki/ Kimin nereye gittiğini!/ Kim nereye kürek çeker/ Irmak nereye akar gider!” Harika bir kitap!
Bir eğitimci ve psikolojiye ilgi duyan biri olarak bu kitabın ismi dikkatimi çekmişti, satın alıp bir günde bitirdim. Kitaptaki satırların yarısının altını çizmişimdir :) Kitabın adına bakınca kitabın yalnızca ebeveyn veya öğretmenlere hitap ettiğini düşünebilirsiniz ama kitabı okuduğunuzda yediden yetmişe herkese hitap ettiğini göreceksiniz. O nedenle bu kitabı hem çocuğuyla/öğrencileriyle arasındaki ilişkiyi onarmak hem de içindeki yaralı çocuğun yaralarını sarmak isteyen her yetişkin okumalı. Yazar içerikte Piaget, Erikson, Vygotsky, Bowly gibi birçok kuramcının kuramından, Efendimiz’in (sav) hayatından, terapi seanslarındaki deneyimlerinden, kendi aile yaşamından örnekler vererek konuları somutlaştırmış. Çok akıcı ve anlaşılır bir dil kullanmış, bu da kitabın bir solukta okunmasını sağlıyor. Bu kitabı bitirdiğinizde iletişim hâlinde olduğunuz çocuklara, gençlere, henüz yetişkin olamamış kişilere karşı daha anlayışlı ve şefkatli olacaksınız çünkü onları “gerçekten” anlayacaksınız.
İnsanları “güzel” ve “hakkını vererek” dinlemenin harika sonuçlar doğurduğunu anlatan; zamanın çok değerli bir hazine olduğunu hatırlatan her yaştan okuyucunun kendine dersler çıkaracağı bir roman. Kitapta insanların hırslarına kapılıp mutluluklarını kendi elleriyle baltalamaları işleniyor. Ayrıca duman adam metaforu var. Bu adamlar insanları kandıran ve zamanlarını çalan kişiler. Ben kitabın başlıklarına da hayran kaldım. Mesela: “Çok Kişiye Anlatılan Öyküler ve Bir Kişiye Anlatılan Öyküler”, “İyiler Toplamadı ama Kötüler Toplandı”, “Korku Büyük ama Cesaret Daha Büyük”, “Yeniliklerin Başlangıcı Olan Bir Son”. Kitapta altını çizdiğim onlarca cümle oldu. Onlardan bazıları: “Oysa zaman yaşamın kendisiydi. Ve yaşamın yeri yürekti. İnsanlar zamandan tasarruf ettikçe zaman azalıyordu.” (Bu cümleler kitabın temel düşüncesi olabilir.) “Şimdiki zaman olmazsa ne geçmiş olur ne de gelecek” “Sana şunu söyleyeyim Momo, hayatta en tehlikeli şey, gerçekleşmiş hayallerdir.” Özetle muhakkak okuyun :)