Toplam yorum: 3.284.947
Bu ayki yorum: 6.453

E-Dergi

Ali Fuat Bilkan Tarafından Yapılan Yorumlar

02.07.2002

HARRY POTTER ÇILGINLIĞI


Son yıllarda çocuklara yönelik film, kitap ve hatta oyuncaklarda şiddet içerikli görüntü ve unsurlar ön plana çıkarılmıştır. Eğitim kurumlarında, televizyonlardaki tartışma programlarında, haber bültenlerinde şiddeti ruhun derinliklerine yerleştiren ve paradigma olarak “öteki”ni, “düşman” kabul eden bir anlayış hızla yayılmış ve artık kanıksanmıştır.

Şiddetle birlikte, hiçbir temele dayanmayan hayal ürünü “yapma mitolojiler”e dayanan roman ve filmler de revaç kazandı. Böylece çocuklar, artık “gölgelerin gücü adına” hareket edip “güç bende artık” demeye başladılar. Henüz okuma yazma bilmeyen çocuklar bile Pokemon ile yatıp kalkar oldular. 3 ila 13 yaş arası çocuklar, güzel sözleri, şiirleri, duâları değil, pokemon kahramanlarını ezberlemeye başladı. Ezbere karşı çıkan eğitim kurumlarında, teneffüslerde Digimon kartları alışverişi yaygınlaştı. Milli kahramanlarını, devlet büyüklerini, yazar, şair ve sanatçılarını tanımayan, isimlerini bilmeyen Türk çocukları pokemon kahramanlarını bir çırpıda ezberleyip söyleme yarışına girdiler. “Bulbasaur, Ivysaur, Venusaur, Charmander, Charmelon, Charizard, Squirtle, Wartortle, Blastoise, Caterpie, Metapod, Butterfree, Weedle, Kakuna, Beedrill, Pidgey, Pidgeotto, Pidgeot, Rattata, Pikachu, Golduck, Alakazam, Mewtwo, Drowzee..... Ve daha nice yabancı, garip, ucube varlık...

Bu türdeki eserler de genellikle vahşeti çağrıştıran isimler taşımaktadır : Dracula’nın Konuğu, Frankeştay’nın Laneti, Ölüm Şatosu, Çığlık.....vb.

Yeryüzü, gökyüzü krallığı derken, bir de yeraltı hükümranlığı elde edildi. “Karanlıklar Efendisi”, “Yüzüklerin Efendisi”, “Göklerin Efendisi”, şiddet, nefret ve korku yayarak güzelim çocukluk rüyalarını zehirlediler. Çok tanrılı ve çok güç odaklı bir evrende korku ve endişeye kapılan genç beyinler, böylece vahşet boyutlu bir “gizli kişilik” kazanarak aramızda dolaşır oldular.

Hayatın güzelliklerinden, tabiat sevgisinden, temiz duygulardan mahrum bırakılan çocukların ellerinden bırakamadıkları Harry Potter kitaplarından bir paragraf okumaya ne dersiniz :
“Gölgeden, buhardan başka bir şey değilim... Ancak bir başkasının bedenini paylaşırsam bir biçim alabiliyorum... ama beni yüreklerine, kafalarına almak isteyenler olmuştur hep... Tek boynuzlu kanı şu son birkaç hafta güç sağladı bana... bana bağlı Quirell’ın Orman’da benim için kan içtiğini gördün... Yaşam İksiri’ni elime geçirince kendi bedenimi de yaratabileceğim... Şimdi... cebindeki Taş’ı ver bakalım!” (Harry Potter ve Felsefe Taşı, s. 335)

Gizemli, karanlık mekânlar, vahşi ve korkunç tasvirler, tüyler ürpertici imajlar ve hayaller (belki de hayaletler demek lazım), tabiatüstü varlıklar ve olağanüstü durumlar, “yeni bir inanç” telkininde kullanılan ana malzemelerdir. Bu inanç, semavî dinlerden farklı olarak, tabiri uygunsa “Tanrısız bir mistisizm” niteliği taşımaktadır. Devlerin, cadıların, cinlerin, ifritlerin, korkunç yaratıkların kahramanlar olarak yer aldığı “Allah’a imandan yoksun mistisizm”, gücünü “korku”, “büyü” ve “dehşet hissi uyandıran” ifadelerden almaktadır.

Ancak bu tür eserlerin verdiği zarar, sadece bununla kalmamaktadır. Günümüzde gençler arasında yaygınlaşan “satanizm” gibi sapık inançlara ve korkunun, tedirginliğin yarattığı depresyonlara, ruh hastalıklarına kadar varan zararları var bu tür anlatımların.
Teşekkürler Ahmet Ertuğrul...