Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
denyel Tarafından Yapılan Yorumlar
Samed Behrengi'nin yazmış olduğu bu kitap yani "Küçük Kara Balık" adlı bu kitabı ilk okuduğumda çok mutlu oldum sonra üç kere daha okudum. Çünkü hikâyesi çok güzel ve çok güzel mesajları var. Bu kitabı herkes mutlaka okumalıdır.
Gülten Dayıoğlu'nun yazmış olduğu "Ölümsüz Ece" adlı bu kitapta birçok bilginden bahsedilmiş. Bir çok bilgiyi tek bir kitaba sığdırmak çok akıllıca bir fikir. Hem Ölümsüz Ece'nin hikâyesini hem de bayan kazıbilimciyi anlatmak çok iyi bir fikir.
Harriet Beecher Stowe ' un niçin kitabın adına " Tom Amca ' nın Kulübesi " adını verdiğini çok merak ettim . İnsanlara niçin eziyet ettiklerini çok merak ediyorum . İnsanları aç bırakınca güçsüz düşüyorlar ve işlerini yapamıyorlar , evlenemeyince mutlu olamıyorlar . Hem insan bir mal gibi satılamaz . İnsanlar hayvan , kolye , bilezik , yiyecek vb. bir çok şeyi satabilirler. Ama bir insanı asla satamazlar. İnsanları köle olarak değil de işçi olarak günümüzdeki gibi eşit haklara sahip olarak ve onlara para vererek çalıştırsalar daha iyi olmaz mıydı??? Onlar da evlenebilir , gezebilir ve yemek yiyebilir olsalardı daha güzel olmaz mıydı. Bir anneyi yavrusundan ve bir babayı ailesinden ayırmak hiç de güzel bir davranış şekli değildir. Her insanın eşit hakları vardır. Tom Amca'yı kırbaçlayarak ona eziyet etmeye hiç bir insanın hakkı yoktur. Günümüzde böyle konular için yasalar vardır. Ama niçin geçmişte böyle yasaların yada kuralların olmadığını çok merak ediyorum...
Gepetto usta o konuşan tahtayı nerden bulmuş? Çok merak ettim. Pinokyo'yu yapmak çok iyi bir fikirdi. Pinokyo'nun çok yaramaz bir kukla olduğunu bile bile ona bakması beni çok şaşırttı. Çünkü; o kadar yaramazdı ki yaptıklarına dayanılamazdı. Okula gidip ders çalışmak ve öğrenmek yerine haylazlık yapıp oyun oynuyordu. Yalan söyleyince burnunun uzaması güzel bir özellik gerçek olsa çok güzel olurdu. Bir düşünsenize! Kim yalan söylerse söylesin bunu saklayamıyor. Ama bunun gerçek olması imkansız. Peri Pinokya'ya çok şans vermeseydi Pinokyo insan olamazdı...
"Sadako ve Kağıttan Bin Turna Kuşu" adlı kitabı okurken çok duygulandım Sadako'nun yaşam çoşkusu ve umudu beni çok çok duygulandırdı. Çok hızlı koştuğu için yarışa yedek oyuncu olarak katılmıştı. Öyle hızlı koştu ki Bambu sınıfı kazandı. O anda Sadako'yu kendime benzettim. Sadako'nun büyükannesi Oba atam bombası sebebiyle ölmüştü. Sadako atom bombasının yaymış olduğu radyasyondan etkilendi. O zamanlar iki yaşındaydı. On yıl sonra yani on iki yaşına gelince lösemiye yani kan kanserine yakalandı. O anda ben ağlamaya başladım bu kitabın gerçek olduğuna inanamadım. Sadako altı yüz otuz dördüncü turnada kalmıştı. İçimden bin turna yapmak ve turnaları hasta olan bir yakınıma vermek geldi....