Toplam yorum: 3.284.610
Bu ayki yorum: 6.116
E-Dergi
Fazli Usta Tarafından Yapılan Yorumlar
Öncelikle Rahmetli Sakıp Sabancı'nın ülkemiz açısından ne kadar önemli bir şahsiyet olduğunu belirtmek isterim.Buna rağmen her aklına esenin kitap yazması ise bana göre söz konusu meşgaleyi entelektüel bir uğraş olmaktan ziyadesiyle taşırmaktadır.Herşeyden önce,yapısal bozulma sorununu yoğun olarak yaşayan dilimizin,eğitimsiz kalemler tarafından istemeyerek olsa bile yozlaştırılmasına karşıyım.Her önüne gelenin kaleme sarılıp hayatını yazması ise son zamanlarda oldukça moda oldu.Burada Sakıp Sabancı'nın herhangi bir insan olmadığının bende net bir şekilde farkındayım fakat,o kadar çok buna benzer hikayeler,bilinçsizce kaleme alındı ki,zaten okuma alışkanlıkları üst seviyede olmayan insanlarımızın sapla samanı ayırmak noktasında ciddi sorunlar yaşaması ve bu doğrultuda Sakıp Bey gibi şahıslara hiç hak etmedikleri duygular beslemeleri endişesini yoğun olarak yaşıyorum.Bence bırakalım-yazılacak olan bizim hayatımız dahi olsa-yazma işini işi yazmak olan insanlar yapsın,bu sayede hem dilimizi yapısal bozulmalara karşı koruyalım,hem de yazarlarımıza toplumda hak ettikleri yeri verme noktasında bir adım atalım.
oktay sinanoğlu nun kitabında aslında çok fazla eleştirilecek bir nokta mevcut değil zira hocamız sorunları tespit noktasında tam bir isabet kaydetmiştir.Kitabı okuyan herkeste genelde bahsedilen durumların bilindiği yönünde bir izlenim uyanmaktadır,aslında biraz düşünen herkesin yakalayabileceği noktalar gibi görünen olayların iç yüzünü açıkça ortaya koyan sayın sinanoğlu bence üzerine düşen sorumluluğu ziyaoesiyle yerine getirmiştir,şimdi sıra bu kitabın okurlarındadır,herkes sayın sinanoğlunun onda biri kadar mücadele verse küresel kraliyetçilerin bu gün dünyada adı bile kalmazdı diye düşünüyorum ve sayın hocamıza yaptıklarından dolayı teşekkür ediyorum
oktay sinanaoğlu çok beğendiğim bir akademisyendir,değerlerimize sahip çıkmasıda ülkemizin aydın profili göz önüne alındığında oldukça takdire şayan bir durumdur lakin küreselleşme gibi kavramları bir abd dayatması olarak algılaması bana göre saygıdeğer hocamızın bir noktada indirgemecilik tuzağına düştüğüne işaret etmektedir.Sayın hocam kültürel süreçllerin akışkanlığı konusunda sanırım bizden çok daha fazla malumatra sahiptir,olayın ekonomik boyutunu ise söylemeye bile gerek yok ...içine kapalı ekonomilerin ne halde olduklarını bugün hepimiz biliyoruz.bütün bunlara rağmen özellikle küreselleşmeden bir dayatma olarak bahsedilmesi bana biraz duygusal bir yorum gibi geldi.küreselleşme gibi topyekün akımlara karşı bilinçsizce savunma mekanizmaları üretmenini sürrealist bir yaklaşım olduğu kanaatindeyim.bunun yerine akılcı bir adaptaston politikasının izlenmesinin hem toplumsal hem de ekonomik olarak ulusal menfaatlerimiz açısından daha yararlı olacağı kanaatini taşımaktayım.son olarak şunu belirtmek istiyorum,küreselleşme gibi topyekün akımlar karşısında bir taraf olmayanların bertaraf oldukları hepimizin bildiği tarihsel bir gerçektir