Toplam yorum: 3.285.048
Bu ayki yorum: 6.574

E-Dergi

Okuyucu1980 Tarafından Yapılan Yorumlar

28.07.2002

Korku, insan zihninin dış dünyaya bir tepkisidir. Dış dünyadan öğrendiklerimize (başkaları tarafından öğretilenler, kendi deneyimlerimiz ve bunların sonuçlarıyla birlikte insanın kendi zihinsel faliyetini ekleyerek meydana getirdiği çıkarımlar) göre göre zihnimiz çeşitli tepkiler verir. Bunlar istek, üzüntü, korku ... v.s.
Ama şunu kesinlikle unutmamak lazım: "Madde olmadan düşünce varolamaz." Mesela, beyin olmadan düşünebilir miydik? veya masa olmadan masa hakkında düşünebilir miydik? Algıladığımız dünya olmadan zihin neyi düşünecek? Ve bizim isteklerimiz, korkularımız, üzüntülerimiz, sinirimiz hep (madde temelli) düşüncemizin ürünüdür. Düşünsenize ayının nasıl bir hayvan olduğunu bilmeden ayıdan korkabilir miyiz? veya araba diye bir araç olup olmadığını bilmeden, onun hakkında düşünebilir veya onu isteyebilir miyiz? yani istek, korku ... v.s 'nin temeli madde ve onun zihnimizdeki yansısı olan düşüncedir.
İşte Krishnamurti burada tamamen dünyadan kopuyor! Bütün düşünce faliyetini(istek, arzu, üzüntü, sevinç, korku, bencillik ... v.s) düşünceden bağımsız yapmayı öne sürüyor!
Biz neyi, niçin istediğimizi nasıl anlarız?: Kendi kendimize sorular sorarız, yani düşünürüz.Neyle düşünürüz?: Belleğimizi kullanarak, yaşadığımız süre boyunca öğrendiklerimizi kullanarak. Krishnamurti korkuya, isteğe düşünce olmadan ve dolaysız olarak madde dışı bir şeyle bakmayı öğütlüyor. (Krishna gözümüzün önünde bulutlara kadar çıktı bile) Krishna abi nedir bu maddeden bağımsız şey, kaynağı nedir, (maddenin varlığını temel alarak maddeyi inceleyen bilimde tabi ki böyle bir olgu beklemiyoruz ama yine de mantıklı bir yan arıyoruz). İşte bizi mistisizme, bilinmezciliğe götüren şey! Bu soruya cevabı biz vercez: Böyle bir şey yok yada doğa üstü bir güç tarafından (mesela uzaylılar) biz insanlara verilmiş.
Krishnamurti kendini kurtarmak için çok güzel bir yol bulmuş hakikaten."Bunu anlamak için uğraşırsanız asla anlayamazsınız". Valla bence uğraşsakta, uğraşmasakta panalleri kimler tarafından desteklendiği belli olan piskopos Krishnamurtiyi anlayamayacağız..
26.07.2002

Marx'ın Almanya'da 'Yeni Ren Gazetesi' başredaktörlüğünü yaptığı ve kendi felsefesini geliştirmeye başladığı dönemde yazdığı el yazmaları. Toplumcu ve sosyalist düşüncelerinin gelişim aşaması. 'Kapitalist toplumda paranın yeri' başlıklı ve William Shakespeare'den alınan bir şiirle bütünleştirilmiş bölüm oldukça aydınlatı. Ayrıca fabrikada çalışan bir işçinin yaşamının nasıl değiştiğinin, nasıl köleleştiğinin ve bir insanın hayattan kopuşunun belgesi niteliğinde bir kitap.
25.07.2002

Kitap, Engels'in de önsözünde belirttiği gibi, iki yıllık dönem içerisindeki sınıfsal çekişmelerin ve mücadelenin sonuçlarından olan siyasal olayların ekonomik temellerini göstermekle kalmıyor; bir sınıf içerisindeki siyasal çekişmelerin de ekonomik temellerinini veriyor.Ve 1848 yılındaki ayaklanmanın, başarısızlığın ve sonuçta bir burjuva cumhuriyetinin; yanlızca burjuvazinin çıkarlarını koruyan bir düzenin (bugünkü gibi) o şartlar altındaki kaçınılmazlığını ve sebeblerini ortaya koyuyor. Ama haziran günlerindeki üst düzey iğrençlikteki işçi katliamının proleteryaya yeni bir şey öğrettiğini ekliyor: 'Devrimin amacı varolan devlet biçimini değiştirmek değil, burjuva toplumunu ve ilişkilerini yıkmaktır'. Marx ayrıca devrimin gerçekleşme koşullarını (subjektif ve objektif koşulları kanıtlarıyla ortaya koyuyor.Bunu birinci ağızdan öğrenmenin, ortalıkta dolaşan marksist olduğu meçhul söylentilere güvenmekten veya güvenmek zorunda kalmaktan daha doğru olduğunu düşünüyorum. Engels kitabın önsözünde Alman sosyal-demokratlarının başarılarını ortaya koyarak devrimci mücadelenin nasıl yapılması gerektiğini açıklıyor ve burjuvazinin teknolojiyle birlikte oldukça güçlendiğini ve onun toplarına, yangın füzelerine karşı barikatların ve sokak çatışmalarının yerine sosyalist bilinçle donanmış, örgütlü ve gerektiği zaman silahlanmış halkın savaşımını koyuyor. Kitabın tek eksiği ancak, ilgilenenler için Fransa'daki Haziran günlerini daha iyi analamk amacıyla Paris'in haritası konulabilirdi. Çevirinin eksiği ise yabancı kelimelerin veya cümlelerin anlamı, geçtiği sayfanın altında verilmiş; ancak, ilerki sayfalarda kullanılınca sayfanın altında anlamları yazılmamış.Açıklanmamış yabancı sözcükleri geçilen sayfalarda aramak bir hayli konsantre bozucu.