11 Eylül 2001 olayı Dünya tarihinin akışını değiştiren mühim bir olaydır.
Haçlı Seferlerinden, Dünya savaşlarından farkı olmayan; savaşlara, işgallere, terörlere neden olmuş faili malum olmakla beraber faili meçhul ilan edilen bir olaydır.
Aslında savaşlar küçük nedenlerle çıkar(tılır)lar; birinci Dünya Savaşının bir Sırp'ın bir Avusturulya Saray Erkanı mensubunu öldürmesi ile (yani cinayet) ile başladığı rivayet edilir. Öte yandan ülkemiz dahi organize edilen bu savaşa Almanya'dan satın alındığını zoraki açıklanan savaş gemilerinin Rusya'yı bombardıman etmesi sonucu katılmıştır.
Büyük savaşlar aslında küçük sebeplerle çıkar; en azından görebildiğimiz budur.
Dünya savaş tarihinin insanlık tarihi ile başladığı, yine insanlık tarihinin sona ermesi ile sona ereceği bilinir. Yani var olduğumuz sürece; öyle ya da böyle ama bir şekilde savaşmaya devam edeceğiz.
11 Eylül'de böylesine büyük ve devam eden bir savaşın sebebidir. Fehmi Koru bu sebeplerin ne kadar uydurmaca, ne kadar yapay olduğunu kanıtlamaya (aktarmaya) çalıştığı bir kitaptır; 11 Eylül O Kader Sabahı.
Aktarmaya çalıştığını vurgulamamın sebebi aslında kitabında kendisinin görüşlerinden ziyade saygın dünya medya organlarında sorulan soruları Taha Kıvanç süzgeci ile süzdükten sonra dilimize ve ülkemize tercüme etmiş olmasıdır.
Kitap bir polisiye romanı tadındadır. Kurgulanmamıştır, hayal mahsülü unsurları barındırmamaktadır, içeriğini ve rivayetlerini (kendi deyimi ile) Dünya'daki saygın gazetelerden almaktadır; tek eksiği kurgusuz, iyi adamları temsil eden kahramanları olmaması ve iyilerin kazandığı masalımsı mutlu sonla bitmemesidir.(Meraklısına not: Gökten elma falan da düşmüyor) Bu yönüyle kitap gerçekleri içerdiğinden acıtıcıdır.
Kitaptaki polisiye kahramanların eksikliğini gazeteci-yazar Fehmi Koru referans verdiği bazı romanlar ve sinema filmeleri ile doldurmaya çalışmıştır. Kitaptaki makaleleri daha iyi anlayabilmek için aslında içeriğinde ismi geçen romanları okumak ve sinema filmelerini de izlemek gerekmektedir. Buna sebepte ( Fehmi Koru'ya göre) atıyorum; Rambo, James Bond gibi film kahramanları "Gökten zembille inmiş" değillerdir. Her birisi aslında biraz gerçek, biraz hayal kısaca dünya hayatının içeriğinden alınmışlardır. Bu nedenle bazı dile getirilemeyen gerçekleri romanlardaki hayali sosuyla almamız gerekmektedir. Bahsi edilen kitaplardan biri de Bin Dokuz Yüz Seksendört adlı George Orwell eseridir.
Kitap 11 Eylül ve takip eden işgaller boyunca gazetelerde yayınlanmış makalelerden oluşmaktadır. Yukarda sayılan bütün özellikler aslında makalelerin tarih sırasına göre dizilmesi oluşturulmuştur. Kitap 11 Eylül'ü falanca kişi yaptı diye direkt bir saptamada bulunmamaktadır. Zaten dünyada hiç kimse tek başına böylesine bir eylemi tek başına yapabilecek kadar güçlü değildir.
Kanaatimce kitap bütün polisiye özelliklerine rağmen dezenfarmasyon çabalarını engellemeye çalışan, perdelenen bilgilerden sızan kırıntılarla sonuç alma çabası güden bir gayret içersindedir. Kelamın hasılı 11 Eylül'ü kimin yaptığını tam olarak vermemektedir kitap ama kimin haberdar, kimin ihmalkâr, kimin mağdur olduğunu biz zaten biliyoruz.
Dediğim gibi büyük savaşlar aslında küçük sebeplerle çıkar; en azından görebildiğimiz budur.