Toplam yorum: 3.284.714
Bu ayki yorum: 6.220

E-Dergi

GÖNÜL DEMİRCİOĞLU Tarafından Yapılan Yorumlar

Devrim Horlu, Kamburumun İnsanı’nda geçmişle bugün arasında kurduğu izlek üzerinde insanlığın ortak hafızasında yer edinen en temel sorgulamalara değinmiş. Bu da atmosferi hem evrensel hem de yerel kılmış. Döneminde yaşayan insanların iç sıkıntılarını, dışsal faktörlerle ilişkisini dile getirmiş. Rahatsız etmekten korkmadan, korkmadığını da okurun görmesini isteyerek hareket etmiş. Ancak bunu yaparken imgelerin üzerinden silüet gibi geçip dilin imkanlarını kullanmış, çağrışımı üst düzeyde tutmuş. Bu sayede şiirlerin, argüman anlatısına dönmesinin önüne geçmiş. Şiirlerde kaçmak eylemi önemli bir yere sahip olsa da bunun nedeninin uyanış olduğunu, yani en klasik tanımıyla varoluşsal sorgulama düzleminde olduğunu söylemek mümkün. Kitabın sonuna geldiğimde bende kalan en belirgin duygu şiirlerde de değinildiği biçimde kamburdan kurtulmanın, yüklerden ve kirden arınmanın yolunun kartların yeniden karılmasıyla mümkün olduğu teması oldu.
Bir eleştiri yazısı şairi/ yazarı karalamak yerine metni eleştirmelidir. İşte Eleştiriyorum Dergisi ilk sayısıyla günümüz edebiyatına bu açığı doldurmak üzere geldiğini gösterdi. Bunun için öyle mutluyum ki, emekçilerine tüm kalbimle teşekkür ediyorum. Nitelikli edebiyat dergilerini takip etmeli, devam etmelerini sağlamalıyız. Karınca misali. İkinci sayısını heyecanla bekliyorum.
Kitapçılardaki sanat raflarına ayrı bir ilgim olmuştur, bu kitaba da yine onlardan birinde rastladım. İçindeki birkaç alıntıyı paylaşmak istedim:

Kendi doğumundan tam bir yıl önce, doğum sırasında ölen büyük ağabeyiyle aynı adı taşıyordu. Aile tarihinin bir parçası olan bu olay, belki de çocukluğunda ve daha sonraki yaşamında hiç aklından çıkmamıştı.

Doğrudan yoksullarla çalışma olanağı bulduğu kömür madeni bölgesinde evanjelik misyoner olarak geçici bir göreve geldi. Çevresinde gördüğü acıyla şaşkına dönen Van Gogh, vaaz verdiği kişilerin arasında yoksulluk içinde yaşamayı seçti. Yiyeceklerini ve giysilerini daha fazla ihtiyacı olanlara bağışladı. Görüntüsü gittikçe daha korkutucu bir hal alıyordu, yırtık giysileri yetersiz beslenmiş bedeninden düşüyordu. Van Gogh’u görevlendiren kilise yetkilileri davranışlarından memnun değildi. Van Gogh İsa’yı örnek alarak yaşadığını düşünüyordu, kilise yetkilileri ise papazlığı itibarsızlaştırdığı kanısına vararak onu işten çıkardılar.
Kitabın Önsöz’üyle başlıyorum: Çalışmayla ilgili araştırma ve okumalar yaparken bir yandan da böyle bir edebiyat incelemesinin bütün yönlerini kapsayan, eserin gayesini açıklayıcı ve kuşatıcı bir kitap ismi düşünüyordum. O sıralar da, Ece Ayhan’ın vefatından sonra kitap haline getirilen şiirlerinin bulunduğu Adım Ece Ayhan Çağlar’ı okurken bu kitapta şu ilginç ve çarpıcı dizeye rastladım: “ressamın biri sonsuzluğunu isterse yüzlerini saklarlar.” Şiirin başlığı “Bilinmemek”tir. Bu dize, bir açıdan insanın zihnindeki zemberekleri çeşitli şekillerde harekete geçirecek kadar çok yönlü, çok yüzlü ve tedai kapasitesi geniş, diğer yandan da beklenti ufkumuzun ötesini işaret etmesi açısından dikkat çekici. Bu yüzden dizedeki kelimeleri “Sonsuzluğun Yüzleri” şeklinde bir araya getirdim.
(s.4)
Şiir ve görsel sanatlar üzerine detayları olan, yelpazemi genişleten bir eserdi. Kendi şiirime dair de “neden” diye sorduğum bazı kritik sorularıma yol gösterici detaylar buldum.
Günümüz edebiyatından geleceğe aktarılacağına inandığım bir eser bu kitap. Anlaşılmamasını bu nedenle olağan buluyorum.

Öncelikle kapağındaki detayların, öyküler hakkında oldukça ipucu verdiğini söyleyerek başlayım. Editör notunda da bahsedildiği gibi: “Dünü yeniden, yarını yakından düşleyerek, mizahi ve politik bir dille kuruyor öykülerini Turhan Yıldırım” Kitabın içinde iki ayrı bölüm var. 16’sı normal, 11 tanesi küçürek olmak üzere 27 tane öykü bulunuyor. Karşımıza önce -Turhan Yıldırım’ın ilk öykü kitabını okuyanların tanıyacağı- İmparator Haydutyus dikilip homurdanmaya başlıyor:) Seviyorum bu karakteri. Öykülerin içinde politik olanlar ne kadar siyahsa, içine mizah damlayanlar da o kadar incelikli diyebilirim. Teker teker yorumlamayı incelemede ayrıca yapacağım ama şimdilik kaliteli bir öykü kitabı arayanların doyacağı bir eser olduğunu söylemeliyim. Tamamı büyük bir emekle kaleme alınan bu öykülerin okuyanının, anlayanının çok olmasını diliyorum.