Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
Erol001 Tarafından Yapılan Yorumlar
1950’lerin sonunda Paris’te İtalyan bir daktilo şirketinde çalışan, evli ve dört çocuklu bir adamın, Roma’ya, sevgilisini görmeye giderken trende geçirdiği yaklaşık yirmi bir saatlik süreçte kafasından geçenleri, yaşadığı içsel çatışmaları, duygusal dünyasındaki gitgelleri, anılarını, hem eşi hem sevgilisiyle geçmişini, uyuyakaldığında gördüğü rüyaları ve trendeki diğer yolcularla ilgili kafasında kurduğu dünyaları anlatıyor. Yani bir yandan Paris’ten Roma’ya doğru bir seyahatteyiz, diğer yandan karakterimizin iç dünyasına ve geçmişine bir yolculuk bu. Eşi ve sevgiliyle geçmişini, zamanın farklı noktalarından parça parça anılarla öğreniyoruz. Adım adım Paris ve Roma sokaklarını geziyoruz; bu iki şehir de adeta ete kemiğe bürünen birer karakter oluyor ya da eşi ve sevgilisiyle bütünleşiyor sanki. Yolculuk boyunca trene çok farklı kesimlerden insanlar da biniyor; karakterimizin onlara taktığı isimler ve kurguladığı dünyalarla yine bir yerde onun iç dünyasının yansımalarına şahit oluyoruz
Kupayı beğendim,makinede yıkattım baskıda bir değişiklik de olmadı.Kaliteli bir ürün.
Çok farklı akıcı bir kitap savaşı absürt bir şekilde ele alıyor konular arasında geçişler harika konu bütünlüğünü kaybetmiyor ve çevirisi de çok güzel yazarın okuduğum ilk kitabı diğer kitaplarını da okumaya çalışacağım
Kitabın akışına bakacak olursak, bir şairin kaleminden aktığı için sayfalara, şiirsel dil çok baskın. Ama bu kötü bir şey değil, yanlış anlaşılmasın. Sadece farklı bir roman anlayışını önümüze getiriyor. Daha hisli, daha ruha dokunan bir atmosferi var bu yüzden. Yer yer şairin şiirlerinden kesitler de var zaten. İntizâr, bekleyiş demek. Hikayede anlatılan da, aşklarını gayrimeşru hâle getirmeyip ahirete erteleyen iki genç..Akışı dediğim gibi başta kafa karıştırabilir çünkü düz bir akış söz konusu değil. Ama olayı kavradığınızda göz yaşlarınızın pınarlarından usul usul sızmasına engel olamayacağınıza eminim. Çünkü ben de olamadım. Pek ağlaya(bile)n bir insan değilimdir, buna rağmen çok etkiledi beni. Gerçek aşkı, olması gereken aşkı aşırı mükemmeliyetçi bir ideal çizerek değil, gerçeklerin çerçevesinde vererek anlatıyor bize. Bununla birlikte kahramanların fedakarlıklarla bezenmiş hareketlerine hayran olmamak elde değil.
Zorba'nın bize söylediği en önemli mesaj olarak gördüğüm konu ise filozofların şimdiye kadar hayatı tanımlamakla uğraştığı ama mühim olanın hayatı değişitirebilmek olduğudur söylemi. Üzerinde biraz düşündüğümde harekete geçmemenin bahanesi olarak hareketi anlatmaya sığınmanın çoğu zaman bizi gaflete götürdüğü kanısına vardım.