Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

Veda Tarafından Yapılan Yorumlar

07.12.2008

• Dünyada ne kadar insan varsa, o kadar canbaz vardır. Herkes kendi ipinin üzerinde, ispat uğruna tehlikeli gösteriler peşinde fakat can derdinde! Denge sağlamaya bir sopa bulursan ne ala... Sopalar o kadar çeşitli ki, bazısı denge sağlayacağına denge kaybettiriyor, hele üzerinde yürüdüğü ip gevşemişse... İşte o zaman Allah yardım etsin, kuldan hiç umut yok!

Kitap zaten bu görüş çerçevesinde bütünleşmiş. Emine Işınsu'nun ilk okuduğum kitabı. Bence çok akıcı bir üslubu var ve iyi, başarılı bir yazar. Canbaz'dan etkilendiğim için Sancı'yı da okudum. Tarihi başarılı şekilde anlatabilmiş Emşne Işınsu.
07.12.2008

İdare edilecek üç şey: Dilimiz, huyumuz, hareketlerimiz.
Sevilecek üç şey: Cesaret, nezaket, yardım.
Nefret edilecek üç şey: Kin, kibir, nankörlük.
İstenen üç şey: Sağlık, dostluk, huzur.
Düşünülecek üç şey: Hayat, ölüm, sonsuzluk…

Katılıyorum sürekli aynı şeyler vardı kitapta. Çoğunlukla bir tekrardan ibaretti. Ali Erkan Kavaklı'nın okuduğum ilk kitabıydı. Daha sonra Bilge Öğretmen'i okudum ama onu severek okudum. Belki de onun roman olması bir avantajdı.Başarı İnanç İşidir ve Öğretmeni Başarıya Götüren Yol'u da merak ediyorum. Umarım bunun gibi basit kalmaz kişisel gelişim konusunda.
07.12.2008


Yurdunu Kaybeden Adam, bana İkinci Dünya Savaşı sırasında Kırım için yapılanlara Ukrayna, Polonya, Almanya, Rusya ve İtalya gibi değişik pencerelerden de bakmamı sağladı.Bu kitabı elime almadan önce o zamanlarda yaşanmış olaylar hakkında hiçbir bilgim yoktu. Okuduklarım ve artan merakım ile araştırdıklarım ile bazı görüşlerim değişti.
Kırım Türklerinin vatanlarına ne kadar bağlı olduklarını ve bağımsızlıkları için onlardaki sonsuz yaşama azmi ve arzusunu fark ettim.

Kitap bagımsızlık için yapılan işleri çok güzel anlatmış her arkadaşımın bu kitabı okumasını isterim.Çünkü bana çok şeyler kazandırdı sizlere de kazandıracağından hiç şüphem yok .Kitapta ki olaylar çok hızlı değiştiğinden okuyucuyu sıkmamakta ve bir solukta okunan bir kitap.


Bunun yanında anlatılan olayların gerçekten yaşanmış olması da eserlerine ayrı bir kuvvet katmaktadır.
03.12.2008


"Hep birlikte tutunamamayı ne kadar isterdim. Herkes ayrı bir dalda kaldı. Tek başına bir tadı olmuyor başarısızlığın."

"İnsanlara, ancak benim yanımda oldukları zaman güveniyordum. Benden ayrılınca beni yargılamaya başlayacaklarını ve tekrar bana döndüklerinde, artık eski sevgilerinin tükenmiş olacağını düşünerek korkuyordum. İnsanlara çok önem veriyordum aslında. Benim için ne düşünecekler diye içim titriyordu. Yatağa yatınca, o gün yapmış olduğum aptallıkların utancı içinde kıvranırken, bütün bu kusurlarımı onların da görmüş olduğunu ve onların da yatağa yattıkları zaman, benim gibi, olayları gözden geçirince benim saçmalamış olduğumu birden göreceklerini ve benden nefret edeceklerini, daha kötüsü, artık bana aldırmayacaklarını düşünüyordum."

Kitap, Turgut Özben’in arkadaşı Selim Işık’ın intihar nedenini araştırırken bu sayede kendi hayatını sorgulamasını, zamanla “Selimleşme”sini konu edinir. Tutunamayanlar, Turgut’un TUTUNAMAYAN arkadaşı ile kendi benliğine dönüşünün ve tutunmaya şalışmasının hikayesidir. Ve Tutunamayanlar romanı, Turgut’un hayatını alışkanlıkların ve sıradanlıkların doldurduğunu fark edişidir.
Ayrıca oğuz Atay'ın yaklaşık 68 sayfa boyunca hiçbi noktalama işareti kullanmaması çok ilginç.
Sıkıldığım yerler olsa da bu postmodern eseri hep merak etmişimdir ve iyi ki de okumuşum.
17.10.2008



İskender Pala'nın okuduğum ilk kitabı. Zamanı erken olduğu için biraz yanlış olup anlamama engel olsa da, ikinvi okuyuşumda tadına varabildim.

40 hadisi bu kadar edebi anlatması harika!..