Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

Kitaplara Aşık Adam Tarafından Yapılan Yorumlar

Polisiyenin üst okurlarına hitap edebilecek bir roman değil bence. Grange, Gerritsen, Beckett okuruysanız (benim gibi) onların hemen altında yer alan bir seviyede. Ancak buna rağmen yazar kitabın ilerleyen sayfalarında "Katil kim?" sorusunun cevabını son ana kadar tutmayı başarabiliyor. Farklı karakterler için acaba bu olabilir mi, sorusunu sorduruyor. Bu konuda başarılı. Her şeye rağmen Ölümden Daha Derin, okunabilir ve vaktinizi boşa harcamayacağınız bir kitap. Keyifli okumalar...
Polisiye, macera ve gerilim okuru olarak bu kitabı arada dinlenmek, mola vermek amacıyla okudum. Uzun zaman önce aldığım ama okumaya fırsat bulamadığım bir kitaptı. Yazarın yaratmış olduğu karakterlerin arasında buluyorsunuz kendinizi, sıcacık bir ortamda. İnsanın içini ısıtan bir anlatımı var. Olay kurgusu, karakterler, yaşadıkları olaylar vb. hepsi basit; amaç da bu zaten bir noktada. Her şeyi basite indirgeyip anlatmak. Açıkçası verdiğim arada okuduğum bu kitap bana pozitif bir duygu, enerji verdi.
Öncelikle çok garip bir anlatım tarzı var yazarın. Yani sizi olaydan koparmıyor ama aynı zamanda bir solukta anlatıp da bitirmiyor, sanki acelesi yokmuş gibi anlatıyor ve o anlattıkça siz sayfaların nasıl ilerlediğine şaşırıyorsunuz. Anlattığı olaydan ziyade kullandığı ifadeler, romandaki deyimiyle "metaforlar" etkiledi beni. Zaten öyle değil midir, her romanda az çok bir şeyler buluruz kendimizden... Tam da böyle bir romandı benim için. Murakami'nin diğer kitaplarını da alıp okumaya karar verdim. Tabi içimden şöyle demedim de değil: Keşke romanların biraz daha ucuza yayınlansaydı ülkemizde... Keyifli okumalar.
Umberto Eco'nun "Gülün Adı" adlı kitabını yıllar önce okumuştum. O kitabı okurken açıkçası yazarın kültürüne, bilgi birikimine ve bunları aktarışına, olayları kurgulayışına hayran kalmıştım. Ancak tüm bu söylediklerimi Prag Mezarlığı için söyleyemeyeceğim. Çünkü çok ağır bir anlatım taşıyor. Bir defa sürekli anlamını bilmedeğiniz yer adları, olay adları, yemek adları vb. sürekli bir bilgi aktarımı var satır aralarında. Kitabın ilk 100 - 150 sayfasıboyunca olayları birleştirmekte, kurgulamakta zorlandım açıkçası. Tüm buna rağmen yine bildiğiniz Umberto Eco anlatımını görüyorsunuz kitapta. Üşenmesem, vaktim olsa bir kere daha okumak isterdim ancak öyle tam anlamıyla anlaşılabilecek bir roman yazmış. Olay akışı ise 1850-1890 yılları arasındaki Avrupa coğrafyası ve meydana gelen olaylardan oluşuyor, yazarın yorumuyla.
Açıkçası pek beğenmediğim bir kitap oldu. Nedeni ise eğitimle ilgili birçok kitap okumuş olduğumdan dolayı bu kitap bana bu konularda çok yetersiz adeta bir çerez kitap gibi geldi. İsminden dolayı kitabı almıştım, ilginç bir içeriğinin olabileceğini düşünerek ancak okuduğum zamanı başka bir kitabı okuyarak değerlendirmek isterdim. Bunun yanında eğitimle ilgilenen herkesin az çok bildiği, haşır neşir olduğu konuların üstünden özetle geçen bir kitap diyebilirim. Daha farklı bir içerik bekliyordum.