Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

Rıfat Kesriyeli Tarafından Yapılan Yorumlar

26.09.2002

Kitabın üstünde “hiçbirşeyin öyküleri” diye yazılmış, yeterince ilginç değilmi zaten yazarın diğer kitaplarını beğenenler veya eleştirileri okuyanlar bunu da kaçırmaz zaten. Bazı şeyleri asla ertelememenin gerektiğini yazar çok güzel ortaya koyuyor. Bazen birazcık alacakaranlık kuşağına doğru tarzının kaydığınıda düşünmeden edemedim doğrusu.Okuyun.
26.09.2002

Şimdi de size 1960 doğumlu 12 Eylül’de 6 yıl tutuklu kalan bir reklamcının yazdığı zehir gibi keskin öyküler. Bazıları kendi alanı olan reklam dünyası ile ilgili öyküler. Hepsi kendi özgün dilini yaratmış. Bir ilginçlik yazar satırbaşında ve hiç bir yerde büyük harf kullanmıyor. Nedenini anlamadım! Birde cansız nesnelerle bir konuşmaları kendine öyle bir tarz edinmişki hiç sırıtmadan okura benimsetiyor.Okuyun.
26.09.2002

Yazar zaten 2001 S.Faik ödülünü de almış . Edip Cansever’e ve Oğuz Atay’ a zaman zaman göndermeler yapıyor, okuru gerçekliğin içine çekiyor ve provoke ediyor yazar. Öyküdeki tek boyutlu zaman/olay grafiğini aşıyor yazar ve okura katman katman / ancak bir romanda rastlanan/ gerçeklikler sunuyor. Benim etkilendiğim ama kopya çekmediğim bir yazar. Ne desem başka ?! Okuyun.
26.09.2002

İşte genç mimar bir yazar kardeşimiz daha. 97’de yaşar Nabi öykü ödülü kazanmış. HB yazarın ilk kitabı. İş ve özel hayatların en gizli yerlerine giren ve arka kapağında denildiği gibi: farklı hayat belirtileri yansıtırken şaşıtıcı satırlar ortaya koyuyor. Özelikle “Durup Duruken” adlı öyküsü hayatlarımızda kıymetini bilmediğimiz ne çok şeyin olduğunu buna rağmen kaşınıp başınıp dertler açarak onların değerini anlayabildiğimizi kurgusal - biraz Amerikada geçiyor hissi veren- bir öykü. Okuyun.
26.09.2002

Çok hızlı okumama karşın E.Ş’de zorlandım. Bunda kullandığı eski dil kelimelermi yoksa çizdiği karışık ve zor betimlemelerin oluşturduğu imgelerin zaman alması mı , yoksa her ikiside etkilimi oldu tam bilemiyorum. Bu kitabında Rusya, Fransa ve İstanbul’da geçen bir fantastik öyküyü anlatıyor. Zaman zaman kolay bazende zor okunuyor ama kitab sizi avucunun içine kesinlikle alıyor. Ama şu bir gerçek ki Elif hanım, genç yaşına karşın (1971) oldukça birikimli ve yaratıcı biri. Zaten bir öykü dört roman kitabıda bunun kanıtı değil mi?