Toplam yorum: 3.284.917
Bu ayki yorum: 6.423
E-Dergi
Ergün Motugan Tarafından Yapılan Yorumlar
yapılan ihanetler üzerine bir kitap daha. acaba bu görülenlerin dışında daha neler yapılmakta. seçilmişlerin ve atanmışların insafına kalmış bir ülke.
çok faydalı bir kitap. insanın neler yapabileceğini, ama neden yapamadığını farkettiriyor.
11 Eylül dünyanın son zamanlarında Hz. İsa'nın dünyaya inip kurdukları orduların başına geçerek dünyadaki kendilerinden olmayan herkesi ortadan kaldırıp bir dünya imparatorluğu kuracaklarını düşünen ve bunun için dünyanın dört bir köşesindeki doğal kaynakları ve zenginlikleri ele geçirerek, ülkeleri kendi istedikleri gibi yönetecek insanları iktidar yaparak gittikçe günlenen grupların artık bu faaliyetlerini aleni yapacaklarının bir işaretidir. o tarihten bu yana da bunu ortaya koymuş durumdalar. hedef sadece İslamiyet ve Müslümanlar değil. ancak en büyük engel olarak gördükleri aşikar. yıllardır giremedikleri Asya'ya (ki buraları rusya ve çin!e bırakmak istemediklerini düşünüyorum) giriş bileti olarak 11 Eylül saldırılarını kullandılar. oradan Irak ve yakın bir gelecekte de İran hedef ülke. amaç ortadoğuda bir savaş başlatmak. bu savaştan nasıl bir çıkarları olduğunu yine onlar biliyorlar. ama bilmedikleri bir şey var. o da herkesin bir planı olduğu gibi Allah'ın da bir planı olduğudur.
dünyamızın sonu ile ilgili bir çok teori ortaya atılmakta. şiddetli depremler, volkanik hareketler, kutupların eriyip büyük sel felaketleri ve hakkında filmler yapılmış olan ve dünyamıza çarpacağı öne sürülen göktaşları. yazar detaylı bir inceleme ile özellikle varlığı henüz ispatlanmamış ve tahmin aşamasında bulunan bir gezegen teorisini tarihi ve arkeolojik bulgularla ortaya koymaya çalışmış. ancak bulunan bulguların tamamının bu teoriyi ispatlamak üzerine kurulmuş bir senaryonun parçası olduğu fikrine kapılıyor insan. sadece bulunan bulgulara dayanarak bir kronoloji ve nedense sadece eski ahite dayanarak bir yer tespiti ve kronoloji oluşturulmuş. hakkında kanıt bulunamayan bir çok kişi ve olay iptal edilmiş. kuan-ı kerimde adı geçen ve varlığı hakkında detaylı bilgiler verilen olaylar ve özellikle peygamberler ve onların halkları sadece bir kanıt yok diye hayal kahramanı yerine konulmakta. eski ahitin ne zaman yazıldığı ve ne kadar değiştirildiğini sanırım bir çok araştırmacı bile ispatlayamamıştır. yine değiştirilmiş bir tevrat geçmişe ne kadar ışık tutacaktır. üstelik yazar da bu konuda kitabında serzenişte bulunmaktadır. ancak yine de olayları bu belgelerin ışığında değerlendirmekten ileri gidememiştir. eski ahitin ve tevratın kaynak kabul edilmesinin yanında Kur'an-ı Kerim'in kaynak kabul edilmemesi enteresandır. bu yönüyle kitap hem taraflı ve eksik bir araştırma ürünüdür diye düşünüyorum.
tasavvufun ne olduğu, tasavvuf mensuplarının hayatlarını anlamak için okunması gereken bir kitap. çünkü türkiyede bu kelimenin içeriğinin tam olarak bilinmediği kanaatindeyim. tarikat maalesef dinin saptırıldığı ve hurafeler olarak algılanmaya başlandı. oysa tarikat insanın kendisine daha fazla dikakat ettiği ve yaptığı ibadetlerde ve işlerde daha şuurlu olması gerektiğini öğretir. bu kitap bunları bizlere 33 Allah dostunun hayatı ile anlatıyor.