Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

Ergün Motugan Tarafından Yapılan Yorumlar

16.09.2004

yazarın anlattığı insanlar gerçekten var mıdır bilemiyorum ancak bunun aslında pek de önemi yok. çünkü bu kitapta anlatılan olaylar, olaylara bakış açısı önemli. bu dünyada kendimiz için bir şeyler isterken diğer taraftan doğadan neleri yok ettiğimizin farkına varmaya çalışmalıyız. hem inanç sistemleri ve hem de doğaya ve diğer canlılara duydukları saygı bence dikkate değer özellikler. yaşadığımız zamanda bu saygı ve sevgiye ne kadar ihtiyacımız olduğu da açıkça ortada. bence bu kitap insan olmanın özelliklerini ortaya koyuyor. her sayfasından dersler çıkarılabilecek nitelikte.
06.07.2004

türkiyenin bir dönemine ışık tutmaya çalışan ve olayları kronolojik sırasıyla işleyen güzel bir araştırma. soner yalçın özellikle son dönemlerde yazdığı bu tür kitaplarla adından çok söz ettirdi. isimler, olaylar, siyasi çekişmeler insanı içine çekiyor. aynı zamanda türkiyeyi yönetenlerin! girdikleri siyasi çekişmeler yüzünden kaybettiklerimizi de gözler önüne seriyor. teşkilatın iki şilahşoru bir casusluk romanını andırırken bu kitap isimler, tarihler ve belgelerle gerçekleri ortaya koyuyor.
06.06.2004

soluk soluğa okunacak bir gerilim romanı. olayların birbirleriyle bağlantıları gerçekten etkileyici. romanın sonuna kadar sürekli merak içinde ve şüphe içinde kalıyorsunuz. naziler ve hitler ile ilgili ilginç sayılacakta bir tezi var.
06.06.2004

sürükleyici bir roman. hristiyanlığın bilinmeyen noktalarına temas ettiğini belirtiyor. ancak bunun ne kadar doğru olduğunu bilemiyoruz. kitapta yazılanlar ile ilgili yani özellikle misyonerlerin hristiyanlığı geniş kitlelere ulaştırmak amacıyla taşra inanışlarının olgularını kullandığını anlatan bir belgesel izlemiştim. bu kitap bu konuları biraz daha detaylı ve birazda gizemli bir şekilde açıklamış. ama özellikle siyon tarikatı ve onların bazı adetlerinin değiştirilmemiş hristiyanlıkta bulunduğunun iddia edilmesi bence biraz da uydurma. siyonizmin bir taktiği olduğunu düşünüyorum.
05.01.2004

kitaptakı ermeni örgütlerine karşı yapılan suikastların ne kadar doğru olduğunu bilmiyorum ancak bu faaliyetleri kimin yaptığı da tartışma konusu. çünkü bir dönem özellikle Abdullah ÇAtlı ve arkadaşlarının asala örgütünü bitirdikleri gündeme gelmişti. bence kitabın bu tarafını değil özellikle meşrutiyet dönemini anlatan bölümleri oldukça ilginç. Osmanlı imparatorluğunun son dönemleri ve özellikle batılı ülkelerin bir an önce parçalamk için uğraştıkları bir dönemde vatan için birşeyler yapmaya çalışan ve bunun için İttihat ve Terakkiyi kuranların içine düştükleri çıkar çatışmaları benim içimi sızlattı. o dönemde de batılı hayranlığı ve bizi sömürmelerine izin veriliş ve koltuk sevdası bu günkü siyasi hayatımıza ne kadar da benziyor. acaba Kuşçubaşızade Eşref Bey'de anıları yakmak yerine yayınlamış olsaydı o dönem ile ilgili kimbilir daha neler öğrenecektik.