Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

Süleyman YILDIRIM Tarafından Yapılan Yorumlar

16.02.2026

Agota Kristof, geçtiğimiz sene birkaç metnini okuduğum bir yazar. Zadie Smith gibi onu da yeni keşfettim. Öykü okumaya eğilen bir okur olarak Katherine Mansfield'in ardılları olarak görüyorum bu iki yazarı. Bu yazarları birbiri ile yazıdaki hünerleri için karşılaştırmakta sakınca görmedim. Agota Kristof, yazıda bütün hünerini gösterdiğini düşündüğüm biri ve 'Neredesin Mathias'da o kadar iyi metin toplamı. Oyun ve öyküsü onun için bir o kadar harika.
10.02.2026

Okudum. Gerçekten müthiş. Şimdi Feyza Hepçilingirler'in 'Öyküyü Okumak' kitabını okuyorum. Her şeyden önce Türkçe ve doğru kullanımı için her iki kitap da ilham verici. Öteki kitaplarını da okumayı planlamaktayım.

Türkçe çok değerli bir dil, üstelik bizim öz dilimiz olduğu için de değil. Yozlaşmaması için yazıp okurken -tıpkı Ömer Seyfettin gibi - sadeleştirerek kullanmamız gerekli. Feyza Hepçilingirler'in tutumu ise yeni yazarlar ile okurlara bu konuda - bilhassa onlara - yön gösterici niteliktedir.

Herkesi düzgün okuyup doğru yazabilmesi ve konuşabilmesi için kendisini okumaya davet ediyorum.
10.02.2026

Bir takım yazarların kendine özgü sesi vardır. O ses yazdıklarının çoğuna yansır. Ağır Roman için de benzer bir üsluptan söz edebiliriz. Hatta öyle ki bu üslup sonradan sonraya genç yazarlara bile esin verecek kadar derin bir niteliktedir. Author olmak da böyle bir şey olsa gerektir. Aksine başka türlü bir nitelemeyle açıklanamaz, yazar. Ağır Roman, tam bir author işi eser.
10.02.2026

Yaşar Nabi Nayır Ödülleri de her zaman bunun bir öncülü olmuştur, edebiyatımızda. Geleceğin edebiyatı için Levni Hakan Şahin gibi daha nice nitelikli yazarın böylelikle keşfedilip 'Sen Hiç Merak 'Etme'de olduğunca çok iyi metinlerin ortaya çıkacağına dair umutlarımız da bir kez daha tazeleniyor. Edebiyat ve sanat da yenilenmiş oluyor, böylelikle.
15.01.2026

Cengiz Aytmatov, 'Cemile' ile okudum, öteki yazarlara nazaran okumayla üslubunu öğrenme konusunda ne kadar geç kaldığımı ayrımına varmıştım. Aytmatov'un akıcı ve bir masal - ya da efsane veya şaman hikayesi - anlatıyormuş gibi insanı içine çeken bir üslup. Her şeyden önce dikkatimi çeken özelliği ilkin bu idi.

'Cemile' novella'sına bir tiyatro oyununun dikkatimi çektiği gibi 'Elveda Gülsarı' içinde filmiyle dikkatim ona yöneldi. Medeniyetle gelenekselin çarpıştığı, Tanabay'ın idealizmi ve ideal dünyayı ararkenki çatışmaları çok güzel ve anlamlı geldi.

Sanırım Aytmatov başucu yazarlarımdan bir olmalı, olacak da.

Kültürümüze de çok yakın bir edebiyatı var üstelik.

Elbette Selvi Boylum Al Yazmalım'ı da ve ona yeniden filmiyle hayat veren ve Aytmatov'u bize öğreten Atıf Yılmaz, Ali Özgentürk, sinemamızın Sultan'ı Türkan Şoray, Jön'ü Kadir İnanır ve Ahmet Mekin'i de unutmamalı.