Toplam yorum: 3.284.424
Bu ayki yorum: 5.930
E-Dergi
birand22 Tarafından Yapılan Yorumlar
500 yıl önceden gelen bir öngörü.Korkunç bir fırtına ve Roma şehrindeki elektrik kesintisi.Marcus hafızasını kaybetmiş olarak kendini bir çukurda bulduğunda elinde, bir kağıtta yazdığı nottan başka bişey yoktur.Tüm şehir çıldırmışken Sandra ve Marcus anomalileri bularak adım adım olayları çözmeye çalışırlar.Bazen karanlık tünellerde bazen kaosun ortasında karanlık Roma sokaklarında çılgın bir koşturmaca başlar.Özellikle sonunu çok beğendim.Kitap güzel ama bir konuda eleştrim var.Bana göre sayfa sayısı azdı.Bu kitap en az 500 sayfa yazılmalıydı.Çünkü dİğer kitapları yazarın 500 sayfaya yakındı.Yeni basılan kitaplarsa 300 sayfa civarında.Çok sevdiğim bir yazarın kitaplarındaki sayfa sayısı ne kadar çok olursa o kadar keyifli oluyor bence...Yine de Marcus ve olay yeri fotoğrafçısı Sandra yı yeniden okumak çok güzel .Seriyi tavsiye ederim.
Magna Moralia'daki “magna”—yani “büyük”—sıfatı kesinlikle
kitabın kendisinden çok konunun ağırlığını anlatıyor yani “ahlak” meselesi büyük kitabın kendisi değil.Yorumlaması olduça zor bir eser çünkü felsefeye yeni başlayanlar için ideal bir giriş sunarken benim gibi daha ileri düzeyde felsefe okurları için çok da fazla yeni bir şey vadetmiyor.Kitabın yazıldığı dönem göz önüne alındığında yani çağdaşlarının eserleriyle kıyaslandığında aktarım gücü daha sınırlı kalıyor.Yine de bu durum kitabı değersiz kılmıyor
aksine kitaba farklı bir “okunabilirlik” katıyor.Magna Moralia, Aristoteles’in düşünce atölyesinden çıkmış deneme-yanılma havası taşıyan bir metin gibi.Bu yönüyle hem sade hem de samimi; okuruna adeta “bakın düşünce bu ve böyle
ilerliyor” diyor.Ayrıca anlatım dili diğer antik metinlere kıyasla oldukça hafif ve akıcı olduğu için okuması kolay.Bu da özellikle felsefeye mesafeli duranlar için kitabı daha davetkâr kılıyor. felsefeye nereden başlamalıyım? diyenlere tavsiyedir
Yazar zaten favorilerimden. Ne yazsa okurum dediğim yazarlardan. Diğer kitapları gibi bu kitapta harikaydı.Benim düşünceme göre bir insanın bir başka insana yapabileceği en büyük kötülük belirsizlik karanlığında bırakmaktır.Çocuk kaçırmakta bunlardan biri çocuğuna ne olduğunu bilememek.Öldü mü? yaşıyor mu? Gelecek mi? Başına ne geldi bilinmezliği. Kitap bunları çok güzel işlemiş.Bu yönüyle kitap çok duygusal.Bir anne her sabah kalkıyor ve çocuğunun kayıp olduğu günleri sayıyor.Hep intihar çizgisi üstünde yaşamak anlık bir kararla intihar kararı almanın kolaylığı..Her çalan telefondan korkmak... Çok acı bunlar.Ta ki aradan 1 sene geçene kadar Marin 'i hayata döndürense kocasının her şeyi unutup başkasına aşık olduğunu öğrenmesi.Marin yeniden hayata tutunur ve olaylar başlar.Çok akıcı çok heyecenlı bir kitap.Yazarın tüm kitaplarını özellikle ÜRPERTİ kitabını tavsiye ederim.Okuyun okutun.
Yazarın tüm kitaplarını okumuş biri olarak bence 4 yıldızlıktı.Diğer kitaplarına göre sönük kalmış. Bu benim düşüncem.Birazda ben teknoloji ve bilgisayar programları ile özellikle hackerların kullnadığı programları , yaptıklarını anlamakta zorlanıyorum.Bu nedenle bana biraz uzak kaldı. Onun dışında gerçekten heyecan dolu bir kitap.Katil kim neden niçin derken bi çırpıda bitti.Yazarın tüm kitaplarını tavsiye ederim.
Yazarın tüm kitaplarını okumuş biri olarak bu kitabını da çok beğendim. Diğer okuyan arkadaşlar mantık hatası bulmuş ama ben bulamadım. Keyifle okuduğum bir kitap oldu. Ortağının başına gelenler yüzünden hiç kimsenin çalışmak istemediği bir dedektif ve bu dedektifle çalışmak zorunda olan evrak işinde çok başarılı bir çaylak... Bu bile okumaya değer. Aralarındaki diyaloglar harikaydı. Birlikte araştırma yaparken araya katilin psikolojisini anlatan bölümlerde giriyordu. Bize ip uçları verirken olaylar şaşırtıcı yönlere savruldu. Olayların içindeki gazeteci ve diğer basın mensupları ortamı gererken çılgın bir katilin peşinde olan koşuşturma. yani klasik polisiye... Benim gibi polisiye sevenlerin elinden bırakamayacağını düşünüyorum.