Toplam yorum: 3.285.374
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

Seniha Safa Tarafından Yapılan Yorumlar

21.05.2025

Yalkın Tuncay’ın kaleme aldığı İleri Ezoterizm ve Okültizm Ansiklopedisi, önceki eseri Ezoterik ve Okült Gizli Bilimler Ansiklopedisinin genişletilmiş bir versiyonu olarak karşımızda. Gizli öğretiler, mistik semboller ve kadim ritüeller bu kitapta adım adım açıklanıyor. Yüzyıllardır ilgi uyandıran bu alan, meraklısına kapsamlı bir başvuru kaynağı sunuyor. Kitap yalnızca bilgi vermekle kalmıyor, aynı zamanda dikkat çekici aforizmalarla da derinlik kazandırıyor. Örneğin: “Zaman bir illüzyondur.” Ezoterik anlayışa göre zaman, zihnin projeksiyonudur. Gerçek varoluş, “ebedî şimdi”de yaşanır; geçmiş ve gelecek tek bir anda iç içe bulunur. “Geçmişini dönüştür, geleceğini değiştir.” sözü, zamanın çok boyutlu doğasına işaret eder. Bu kitap, zamanın ötesine geçerek bilinçte dönüşüm arayanlar için eşsiz bir kaynak.
20.05.2025

Oyunculuğu meslek edinenlerin oyunla, tiyatroyla ilgili kuramları bilmesi gerek kabul edersiniz ki. Bu her meslek için geçerli. Stanislavski, sahne sanatlarında adı sayılan öğretici isimdir. Yalnızca yetenekle sanat, belli bir yere kadar gelir fakat oyuncu ilerlemek istiyorsa yeteneğini eğitmelidir. Tiyatro, sadece yetenekle olacak bir sanat değildir, yabana atılmayacak kadar güçlü bir geçmişi, oturmuş metotları vardır. Bu kitapta Stanislavski’nin oyunculuk tekniklerinin incelemesi yapılıyor. Bu teknikleri aratıcı drama yöntemiyle ele alarak oyunculuğu sadece sahnede değil yaşamda da bir yere koyuyor Murat Fidan. Bu, sahne sanatını, tiyatro oyunculuğunu meslek hâline getirmek isteyen oyuncuların başvuracağı bir inceleme. Hedef kitlesi yalnızca bununla kısıtlı değil tabii. Sanatsal olanı akademik metinle yansıtmak ve ifade etmek zor fakat uygulamaların da olması akademik dili yumuşatmış. Öğreticiliği ile ışık tutacak, uygulamalar ile oyuncuyu harekete geçirecek bir metin olmuş.
02.05.2025

Bu roman, yalnızca bir erkeğin farklı kadınlarla olan ilişkilerini anlatmakla kalmıyor; modern Japon toplumunda aşkın, bağlılığın ve kaçınılmaz yalnızlığın incelikli bir portresini çiziyor. Her hikâyede farklı bir kadının perspektifinden Nişino'yu görüyoruz. Bazen ilgili, bazen soğuk, bazen derin, bazen anlaşılmaz. Kawakami'nin dili son derece zarif; yaşamı ve aşkı küçük, gündelik anlarda yakalamadaki ustalığı beni büyüledi. Bölümlerin her birinde kendimden bir parça buldum. Bazılarında Nişino'ya âşık olan kadını anlıyorum, bazılarında ondan uzaklaşan kadının kararını destekliyorum. Özellikle "Maov" ve "Üzümler" beni derinden etkiledi; yazar sıradan olayların içindeki duyguları o kadar ustaca yakalıyor ki, okurken ara ara kalbim sıkıştı. İlişkilerdeki karmaşayı, söylenmemiş kelimelerin ağırlığını ve gündelik hayatta gizlenen derin manaları keşfetmeyi seviyorsanız, bu kitabı seveceksiniz. Son sayfayı çevirdiğimde, hem tuhaf hem de huzurlu hissettim. Tam puan alıyor benden.
25.04.2025

Sağlıklı, güvenli ve verimli çalışma ortamları, teorik bilgilerin yanında pratiği de işaret eden, uygulama perspektifini de fayda sağlayacağı kitleye sunan kapsamlı bir eser. Ergonomiyi fiziksel, bilişsel, çevresel ve örgütsel boyutlarıyla ele alırken; iş güvenliği konularını tarihsel gelişimden başlayarak günümüz uygulamalarına kadar detaylıca işliyor. Yapay zekâ destekli çözümler, çağdaş yaklaşımlar, eserin modern bir çalışma olduğunu ispatlıyor. Gerek ofiste, gerek sahada çalışma yapanlar için önerilen ergonomik çözümler, belli ki deneyimler sonucu hazırlanmış. Ev ortamında çalışanlar için oturma şekline, koltuk ayarına, omuzların duruşuna kadar müdahale ederek iş güvenliğinin çerçevesini genişletiyor. Risk değerlendirme formları ve kontrol listeleri gibi pratik araçlarla da desteklenen bu kitap, işverenlerden mühendis ve akademisyenlere kadar geniş bir kitleye hitap ediyor. Kitap, yazarın önceki kitapları gibi akademik bir üslupla kaleme alınmış. Dili anlaşılır. Kaynak niteliğinde.
24.04.2025

Basketbol Keşişi, postmodern bir anlatı. Ana karakterin varoluş problemiyle yüzleşiyoruz sık sık. Mutluluğu basketbol ile âşık olduğu kadın arasında sorguluyor. Var mıyım, yok muyum problemi, postmoderni var eden ana etken ve burada hem bunu sorgulayan hem de yok olmak isteyen bir keşiş var. Yok olmak isteyerek sorgulayan. Kitaptaki her unsur aslında metafor. Basketbol da öyle, top da, güneş de. Dilek ise, tüm bunların karşısında tek tercih edilebilir olarak bütün dengeyi sağlayacak güçte. Bana kalırsa o da metafor. İç sesiyle yazar, iç sesiyle karakterin kendisi, dış sesler, okuru içine çekerek bilinç dışının farkına vardırıyor. Evet, bilinçaltı demek doğru değil bence de, bilinç dışı daha doğru. Bu anlatının, anlatım tekniklerinden ustaca faydalandığını görüyoruz. Bu da alt okuma gerektirebilir. Güçlü bir Türkçe ve dil kullanımı var. Ben keyifle okudum ve anlatıcının tuzağına düşerek var mıyım yok muyum muhasebesine de girdim, kısa bir an... Yok olmayı isteyerek, karakterimiz gibi.