Toplam yorum: 3.284.917
Bu ayki yorum: 6.423

E-Dergi

musaika Tarafından Yapılan Yorumlar

09.12.2002

Kitaba genel olarak baktığınız zaman hemen ulaşacağınız iki yargı var : kitap çoklarının hazmedemeyeceği büyük konuları anlatırken; bazen pekçok insanın boyundan büyük bir anlatım diliyle ilerliyor, bazen de saçma bir çocuksal dil seçiyor!

Kuantum ve Rölativite gibi son yüzyılın en ihtişamlı teorilerini anlatmaya, klasik fiziğin yalnızca bizim ülkemiz gibi geri kalması istenen veya geri kalan ülkelerde anlamsız bir biçimde ısrarla işlendiği ve insanların düşünce-göre yapılarının buna göre yoğurulduğunu ispatlamaya, kainatın varoluşunun başlangıcı ve sonu olduğu, sonsuz bir evrende yaşanmadığı ve bu cümleden olarak kainatın ancak yaratılmış olabileceğini sergilemeye çalışan yazar; ne yazık ki bazen bilimsel yaklaşımını tamamen yitirip, bir sofu gibi konuşmakta, bazense salt bilimsel söylemlerde bulunmaya çalışmakta.

Bu üslup hatalarına eklenebilecek bir diğer eleştiri ise yazarın anlatımında yaşadığı hitap problemleri. Şöyle ki bazı yerlerde okuyucuyla aşırı senli-benli hitaplarla buluşurken, diğer pekçok yerde sanki "okuyucu bu kısmı anlamasın" ister gibi bir anlatım dili seçmekte. Ve yine çok yerde sanki bilimsel bir makale yayımlamışçasına seviyeyi yükseltip, bazı paragraflarda "yalnızca lise son sınıf öğrencilerinin seviyesine" hitap ettiğini düşünmekte.

Üslup sorunlarını bir yana attığımız ve elimizden gelen en iyimser anlama yaklaşımıyla kitaba yaklaştığımız zaman ise felsefi-fizikbilimsel-kimyabilimsel ve tanrıbilimsel bir kitapla muhattap oluyoruz. Yazarın türettiği felsefesini benimserseniz hoş, ama karşı çıkarsanız çok yerde saçmalamış bir kitap olarak görebilirsiniz.
23.09.2002

İnsan bazen çeker gider ya... Kalabalıkların içinde olması, yahut kendi başına, ıpıssız bir yerde olması değildir sözkonusu olan. Veya bir mekan değişimi de değildir bahsettiğim. Sizler de bilirsiniz işte, orada olursunuz ama aslında orada değilsinizdir. İnsanların, olayların veya hayatın yaptıklarını hazmedemez ve çeker gidersiniz. İşte tam o anlarda bazen düşüncelerinizdir yegane dostunuz, bazen kendi kendinize konuştuklarınız ya da bazen kaleminizdir... Bu söylenenler Şeriatî'nin deyimiyle "söylenmesi söylenmemesinden daha iyi olmayan" sözler ve "söylenileni olmayan sözler"dir.
Eğer asil bir mücadele adamının, aydın bir müslüman şahsiyetin, bir İslam şehidinin böyle sözleri olsa, nasıl olurdu aceba? Cevabı bu kitapta.
Kesinlikle okunması gereken bir kitap diyemiyorum çünkü Şeriatinin de hatta Sartre'nin da tabiriyle : kesinlilke "bir "serüven"in "görüldüğü" gibi okuması gereken" bir kitap...
23.09.2002

Bence bu kitap, her ne kadar Ali Şeriati içerikteki konferans-konuşmaları Hüseyniye-i İrşadda ayrı zaman ve başlıklar altında yapmışsa da, Dinleri Tanımak kitabındaki düşüncelerin bir devamı niteliğinde olmasından dolayı o kitabın arkasından hemen okunması gereken bir kitap. Yani bir nevi tamamlayıcı. Feodalite-Burjuvazi hareketlerinin anlatıldığı, ardından günümüzde insanları en çok kendine hapseden popüler felsefî yanılgılardan bahsedildiği ve bunların asıl amaçlarının vurgulandığı kitap, herhangibir şekilde İslam konulu tartışmalara girebilmesi muhtemel insanlarımız tarafından mutlaka okunmalı diye düşünüyorum.
23.09.2002

Biz talihsiz bir devirde dünyaya geldik... Zira çağımız insanı -üzülerek söylemek gerek ki- uefa veya lig maçlarından, veya manken ve sanatçılarımızın hayatlarını takip etmekten kendi hayatlarına fırsat bulamamaktadırlar. Bu zamanda ne din düşmanımız ne de dindarımız "din" kavramını bundan da öte kendi dinini tanımıyor. Durum böyle olunca yapılanlar da kördöğüşünden öteye geçemiyor.
Ali Şeriati'nin bu kitabı, gerçi kitapta kendinin de vurguladığı gibi, bir kapı aralıyor... İnsanların ta insanlığın doğuşundan bu yana en gözde eğilimi olan "din" kavramını ve ilkel dinlerden tutun da tekamül etmiş sınıfına kadar dinlerin bir "tanımını" yapıyor. Kitap dinler tarihi gibi araştırmaları olan insanlar için son derece yetersiz olmasına karşın, günümüz insanının kesinlikle okuması gereken bir eserdir. Şeriati dinlerin detaylarına dahi girmediğini kitapta kendi de vurguluyor ve bu bağlamda aslında amacının İslamı diğer dinleri tanıyarak ayırd etmek olduğunu vurguluyor...
Doğaötesi konular açıldığında söyleyecek üç-beş lafınız olsun istiyorsanız kesinlikle kitabı inceleyin diyorum.
19.09.2002

Her ne kadar kitabın adı Hacc ise de, bu kitap da diğer tüm eserlerinde olduğu gibi, Şeriatinin tüm kitaplarında bulunan o ortak mesajın, hem bir kısmı, hem de ortak tamamlayıcısı.
İstidat, istismar, istihmar üçkeni, ancak bu kadar güzel bir biçimde şekillendirilebilir.
Kitabın, diğer kitaplarda baskın olan şii üslubu taşımayışı, yazarın da daha iyi tanınmasını sağlayacaktır.