Toplam yorum: 3.284.424
Bu ayki yorum: 5.930

E-Dergi

Ferdane TOSUN Tarafından Yapılan Yorumlar

06.07.2025

Kristin Hannah, Ateşböceği Yolu; farklı karakterlere sahip Tully ve Kate’in ergenlikten yetişkinliğe uzanan dostluğunu muhteşem kurgusuyla bizlere sunmaktadır.

Farklı dünyalardan gelen ve zıt karakterlere sahip iki genç kadının dostluklarını, hayal kırıklıklarını, aşklarını, duygusal derinliklerini tüm gerçekçiliğiyle okura sunmaktadır.

Tully; dışa dönük, kariyeri uğruna hırslarıyla hareket eden ancak alttan alta çocukluğundan itibaren içinde bastırdığı anne yokluğu ve sevgisizliğinin yaralarını taşıyan bir kızdır. Kate ise; aile sıcaklığı ve anne sevgisi ile büyümüş, sessiz, sakin ve iç dünyasında yaşamaktadır.

Hayatın onları farklı yollara itmesiyle zaman zaman dostluk bağları sınansa da hep bir şekilde birbirlerine dönüp tekrar dostluklarına sımsıkı sarılabilmektedirler.

Dostluk, aile sıcaklığı, yaşamın getirdiği zorluklara dair gerçekçi, sıcacık, derin duygulara sahip, kadın dostluğu üzerine yazılmış güçlü bir eserdir…
28.09.2024

Kitaptan alıntılarla bitirmek isterim; "Değil mi ki kendini Allah'ın cennetinden sürdürmeyi başaran âdemoğlu, yine de kıyamayıp ona cennet kadar güzel bir dünya hediye eden Allah'a bir kere daha sırtını dönmüş ve yeryüzünü peynir arayıp durduğu bir labirentler cehennemine çevirmiştir..."(s.9)
"Bedenin algısı kapandıkça ruhun algısının açıldığından bahsetti. Beden, ruhun üstüne kapatılmış zırhlı bir kapak gibiymiş. Körlük, sağırlık gibi bedensel arızalar ise o kapakta açılmış mermi delikleri. İnsan duyularından ne kadar çoğunu kaybederse o kadar üstün özellikle tanışırmış."(s.32)
Keyifli Okumalar Dilerim...
24.09.2024

İvan İlyiç'in Ölümü, gitgide şiddetlenen ağrılarıyla ölüme daha fazla yaklaştığını hisseden İvan İlyiç, yaşamına bambaşka gözlerle bakmaya başlar. Öyle ki değer verdiğini sandığı her şey zamanla önemini yitirir. Dahası mutlu günlerinin yalnızca çocukluk günlerinde kaldığının ancak farkına varır. Zaman zaman (mutlu olduğunu sandığı) yaşamına tekrar dönmeye umutlanır lâkin gittikçe şiddetlenen ağrıları ve hastalığı ile kaybolan umutlarıyla kendini çaresizce ölümün pençesinde bulur."...karısının da, kızının da, oğlunun da, hizmetçilerinde, tanıdıklarında, doktorlarında, en önemlisi, kendisinin de onunla ilgili tek düşüncesi vardı: Yerini boşaltmanın zamanı gelmiş miydi artık, varlığıyla çevresindekilere verdiği sıkıntıdan kurtaracak mıydı onları sonunda, kendisinin çektiği acılar da bitecek miydi?"(s.81)
Ölüm kapımızı çalana dek günün birinde öleceğimizi düşünmek dahası aklımıza getirmek dahi istemeyiz. Ölüm ancak başkaları için vardır. Bizim için ölüm soyut bir kavramdan öteye geçemez.
21.09.2024

Sezgin Kaymaz'ın fevkalade kurgusuyla bizlere sunduğu muhteşem eseri Kün, özgün üslup ve anlatımı ile oluşturduğu karakterler ve her bir karakterin kendine has şiveleriyle kurguladığı dünyanın içerisine okuyucuyu adeta kenetlemektedir. Yer yer fantastik ögeler içeren eserde yaşam ile ölüm dünyasını iç içe aktarmaktadır. Dünya malına sahip olma hırsıyla yanıp tutuşan bir Muhtar, başına gelen absürt durumlara aldırış etmeden hırs ve ihtiraslarının müdavimi olmuştur. Dünya dışı varlığıyla inancını koruyan ve ümidini yitirmeyen Şemsi, huzura kavuşacağının inancını tüm sükunetiyle korumaktadır. Hayattaki tüm iyiliklerden, aile, baba, anne ve daha birçok sevgiden yoksun bırakılarak yalnızca acı ve şiddetle beslenmiş bir çocuk olan Ömer'in bir anda merhamet kuyusuna düşmesiyle yolu tüm sevgisiyle kendisini sarıp sarmalayacak olan Hüdai Ağa ile birleşir. Son olarak en samimi en içten en ete kemiğe bürünmüş bir Çeto! Hem can yoldaşı hem aile hem evlat bir Çeto! En çok güldüren Çeto!
05.09.2024

Kitaptan bir alıntıyla tamamlamak isterim; "İnsanlar niçin böyle yaşıyorlar? Niçin bazıları iyi bazıları kötüydü? Niye bazıları mutlu, bazıları mutsuz? Niye bazılarından herkes korkar da bazılarından kimse korkmaz? Niye bazılarının çocukları var, bazılarının yok? Niye bazıları başkalarına maaş verdirmeyebiliyor? Besbelli, en iyi durumda olanlar en çok aylık alanlardı. Ama dedenin maaşı çok azdı ve herkes onunla alay ediyordu. Ah, ne yapsa da dedesinin maaşını arttırsalar? Maaşı çok olsa, Orozkul bile saygı gösterirdi ona."(s.128)
Keyifli okumalar dilerim...