Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
hakanay09 Tarafından Yapılan Yorumlar
Sorular birbiri ardına döküldü. Yanıtını beklerken kalbim, kulaklarımda gök gürültüsü gibi gümbürdüyordu. Eğlenceli.
Kitabı okuyalı yıllar oldu. Ama hep üçüncü bir kitap var diye düşünmüştüm. Yarım kalmış gibiydi. Bulamıyorum sanmıştım. Çok güzel bir hayal gücü ve harika bir öyküydü. Sonu yoktu sadece. Sanırım unutulmuş diyarlar kitapları gibi ayrı seriler şeklinde yazılmış. Öyle denir mi bilmiyorum gerçi. Ama içtenlikle tavsiye edebilirim.
Kitabı okurken hiç sıkılmadım aksine keyif aldım diyebilirim. İlk defa Yiğit Okur okudum ve çok beğendim tarzını. Rüya, Sultan ve Sıtkı'nın sonları keşke böyle olmasaydı dedim. Ama malum Yeşilçam konusu olunca başka türlü son beklenmiyor. Okumak isteyenlere tavsiye ederim.
Halit Ziya'nın gözünden sevgiyi dinlemek her zaman hoşuma gitmiştir. Fakat dikkat ederseniz eğer bu sevgi hep kırıktır. Kendi acılarıyla kitapları harmanladığını düşünüyorum. Bu kitapta da o kadar acının arasında gerçek sevginin deliliklerle bile var olabileceğini gördüm ben. Sanki sadece onu üzenlere, onun istemediklerine deliydi. Bence Ferdi ve Şürekâsı ile Mai ve Siyah romanlarının konuları ne kadar farklı gibi gözükse de birbirlerine görünmez fakat bir o kadar da sağlam iplerle bağlılar.
Bizim bildiğimiz kolayımıza gelen adıyla Kürşad ( bu arada Kürşad ismini Hüseyin Nihal Atsız, Bozkurtlar adlı romanı için bu karaktere Türkçe bir isim aramış ve Kürşad namını uygun bulmuştur.) Asıl ismi Çin kaynaklarında (Chie-shih-shuai ) olarak geçmektedir.629 yılında abisi Tuli Kağan ile Çin'e teslim olmuştur. Abisi ile görüş ayrılığına sahip olan Kürşad planlarını yavaş yavaş hazırlamaya başlar. Rütbesini birkaç yıl içerisinde yükselterek Çin'de saray muhafızlarının generali olur. Hazırladığı planı 40 kadar eski Göktürk beyleri ile hayata geçirir.ne yazık ki işler ters gider o muhteşem hafızalara kazınan saraydaki mücadele son bulur. Onların icraatları, 'ya istiklal ya ölüm' sözünün Türk tarihinde daima mevcut olduğunun da mühim bir göstergesi olur. İşte asıl Kürşad hikayesi budur. Yazarımız da doğru hikayeyi saptırmadan akıcı dili ile okuyucuya sunmuş.