Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570
E-Dergi
hakanay09 Tarafından Yapılan Yorumlar
"Ya yeryüzündeki yaşamın yazgısı önceden çizilmişse? Ya ölüme koşuş, her türlü geciktirme olasılığından daha güçlü olursa?" (Kitaptan) Kimisi öykü kimisi de deneme tarzında dimağınıza tat veren kısa yazılardan oluşuyor.
Uzun zamandır soluksuz bir kitap okumamıştım, bu kitabı okurken nefes bile almadım. Hikaye bittiğinde, tam orta yerinde bitmiş gibi hayıflandım, keşke devamı da yazılsa diye içimden geçirdim. Yazarı gerçekten kutluyorum. 19.yüzyıl sonlarında Osmanlı'nın istibdata boğulduğu dönemlerde bir kaç gencin bu zulmü yıkmak, halkı uyandırmak için verdiği çabalar anlatılıyor. Bu gençlerden birinin kendini sıra dışı bir aşk hikayesinde bulması da öyküye canlılık katmış. Osmanlı'nın son döneminin gerçekçi tarihi belgelere dayanılarak kurgulanmış bu romanda herkesin kendine göre bir şey bulacağını düşünüyorum ve herkese şiddetle tavsiye ediyorum.
Semih Gümüş, Öykünün Bahçesi adlı kitabıyla bazı şeyleri parlatıp onların daha iyi görülmesini sağlıyor. Anlattığı tür, kavram, kişi ve eleştiri metinlerinde, okura edebiyatın içinden dışarı süzülen bilgileri kendince anlatmaya çalışıyor. Kendisi Türkiye'nin yaşayan en nitelikli eleştirmenlerinden biridir. Burada da sadece okura değil eleştirmenlere de sesleniyor. Eleştirmenin görevinin, bir kişiyi sevip sevmemek olmadığını, yazılan metni de edebi ölçütlere göre değerlendirerek anlamaya çalışılmasını gerektiğini, o yüzden de birbirinden farklı öykü türlerinin hepsini tek bir pota içine atıp oradan bir sonuç çıkartmak yerine farklı farklı değerlendirme yapılarak daha özgün bir kıyaslama yapılması gerektiğini belirtiyor. Öyküde işlenen konu ve işleme tarzlarının farklı olabileceği gibi genel tarz içine girmedi diye de bir öykünün yok sayılamayacağını da ifade ediyor.
Hayat, çoğu zaman, insanın karşısına birçok işaret çıkarıyor. Bazen uzaklara bakıp 'bir şeyler' ararken burnumuzun dibinde hevesli öğrenciler misali parmaklarını havada sallayıp duran işaretleri göremiyoruz. Veya havadaki birçok parmağı görmemize rağmen hiçbir 'öğrenciye' söz hakkı vermeden yerimize geçip oturuyoruz hevessiz bir öğretmen gibi. Mona ikisi de değil. Bazen karşısına çıkan işaretlere yanlış ya da çok büyük anlamlar yüklüyor ama kesinlikle onları görmezden gelmiyor. Onun, kendisine ait bir işareti var; dışarıdan görünmeyen bir işaret.
20 farklı öyküden oluşuyor kitap. Öyküler olay öyküsü olmaktan ziyade kahramanlarının ruh hallerini anlatan, içinde bulundukları durumları bize aktaran durum öyküleri. Her ne kadar olay öyküleri daha çok beni cezbetse de bu kitaptan büyük keyif aldım. Öyküler akıyor adeta. Sıkılmadan ve en önemlisi keyifle okuduğum bir kitap oldu.