Toplam yorum: 3.285.372
Bu ayki yorum: 6.899

E-Dergi

Mustafa Taşkın Tarafından Yapılan Yorumlar

24.06.2024

Aziz Nesin ile kitaplar üzerine gerçekleştirilmiş bir sohbet. Kitabın bende uyandırdığı izlenim bu oldu. Kitap eleştiri ciddiyetinde değil, günlük mahremliğini aşan, okunacağı bilerek yazılmış notlar. Ben çok keyif aldım okurken. Bahsettiği kitabın içeriği ilginizi çekmese bile (örneğin Türkiye Komünist Partisi Tarihi üzerine bir inceleme) o kitabı okurken ne düşündüğü, kitabın kendisi verdiği ilham, okurken neler hissettiği, sıkılıp sıkılmadığı, zor mu olunuyor kolay mı okunuyor tüm bu ayrıntılar kitabı sohbet havasına çeviriyor. Ayrıca İsmet Özel’in “Kitapların rehberi kitaplardır” sözü üzere; bu kitapta Aziz Nesin’in tanıttığı bazı kitaplar ve bazı yazarlar da okuma listeme eklendi, bana ayrıca böyle bir faydası oldu kendisinin. Kitap ayrıca yazar, şair arkadaşlarına gönderdiği mektupları da içeriyor. Bu eleştirileri okumak sadece yazar olma hayalleri kuran kişilere değil, Türkçe konuşan herkese fayda verir cinsten. Kitap bana beklentimin çok üstünde bir okuma keyfi sundu.
21.06.2024

Neden tatiller asla hayal edildiği kadar mükemmel geçmez ve neden tatile gidince insanda “ee şimdi ne olacak” hissi gelir. Neden insan tatildeyken sıkılabilirken tatilden dönünce aslında çok güzel zamanlar olduğunu düşünür? İnsan neden seyahat edip bir başka yeri görmeyi arzular, nedir insanı iten güç; merak, yücelik, güzelliğe sahip olmak? Seyahatlerde fotoğraf çekmek nedendir, Taşraya, kırlara duyulan özlem ne zaman başlamıştır. Tüm bu sorulara dört dörtlük tatmin edici cevaplar veriyor veya vermiyor o tartışılır fakat insana bu sorular üzerine düşünme fırsatı vermesi bile Botton’un bu kitabını okumaya değer kılıyor. Keyif verici.
21.06.2024

Açıkçası okunması biraz zor, yazarın hayatı dedemin anlattığı hikayelere benziyor. Dedem 30 doğumluydu, yazardan 30 yaş kadar genç yani, benzer acıları yaşamış sayılmazlar, yazarınkiyle kıyaslanamaz ama dedemin anlattığı yokluk anılarını dinlerken de “tamam dedi anlıyorum, çok zor zamanlarmış. Sizin için üzgünüm ama geçmiş işte” hissi gelirdi. yazarın otobiyografisi bu kitap oldukça etkileyici bir anlatıma sahip fakat işlediği tema biraz sıkıcı. Ayrıca Çin ve Rusya üzerine yapılmış uzun tahlilleri de okumadan atladım. Cumhuriyetin ilk yıllarına ve emekleme dönemine şahit olmuş birinin Rusya'nın içtimai meselelerine ve Cumhuriyetin kuruluş, ayağa kalkma çabalarına aynı hacimde yer vermesi eleştiriyi hak eden bir noktaydı. Yazarın hayatını yargılamaya haddimiz yok fakat bize yaşadığı hayatı yargılatacak ölçüde etkileyici biçimde sunmuş olması kitabı bugünlere kadar okunan bir eser haline getiriyor, okunmayı hak eden bir klasik.
18.05.2024

Kitap biraz sündürülmüş. Şöyle ki; kitabın ana fikrini özetlemek isteseniz azami 10 sayfada gayet güzel özetlenir. Geri kalan 500 küsur sayfa tamamen bu tezlerin tarihsel olarak doğrulanabilir olduğunun ispatı çabası. İlk başta bunu kavrayınca eyvah dedim, döne döne şimdi aynı hikayeleri okuyacağız fakat yazalar enteresan bir şekilde verdikleri bu ipuçlarına rağmen kitabı sıkıcı olmadan akıcı hale getirmişler.
Başlıklar halinde dünya tarihinden "dar koridor"a girebilmeyi başaran ülkeler ve nasıl girdikleri, onları "dar koridor" da tutan faktörleri, "dar koridor" a girdikten sonra sapmalar yaşamadan orada kalabilmenin formülleri anlatılmış.
Ayrıca yazarlara bir diğer eleştirim, daha doğrusu kitapta beni sıkan bir diğer konu bildiğimiz coğrafyaların dar koridora nasıl girdikleri ya da dar koridordan nasıl zamanla saptıkları elbette ilgi çekici bazı örnekler sıkıcı ve ilgi çekmekten uzaktı.
11.04.2024

Güzel bir çalışma. Kitabı okumadan önce Emrah Safa'nın son dönemde bu kadar popüler olması nedeni ile açıkçası biraz önyargım vardı. Bu kadar popüler olabilen birinin yazımı ve anlatısı ne kadar kaliteli olabilir ki diye düşünüyordum ama yanılmışım. Kitap yazarın youtube sohbetlerinde sıklıka bahsettiği bazı tespitlerinin ve tarihsel alışkanlıkların hikayesini, arka planını anlatıyor.