Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

Marduk12 Tarafından Yapılan Yorumlar

13.02.2010

Atatürk karşı karşıya kaldığı 40 küsür suikast teşebbüsünden sağ kurtulmuştur.Bu kadar saldırıdan kurtulmak normal bir insanın yapacağı bir iş değildir.Ki ayrıca binmediği bir uçağın düşmesi,Çanakkale'de kendisine bildirilen düşmanın geldiği yönün yanlış bildirildiğini bilinmesi ve bu bilgiyi kontrol ettirerek kendisinin dediği yönden geldğini söylemesi ve bunun doğru çıkması..ve bunun gibi benzer örnekler çoktur.
Zira insanımız dini kisveye bürünenlerin saçmalıklarına peşin inanırken bunlara ise yalan deniliyor.Anlatılan şeyler her ne kadar benzer gibi gözükse de benzer değildir.
[(şeyh uçmaz mürit uçurur görüşü ile bu kitap ile anlatılmaya çalışılanlar bir ele alınamaz.)
Çünkü burada tarihi olaylardan bahsedilmektedir,bahsedilen bu olayların olup olmadığı kaynaklarda araştırılıp doğruluğuna bakılabilir,ama diğer gibi "falanca hoca şöyle iyi böyle iyi gibi uçuk kaçık şeyler" anlatanların herhangi bir delili olamaz.
buna en iyi örnek Ay'a ilk gidildiğinde "falanca şeyh de yapabilir ya de bunlarlar uğraşmıyor,bunlar faydasız ilim deyip geçiyorlar.(Faydasız ilim dediklerine alakasızlığı yüzünden müslüman ülkeler bu kafadan dolayı sefalet içinde,ilkel bir şekilde yaşıyıp,batının saldırısı karşısında aciz kalıyor.)]

Ama şunu söylemiyorum,bugün çok az insanda insan bu bilim vardır,ama bunun insanlar tarafından bilinip şarlatanlarının bol olmasından bu konular anlaşılamıyor ve böylesi parapsikolojik konulara insanlara ters bakıyor.

Bir konunun şarlatanın çok olması demek o konunun yanlış bir şey olduğu anlamına gelmez.Mesela günümüzde şarlatanı bol olan konu dindir,şarlatanının çok olduğunun delili ise,onların anlattıkları dini anlayışa (geleneksel anlamda din/avami din) uyanların iç çelişmeleri ve kibirleridir.bu kesimlerden çıkan insanlar sanılanın aksine dini dünyalık elde etmek için araç etmeleridir,bütün zamanlara hitap eden dini anlatanların ilerleyen zaman karşısında aciz duruma düşmeleridir.yani din bütün zamanlara hitap ederken,dini bildiğini iddia eden dinin büyüklüğü karşısında ezilmiştir.
ama bütün bu bozunmuşluklara reğmen din de şarlatanı boldur,bu onun gereksiz,yanlış olduğu anlamına gelmez.tekelleştirenlerdedir suç.ruhbalık kafası bugün insanların dine olan güvenini azaltmıştır.hele ki,işitsel eğitim almayı yeğliyen halkın yanı sıra araştırarak,bilinçli bir dindarlık benimseyenler de az değildir.ancak ilki daha çoktur,tabiatta çok bulunan şeyin kıymetsiz olduğu gibi.


Parapsikoloji ile ilgili batılı ülkerlerde bölümler açılmıştır.Her konuda olduğumuz gibi yeni çıkan herşeyle ilgil olarak bir taassup sahibi olduğumuzdan buradaki konu da dini şarlatanlardan çok çekmiş bir millet olarak geçmiş olumsuz tecrübelerimizden dolayı bu konular benzeri şekilde görülmektedir.
Parapsikoloji konsu itibariyle pozitif bilimlerin dallarından değildir,ancak oradaki yöntem bu bilme konu olan yetenekteki insanların üzerinde yapılacak çalışmalarla ortaya konduğunda halkın anlam veremediği,ama insanın dolaylı olarak bildiği,yaptığı vs durumlara açıklık getirilecektir.(Rüyalar,dolaylı biliş,telepati vs)

Amerika ile bizzat bu yeneteğe sahip insanlar istihbarat için kullanıyor,Amerika'da sırf yönleri nedeniyle bu çalışmalara önem veriyor ,hatta öyle ki,bu yöntemle(duru görü) ile
bazı stratejik mühimmatların bulunduğu depolar bu yollarla bilinerek gerekli önlemlerini almıştır.(Bu konu hollywood filmlerinde açıklanmıştır.Örneğin Anthony Hopkins'in oynadığın Gizemli Yabancı(2001) (Heart in Atlantis) filminde tam da bu yeteneğe sahip bir insan rolünde sergilenmiştir.Ama insanlar çoğunlukla filmleri mal gibi izlediğinden,bunları göremezler.Bazı şeyler sembolik olarak anlatılır.Öyle ki bazen filmlerde asıl anlatılmak isten çok açık bir şekilde,aleni olarak verilmesine rağmen insanlar bunları anlamıyorlar.Zaten yapmaya çlaıştıkları şey de budur,insanlar avamlaştırıyorlar,robotlaştırıyorlar,duyarsızlaştırıyorlar.Bilginin kaçakçılığı yapılıp insanların bilgiye önem vermemsi gerektiği avami dinlerce bildiriliyor,bu bir gözlerin kapanması demektir.Cehaletin bol olduğu yerde hükümranlık kolaydır,nasıl çoğu şeyiniz fark edilmez.Onun için maksimum cehalet maksimum asayiş hem de istenilen şekilde bir asayiş için olmazsa olmazdır. )

"Haarp kıyamet teknolojisi" fantastik bilim kurgu gibi gelse de batının zahirden,bilinenden başka bundan çok öte olan teknolojisi ve bilimlerinden bir örnektir.
13.02.2010

Muhiyddin Arabi'nin eserinden bakılmış mı ya da Nostradamus'un yazdıklarına bakılmış mı ki,inkar ediliyor?Araştırmadan okumadan,öğrenmeye çalışmadan "bana doğru gibi gelmiyor" demekle işler çözülemez.
Bu iki kişini yazdıklarına bakılıp kontrol edilmiş midir ki,böyle bilimsel değil diye konuşuluyor?
Konunun bizathi kendisi bilimin dışında bir şeydir,ama Atatürk'ün yaşamında çok kereler karşılaşılan suikastler vs karşılaşılan olaylarl ilgili yaptığı direk bilmeden öbür türlü haberdar oluşu ve bunların doğru çıkması çok ilginçtir.
Bunu diyenler kendi kafalarına uyan yazarların yazılarını veye kitaplarında kaynak arayıpsorgulayıcı yaklaşıyorlar mı ki,bu kitap için böyle yapıyorlar,bunlar belki çok ileri bir deyiş olacak ama bir şekilde Atatürk karşıtlıkları ile ilintili olabilir bu yaptıkları.
büyük ihtimalle bütün ilahi ilimleri kendilernin tekelinde görme ve gösterme çabasındalar kerametsiz,.şeyh uçmaz mürid uçurur misali.yalnız bu kitapta Atatürk'ün mesela bir uçak'a binmeyişi ve bunun benzeri durumlar anlatırılı.Mesela o binmediği uçak düşmüştür.Öncesinden düşmanın geldiği yer kendisine habercisi tarafından iletildiğinde kendine bildirildiği yerden değil,başka bir yerden geldiğini söyleyerek (gitmediği yer ile ilgili bir şey söylemiştir) ve bu dediğini kontrol etmesi istenmiş ve kontrol edildiğinde Atatürk'ün dediği gibi olduğu görülmüştür.
Bunun gibi çok örnekler verilmiştir ve bunlar tarihi kayda geçilmiştir.Olaylara olmuş mudur olmamış mıdır diye bakılırsa gerçekle yüzleşilir.

Deniliyor ki "resmi tarih bize bunları anlatmadı",bunu diyenler emin olunuz ki,eğer bunlar anlatılsaydı inkar edip karşı çıkacaklardı.Atatürk'ün anlatılmayan ya da değinilmeyen yönlerini sonradan bu şekilde duymamız daha iyidir.
Atatürk'ün 40 küsür kere,suikast ile karşı karşıya gelmiş ve hepsinden de kurtulmuştur gerekli önlemleri aldığı için.


09.02.2010

Benim anlamadığım bir husus var kitabın yayın tarihine bakın 2002,bu tarih akpnin iktidar oluş tarihidir.Akp iktidar olduktan sonraki yıllarda Yaşar Nuri Öztürk Hulki Cevizoğlu'nun programlarına çıkıp Akp ile ilgili konuları Kanaltürk'te tartışmışlardı.
Yani şunu diyorum,Hulki Cevizoğlu zannedildiği gibi bir kitap yazsa sonrasında niye onun programlarına çıksın?Kitabı dikkatle okuyun.
Burada Hulki Cevizoğlu'nun bir zanna kapılarak yazdığını,kapak için yazılanların aynı zanla yazıldığını tahmin ediyorum.Yoksa Hulki Cevizoğlu böyle demişken,Yaşar Nuri Öztürk kalkıp da niye progralarına gitsin.Belli kesimini Yaşar Nuri Öztürk'ü yıpratmak için uydurduklarını Hulki Cevizoğlu kitapta soru cevap şeklinde Yaşar Nuri Öztürk'e sormuş diye anlıyorum.
Ama kitabın genel konusunun çevrenin lakırdılarını cevaplamak olduğu için cevaplara bakılmaksızın ithamlar akılda kalmış.
Mesela,"Yaşar Nuri 2 eşliliğe cevaz verdi" deniliyor benzer lakırdılara göre.Ama ben canlı yayındaki konuşmalarında hep tek eşliliği savunduğunu gördüm ve uzun süredir de takip ediyorum.Hatta öyle ki,İmam-ı Azam'ı örnek göstererek tek eşliliğe atfını ondan gelerek yapıyor.
Özetle ithamları genel konusu olan kitapta ,cevaplara dikkat edilmiyor veya bakılmaksızın ithamlarla ilgileniyor onu eleştirenler.
Onu karalamak için ithamlara bakmaya yöneltiyorlar,cevaplarına değil.
10.01.2010

lütfen bu kitabı tekrar yayınlayın.

kimlerle müttefik olduğumuzu bu kitabı okumadan anlayamazsınız.bu kitabın yazarlarından olan "cathy o'brien" adını youtube veya google'da aratınca burada anlatılanların uydurma olmadığını görürsünüz.abd'yi tanımak ve zihin kontrolünü kitlelerin nasıl da kendi rızalarıyla yaşadıklarını zannederken nasıl da yönlendirildiklerini öğrenebileceğniz bir kitap.Bu kitabı aklı başında,dünyayı ve gerçek gündemleri görmek isteyenler okusun.işbirlikçilerin bu tür konulardaki sözlerine aldanmayın.onlar bütün bunların ne olduğu anlayıp öğrenmeye çalışmaksızın ,bu tarz kitapları "komplo teorisi" olarak görür ve gösterip karalamaya çalışırılar.onlar gerçeklerin üstünü örtmeye çalışanlardır.
08.01.2010

Berker Hüsam'a katılıyorum,divan edebiyatı önemlidir,öğrenmemiz de gereklidir.Ancak dilde türkçesi olan kelimeler yerine,yabancı inadı yüzünden bugün gerek dini kitaplar olsun gerekse ağır bir terimsel veya türkçesine özellikle çevrilmeyen bilimsel batı dillerindneki terimleri aynen kullanarak yazılanlar olsun,bütün bunlar insanın okuma şevkini kırıyor.Buna karşılık olarak da deniliyor ki;sözlükten baksın,türkçe olsan kelimlerin ingilizcesi arapçası derken bu milleti dumura uğrattılar.Diyanetin yazdıklarında dahi anlaşılma derdi yok.Ağdalı bir arapça ve bununla bir de övünç duyuluyor.İnsan terimlerinin açıklamalarını yapar.Öyle terimler geçiyor ki,sözlüklerde bulunamıyor neredeyse.Arapça ile dini örttüler.İngilizce-Fransızca ile de bilimi örtüyorlar.Bu milletin bilme ve dine yaklaşması bu ingilizce-fransızca ile arapça-farsça taraftarlığı yüzünden mümkün olmuyor.Her ikisinde de geriliyoruz.