Toplam yorum: 3.285.374
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

Hakan Uysal Tarafından Yapılan Yorumlar

09.10.2025

Kral Oidipus, kaderin kaçınılmazlığıyla insanın özgür iradesi arasındaki trajik çatışmayı sahneye taşıyan eşsiz bir antik dram. Sophokles’in dili yalın ama simgesel derinliğiyle sarsıcı; her diyalogda kaderin ağlarının nasıl örüldüğünü adım adım hissedersin. Oidipus’un gerçeği arayışı, sadece kendi sonunu değil, insanın “bilme tutkusunun bedelini de ortaya koyar. Okuma deneyimi hem mitolojik hem felsefî bir yankı yaratır. Kısa ama zihinde uzun süre süren bir çarpışma hissi bırakır.
09.10.2025

Tolstoy’un Şeytan’ı, insanın arzuları, ahlaki çelişkileri ve bastırılmış tutkuları üzerine rahatsız edici derecede dürüst bir anlatı. Eser, Tolstoy’un içsel çalkantılarını ve günah kavramıyla olan mücadelesini neredeyse otobiyografik bir çıplaklıkla yansıtır. Okurken sürekli bir gerilim hissi içinde kalırsın — karakterin vicdanı ile bedensel arzusu arasında gidip gelmesi okuyucuyu da kendi iç hesaplaşmalarına iter. Dili yalın ama duygusal yoğunluğu yüksek, insan doğasının karanlık yanına bakan bir büyüteç gibi.
09.10.2025

İon, Platon’un sanat, özellikle de şiir üzerine düşündüğü en kısa ama en yoğun diyaloglarından biri. Sokrat’ın bir rapsod olan İon’la yaptığı konuşma üzerinden, ilhamın doğası ve sanatçının bilgeliği sorgulanıyor. Okuma deneyimi, bir yandan entelektüel bir tartışmanın içine çekilmek gibi; diğer yandan, “sanatçı mı yaratır, yoksa tanrısal bir esin mi işler üzerinden konuşur?” sorusuyla insanın yaratıcı yönünü derinden düşündürüyor. Dili sade ama fikirleri keskin, bu yüzden kısa olmasına rağmen yoğun bir zihinsel odak gerektiriyor.
09.10.2025

Bu kitabı okumak, zaman makinesine atlayıp eski Roma'da, çok bilge ve fena halde iyi laf yapan üç devlet adamının adalet üzerine yaptığı derin bir sohbete kulak misafiri olmak gibi bir şey. Kitap temelde şunu sorguluyor: "Kanun dediğimiz şey, sadece meclisten geçen kurallar mıdır, yoksa ondan daha büyük, daha temel, doğanın kendisinden gelen bir 'doğru' var mıdır?" Öyle madde madde yasaları anlatan sıkıcı bir hukuk kitabı değil bu. Daha çok, adaletin temeli ne olmalı, bir devletin kanunları hangi felsefeye dayanmalı gibi baba sorulara cevap arayan bir metin. Kafayı yoran ama bir o kadar da ufuk açan, bugün bile hukuk üzerine düşünen herkesin dönüp bakması gereken bir temel taşı.
09.10.2025

Bu kitabı okumak, kendi gençlik yıllarına ait, belki de unutmaya çalıştığın o eski, biraz da utangaç günlükleri bulup okumak gibi bir şey. Tolstoy, bir gencin beyninin içinde ne fırtınalar koptuğunu, o "dünyayı ben kurtaracağım" havalarını, sonra gidip en basit sosyal ortamda saçmalamanın getirdiği o utancı o kadar dürüstçe anlatmış ki... Aksiyonlu, olayların birbiri ardına yaşandığı bir kitap değil bu. Daha çok, bir ruh halinin, o her şeye felsefe ve ahlak penceresinden bakmaya çalıştığımız, kendimizi sürekli eleştirdiğimiz o karmaşık dönemin hikâyesi. İnsanın kendi gençliğindeki o acemiliği, o büyük hayalleri ve o küçük düşüşleri bu kadar net hatırlatan, "Vay be, demek yalnız değilmişim" dedirten bir eser.